AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Marmara Denizi'ndeki fay hattının 7.8 büyüklüğüne kadar deprem üretebileceğini belirterek Güney Marmara için de önemli uyarılarda bulundu. Tatar, "Bursa, en çok kaygılandığım yerlerden biri" dedi.

Marmara depremi: 250 yıllık enerji birikimi
Prof. Dr. Orhan Tatar, Bursa'da Marmara Belediyeler Birliği toplantısında yaptığı konuşmada, Marmara Denizi'ndeki fay hattının yaklaşık 250 yıldır enerji topladığını vurguladı. Tatar, "Bu fayın kırılması durumunda 7.2 ile 7.8 büyüklüğünde bir depremin meydana gelebileceğini öngörüyoruz" dedi. Marmara fayının her yıl batıya doğru 2,5 santimetre kaydığını ve bu hareketin elastik limitin dolmasıyla büyük bir depremi tetikleyebileceğini ifade etti.
1999 yılında gerçekleşen İzmit Depremi ve 1912 Mürefte (Şarköy) depremlerinin arasında kalan segmentin henüz kırılmadığına dikkat çeken Tatar, "Bu fay tek parça mı kırılır yoksa birkaç parça halinde mi, bunun bir önemi yok. Önemli olan bu enerji birikiminin ne zaman patlak vereceği. Sonuçta, bu fay kırılacak ve çok büyük bir yıkıma sebep olabilecek potansiyelde" diye konuştu.

"Bursa en çok kaygılandığım yerlerden biri"
Güney Marmara'da da aktif fay hatlarının bulunduğuna işaret eden Prof. Dr. Orhan Tatar, sadece Marmara Denizi içinde değil, bölgenin güneyinde de önemli deprem risklerinin mevcut olduğunu belirtti. Tatar, "Biz genellikle Marmara Denizi'ndeki büyük deprem senaryolarına odaklanmışken, günün birinde bambaşka bir depremle karşı karşıya kalabiliriz. Özellikle Bursa, benim en çok kaygılandığım yerlerden biri. 1855 Bursa depremi, Uluabat Fay Hattı’ndan kaynaklanan büyük bir yıkıma neden olmuştu" dedi.
"6 Şubat depremlerinin acısı hala taze"
AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü, 6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkisinin hâlâ sürdüğünü ve bu acıların kendisini derinden etkilediğini belirtti. Tatar, "6 Şubat’ı konuşmaya başladığımda benim boğazım düğümleniyor ve gözlerim yaşarıyor. Birçok acıyı yüreğimde hissediyorum. 77 gün boyunca AFAD Afet Koordinasyon Merkezi’nde görev yaptım. O süreçte uykusuz bir şekilde birçok olayı yönetmeye çalıştık ama keşke tek bir can kaybı bile olmasaydı" ifadelerini kullandı.
6 Şubat depremlerinin, 1999 Marmara Depremi'nden daha yıkıcı olduğunu belirten Tatar, "Bizim için 17 Ağustos bir milattı ancak o miladın bile bir anlamı kalmadığını 6 Şubat’ta gördük. Bu nedenle, 85 milyon insan olarak şapkamızı önümüze koyup nerede hata yaptığımızı düşünmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Marmara fay hattı neden bu kadar kritik?
Prof. Dr. Tatar, Marmara Denizi'nin altından geçen fay hattının, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın en kritik parçalarından biri olduğunu ve 250 yıllık enerji birikiminin günümüzde büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Son olarak, “Bu fay hattı kırıldığında, 6 ila 7 metre arasında yer değiştirme potansiyeline sahip. Demiryolu raylarının büküldüğü ve zeminde büyük deformasyonların yaşandığı 17 Ağustos’ta olduğu gibi, bu büyüklükte bir kırılma yine çok yıkıcı sonuçlara yol açabilir” dedi.
Deprem hazırlıkları için kritik uyarılar
Prof. Dr. Orhan Tatar, Marmara Bölgesi’nde yaşayan vatandaşları ve yerel yönetimleri bir an önce önlem almaya çağırdı. Bölgedeki binaların depreme dayanıklılık durumunun acilen gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Tatar, "Marmara Depremi’ne odaklanmış olabiliriz, ancak Güney Marmara’daki aktif faylar da ciddi risk taşıyor. Bursa, Yalova ve Balıkesir gibi şehirlerde yapılacak depreme hazırlık çalışmaları hayati önem taşıyor" diye konuştu.
Son olarak, Marmara Denizi'nin çevresindeki illerin yanı sıra Güney Marmara'daki yerleşim yerlerinin de deprem risk haritalarının güncellenmesi ve yapı stoklarının denetlenmesi gerektiğini belirten Tatar, "Depreme hazırlıklı olmak, hepimizin görevi. Bu büyük tehlikeye karşı gözlerimizi kapatamayız" diyerek sözlerini tamamladı.


