CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yaptığı basın açıklamasında Türkiye’nin yeni dünya düzenindeki konumuna ilişkin dış politika vizyonunu anlattı.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin küresel rekabetin edilgen bir unsuru olmayacağını belirterek “Cumhuriyetçi Stratejik Özerklik” kavramını gündeme taşıdı.
Türkiye’nin hiçbir gücün ileri karakolu veya stratejik taşeronu olamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, dış politikanın kişisel ilişkiler yerine kurumsal devlet aklıyla yürütülmesi gerektiğini savundu.
DÜNYA DÜZENİ DEĞİŞİYOR
CHP Genel Merkezi’nde basın açıklaması yapan Kılıçdaroğlu, dünyadaki güç merkezlerinin, uluslararası dengelerin, teknoloji, enerji, ticaret ve güvenlik anlayışının yeniden şekillendiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Böylesine tarihî bir dönüşüm yaşanırken şu soruyu kendimize sormak zorundayız: Türkiye bu yeni dünya düzeninin neresinde olacaktır? Cumhuriyet Halk Partisi’nin cevabı çok açıktır” dedi.
TÜRKİYE STRATEJİK TAŞERON DEĞİLDİR
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacağını belirtti.
CHP lideri, “Türkiye hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Türkiye kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir” ifadelerini kullandı.
Dış politikanın merkezinde ideolojiler yerine ulusal çıkarların ve hamasi söylemler yerine devlet aklının bulunması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, uzun vadeli bir stratejik vizyon çağrısı yaptı.
TÜRKİYE DÖNÜŞÜMÜ TRİBÜNDEN İZLEYEMEZ
Dünyanın artık tek kutuplu olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, Atlantik dünyası yeniden yapılanırken Asya’nın küresel ekonominin ağırlık merkezi hâline geldiğini belirtti.
Enerji koridorları, yapay zekâ, kritik teknolojiler, siber güvenlik ve ticaret yollarının uluslararası rekabetin yeni alanlarını oluşturduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bu dönüşümü tribünden izleyemeyeceğini söyledi.
STRATEJİK MERKEZ ÜLKE VURGUSU
Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında bulunduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi yalnızca bölgesel bir güç olarak görmediklerini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin stratejik merkez ülke olması gerektiğini belirterek ülkenin görevinin cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bölgesinde istikrarın taşıyıcısı olmak olduğunu söyledi.
NATO MASASINDA BAĞIMSIZ İRADE MESAJI
Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin NATO’nun güçlü ve güvenilir bir müttefiki olduğunu söyledi.
Türkiye’nin NATO masasına kimseden onay almak için oturmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ülkenin masada tarihsel hakkı ve bağımsızlık iradesiyle yer aldığını belirtti.
GÜVENLİK BÖLÜNEMEZ
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin NATO Zirvesi’nde müttefiklerine “güvenlik bölünemez” ilkesini hatırlatması gerektiğini söyledi.
NATO güvenliğinin yalnızca Baltıklar ve Doğu Avrupa’dan ibaret olmadığını belirten Kılıçdaroğlu; Suriye, Irak, Doğu Akdeniz, terör örgütleri, göç ve enerji hatlarının da güvenlik mimarisinin parçaları olduğunu ifade etti.
MÜTTEFİKLİK BAĞIMLILIK DEĞİLDİR
İttifak ilişkisinin bir müttefikin yanlış bölge politikalarına veya rejim mühendisliklerine kayıtsız şartsız katılmak anlamına gelmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, böyle bir yaklaşımın stratejik bağımlılık olacağını savundu.
Kılıçdaroğlu, “Türkiye NATO üyesidir fakat NATO’nun ileri karakolu değildir. Türkiye Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa’nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir” dedi.
HİÇBİR GÜCÜN YÖRÜNGESİNE GİREMEZ
Türkiye’nin ABD ile kurumsal müttefiklik ilişkisi yürüttüğünü ancak hiçbir büyük gücün stratejik taşeronu olamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, Rusya ve Çin’le de görüşülmesi gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin hiçbir gücün yörüngesine giremeyeceğini ifade etti.
BAĞIMSIZ KURUMSAL VE ÜRETKEN TÜRKİYE
CHP’nin dış politika vizyonunu “bağımsız, kurumsal ve üretken bölgesel güç Türkiye” sözleriyle açıklayan Kılıçdaroğlu, bağımsızlığın otomatik olarak hizalanmamak anlamına geldiğini söyledi.
Kurumsallığın dış politikanın kişisel lider ilişkileri, günlük pazarlıklar veya iç politika hesaplarıyla değil, devletin kurumlarıyla oluşturulmasını gerektirdiğini belirtti.
HUKUK VE DEMOKRASİ VURGUSU
Kılıçdaroğlu, dış politikadaki gücün içerideki hukuk devleti, bağımsız yargı ve demokrasi standartlarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.
Türkiye’nin NATO masasında yalnızca coğrafi önemiyle değil, tarihsel hakkı ve bağımsızlık iradesiyle yer aldığını vurguladı.