Plansız kamulaştırma forumda masaya yatırıldı
“Kamu Yararı mı, Acele Karar mı?” başlığıyla düzenlenen halk forumu, 23 Ocak’ta Menteşe Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya vatandaşlar, muhtarlar, hukukçular, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Forumda söz alan katılımcılar, acele kamulaştırma kararlarının yalnızca bir mülkiyet meselesi olmadığını; yaşam alanlarını, tarımı ve su kaynaklarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Başkan Aras: Muğla kuraklık tehdidi altında
Forum öncesinde konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, acele kamulaştırma kararlarının halktan kopuk şekilde alınamayacağını söyledi.
Aras, alınan kararlar nedeniyle yaklaşık 47 bin köylünün yerinden olma riskiyle karşı karşıya kaldığını, 200 binden fazla kişinin suya erişiminin tehlikeye girdiğini belirtti. Bu tablonun, neredeyse bir Bodrum nüfusunu doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
Muğla’nın ciddi bir kuraklık tehdidi altında olduğunu vurgulayan Aras, yer altı sularında tuzlanmanın başladığını, Mumcular ve Geyik Barajlarında önemli su kayıpları yaşandığını ifade etti. MUSKİ’nin bu konuda resmi başvurular yaptığını ve sürecin başlatıldığını aktardı.
“Yurdu korumak yaşamı korumaktır”
Başkan Aras, Muğla’nın doğal varlıklarıyla bir bütün olduğunu belirterek, alınan kararların yalnızca bugünü değil gelecek kuşakları da etkilediğini söyledi.
“Bu toprakları atalarımızdan aldık, gelecek nesillere de aynı şekilde bırakmak zorundayız. Vatan sadece sınırlar değildir; yaşadığımız ekosistemin tamamıdır. Enerji ihtiyacını yok saymıyoruz ancak geri dönülemez zararların önüne geçmek zorundayız,” dedi.
“Susuzluk mu, gıdasızlık mı, evsizlik mi?”
Muğla Tabip Odası’ndan Dr. Naki Bulut’un moderatörlüğünde yapılan halk oturumunda, bölge muhtarları yaşadıkları süreci paylaştı.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık, acele kamulaştırma sürecinin bölgede ağır bir yük yarattığını belirterek, “Bugün bize sorulan soru şu: Susuzluğu mu, gıdasızlığı mı, yoksa evsizliği mi seçeceğiz?” ifadelerini kullandı.
Balcılar Mahalle Muhtarı Mesut Esmer ise mücadelenin yalnızca İkizköy ile sınırlı olmadığını vurgulayarak, maden ruhsat alanlarının birçok köyü kapsadığını söyledi.
“Sessiz kalmayacağız”
Gümüşlük Mahalle Muhtarı Ahmet Ilbıra, kendi bölgeleri doğrudan etkilenmese de sürece sessiz kalmayacaklarını belirtti.
Toplantıya katılan Çamköylü 80 yaşındaki Zehra Nine ise bir gecede 50 dönüm arazisinin, zeytinliklerinin ve yarım asırlık ceviz ağaçlarının kamulaştırıldığını anlattı.
Ortak bildiri: Kamu yararı değil, kamu zararı
Toplantı sonunda yayımlanan ortak bildirgede, acele kamulaştırma kararlarının kamu yararı değil, kamu zararı doğurduğu vurgulandı.
Bildirgede, bu kararların su varlıklarını, yerel üretimi, istihdamı ve gelecek kuşakların yaşam olanaklarını geri dönülmez biçimde etkilediği ifade edildi. “Tapu sadece bir kâğıt parçası değil; yaşam güvencesidir” denilerek, plansız uygulamalara karşı uyarıda bulunuldu.
Ata SEVGİ *AjansCANKA*




