Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onaylanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında Meclis tarafından kanunla uygun bulunması gerekiyor.
7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalanan anlaşma, üç ülke arasında ortak savunma taahhüdü ve savunma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Anlaşmanın TBMM’de kabul edilmesi, Türkiye’nin taahhütlerinin hukuki sürecindeki önemli aşamalardan biri olacak.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması Meclis gündeminde
Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından Mekke’de imzalandı.
Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için TBMM tarafından kanunla uygun bulunması gerekiyor. Anlaşmanın tam metni ise henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Anlaşma ortak savunma taahhüdü içeriyor
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın temel unsurlarından biri, taraf ülkelerden birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören ortak savunma taahhüdü.
Anlaşmada ayrıca insansız hava araçları, mühimmat, ortak üretim, teknoloji transferi ve askerî tatbikatlar gibi alanlarda savunma sanayisi iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın bir saldırı değil savunma ittifakı olduğunu belirterek, Türkiye’nin başka bir ülkenin toprağına asker gönderip saldırı gerçekleştirmeyeceğini söylemişti.
MSB’den TBMM onayı ve yetkilendirme açıklaması
Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 15 Ekim’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Suudi Arabistan’a sağlanabilecek askerî destek sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aktürk, sürecin Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütüleceğini belirterek, anlaşmanın TBMM tarafından uygun bulunması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesi için gerekli yetkilendirme süreçlerinin tamamlanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin sağlayabileceği askerî kuvvet ve kabiliyetlerin kapsamının ise Suudi Arabistan’ın ihtiyaç ve talepleri, sahadaki gelişmeler, operasyonel gereksinimler ve taraflar arasındaki mutabakat dikkate alınarak yetkili makamlarca belirleneceğini kaydetti.



