Hayallerini yansıttığı sokakları artık adresli sokaklar olacak

Nurettin Ataman, 2008 yılında, arkadaşının kızı için yaptığı ilk tekne ile başlamış maket yapmaya. Dakota adlı reklam tabelalarını ince ince dokuyarak evler yaptığını ifade eden Ataman, "Hayallerimi bu evler ile gerçek dünyaya yansıtıyorum" diyor

Hayallerini yansıttığı sokakları artık adresli sokaklar olacak
05 Mart 2012 Pazartesi 16:06

Esin Gençel- Cumbalı taş evlerin sıralandığı, arnavut kaldırımlı, loş ışıklı bir sokak... İnsan maket olduğuna inanamıyor, dalıyor sokağın içinde çocukluk hayallerine... Neredeyse kedisi, koşuşturan çocukları bile görülüyor bu sokağın içinde.. O kadar gerçek ki zihin tamamlayıveriyor sokağın ayrıntılarını... Maket sokağın yaratıcısı Nurettin Ataman, 4 yıl önce başladığı maket işinde kendisini bu işle uğraşan birisi olarak tanımlıyor, 'kendimi sanatçı olarak görmüyorum' diyor. Bir arkadaşının kızına özel bir hediye vermek için bir ayçiçek yağının teneke kutusundan tekne yaparak başlamış Ataman bu iş ile uğraşmaya. Bodrum Türkbükü'nde tesadüfen başladığı bu işi, bu noktaya nasıl getirdiğini şu sözlerle anlatıyor Ataman: "Türkbükü'nde kitap satıyordum ve belediyenin bana verdiği bir kitap sokağı vardı. Bu kitap sokağının hemen yanında da bir balık restoranı. Restoranın mutfağı bizim sokağa açılıyordu. Bu nedenle aşçısı ile iç içeydik. Aşçının çok güzel Aleyna adlı bir kızı vardı. 18'lik ayçiçek teneke kutularından ona tekne yaptım. Ama bu tekne bana çok sığ geldi. Tekneye bir kamara yaptım, bir direk diktim, bir tane yelken açtım ve boyadım. Tekneyi gören çocuklar çok sevindi. Bulunduğumuz sokaktada reklam tabelaları vardı. Arkadaşım bu malzemeyi kullanabileceğimi söyledi. Ben de maket bıçağı ile test ettim ve çok güzel bir malzeme olduğunu farkettim. Bu malzemeden birşeyler yapabileceğimi düşündüm. O malzeme ile ilk teknemi yaptım. İzmir'e geri döndüğümde evde dakotalardan, maketler yapmaya başladım."

Aslında maketleri Ataman'ın bir hobisi. Hobi olarak maket yapmaya başladığını ifade eden Ataman, tekniğini daha ileri taşamıya çalıştığını söylüyor. Yaptığı sokakların ise bir adresi yok. Çalışmalarına "Benim hayal dünyamdan çıkan sokaklar" diyen Ataman bundan sonraki çalışmalarının ise adresli olacağını belirtiyor. Mostar Köprüsü, Kız Kulesi ve Dario Moreno Sokağı dahil Asansör'ü yapmayı planladığından bahseden Ataman, "Basmane'deki Oteller Sokağı'nı da yapmayı çok istiyorum. Bu tür çalışmaları daha ileri taşıyabilirsem o zaman biraz ucundan sanatçıyım ben diyebilirim. Ama şu an da bu ünvanı üzerimde göremiyorum" diyor.

Çocuklarında hayal gücü genişliyor

23 yıl boyunca gıda sektöründa çalıştığını söyleyen Ataman, "Bu süre zarfında Anadolu'yu gezme fırsatım oldu. Beypazarı, Kula ve Amasya'ya gittim. Ezelden beri o evler benim dikkatimi çekerdi. Oralardan da gözlemlediklerimi evlerime yansıttım. Ancak bu evlere bir boyut kazandırmam gerekiyordu. Evlere bakıldığı zaman içine çeksin istedim. Sokakların hayalini kurarken mutlaka bir camisi olsun istedim. Ama bu caminin modern değil eski, taş yapı bir cami olmasını istedim. Küçük bir bakkal, bir kahvesi ve terzisi olmasını istedim. Önce hayal ettim. Zaten hayal etmezsem bunları yapmam mümkün değil" diyor. Ataman işi kurs verecek boyutlara kadar getirmiş. Kursiyerlerin hepsi çocuk. Çocuklara nasıl bir ev yapalım diye sorup onların hayallerindeki evleri maketleştirdiğini söylüyor. Ataman, "Hayalleri ortaya çıktıktan sonra hem çocukların kursa verdiği önem artıyor, hem de bittikten sonra nasıl birşey ortaya çıkacağını merak ettikleri için hevesleride artıyor. Böylece kursa ilgiside artıyor ve stresini burada atıyor" diye anlatıyor çocuklarla olan çalışmalarını. 

İlk maket dikkat çekmek için

Eski evlerin bir bir yok olduğunu, verilen değerin azaldığını ifade eden Ataman, "Konak Belediyesi Başkanı Hakan Tartan'ın bu anlamdaki çalışmalarını çok iyi buluyorum. Kemeraltı'nda herkes mağazalara bakarak geçer ancak kafayı kaldırarak biraz gezmek lazım. O küçücük pencereler çok güzel boyandı ama kimsenin dikkatini çekmemiştir. Maket yaptıktan sonra çocuklarda farkındalık da artıyor. Detaylara daha dikkat ediyorlar. Bu anlamda da keyifli bir iş yaptığımı düşünüyorum" diyor. İlk maketini İzmir Hatay'da bulunan kitapçı dükkanında işyerine olan ilgiyi arttırmak için sergilediğini ifade eden Ataman, "O zaman soskalarım yoktu. Sadece birkaç ev yapmıştım. Oğlum, 'İşyerine olan ilgiyi arttırmak için vitrine koyalım' dedi. İşyerine gelenler kitaplardan çok bu maketlere ilgi gösterdiler. Bir matematik öğretmeni bu evlerden almak istedi ve benden kurs almak istediğini söyledi. Aklımdan hiç böyle birşey geçmemişti. Ama olur dedim. Bu öğretmen ile kurs vermeye başladım. Ardından kurs almak isteyenler geldi" diyor.

Hayelleri bu maketlerde


Maketlerini oluştururken öncelikle yapmak istediği evin hayalini kurduğunu söyleyen Ataman, hayal ettiğini kafasında ölçtüğünü sonra gri mukavvaya bunu çizdiğini ve kestiğini ardından dakota denilen malzeme ile bu mukavvanın üzerine işleme yaptığını anlatıyor. Yani hayal ettiğini şekillendiriyor.


Her parça on defa elden geçiyor


Her evi sokağın içinde yapmadığını söyleyen Ataman, "Sokak dışında bu evleri yapıp, sokak içinde monteleme yapıyorum. Bu anlamda 8 evden oluşan merdivenli sokağı yapmak 2 ayımı aldı. 10 evli sokağı yapmak içinse 3 ay uğraştım. Hiç bir malzemeyi makine ile kesmiyorum. Hepsini ellerim ile işliyorum. Mesela 0,5 cm parçalarla evlerin duvarlarını oluşturdum. Her parça kesim dahil on defa elden geçiyor. Deniz fenerinin duvaraları tek tek cımbız ile monte ettim" diyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.