Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Muğla Planlama Ajansı (MUPA), kentte son dönemde artan plansız ve acele kamulaştırma uygulamalarını gündeme taşıdı. 23 Ocak 2026’da Menteşe Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen “Kamu Yararı mı, Acele Karar mı?” başlıklı Halk Forumu, vatandaşlar, muhtarlar, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda, kamulaştırma kararlarının tarım, su kaynakları ve gelecek kuşaklar üzerindeki etkileri masaya yatırıldı.
Başkan Aras’tan Uyarı: Kuraklık ve Su Krizi
Forumda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, acele kamulaştırma kararlarının yalnızca mülkiyet meselesi olmadığını vurgulayarak, “Bu kararlar yaşam hakkını doğrudan etkiliyor. 47 bin köylümüz yurdundan olma riskiyle karşı karşıya ve 200 bini aşkın insanın suya erişimi tehlikeye giriyor” dedi.
Başkan Aras, Muğla’nın yer altı ve yer üstü kaynaklarının bütüncül olarak korunması gerektiğine dikkat çekti:
“Toprağımızı atalarımızdan tertemiz aldık, gelecek nesillere aynı şekilde teslim etmeliyiz. Vatan sadece sınırlar değil, yaşadığımız ekosistemin tamamıdır. Enerji ihtiyacını yok saymıyoruz ama tahribatın da bir sınırı var. Geri dönülemez zararların önüne geçmek zorundayız.”
Aras, kuraklık tehdidine işaret ederek, kuyu sularının tuzlanmaya başladığını ve Mumcular ile Geyik Barajlarında ciddi su kayıpları yaşandığını belirtti.
Vatandaşların Tepkisi: “Susuzluk mu, Gıdasızlık mı, Evsizlik mi?”
Forumda söz alan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, yaşadıkları süreci şu sözlerle özetledi:
“Çok ağır bir yükün altındayız. Şimdi bize sorulan soru: Susuzluğu mu, gıdasızlığı mı, yoksa evsizliği mi seçeceğiz?”
Balcılar Mahalle Muhtarı Mesut Esmer, mücadelenin sadece İkizköy’ü ilgilendirmediğini vurguladı:
“Bir sonraki acele kamulaştırma kararı bize de gelebilir. Bugün İkizköy’ün yok olması, yarın onlarca köyün yok olması demek. Bugün bu mücadelede birlikteyiz.”
Gümüşlük Mahalle Muhtarı Ahmet Ilbıra ise kendi bölgeleri doğrudan etkilenmese de sessiz kalmayacaklarını belirtti:
“Toprağımız tehlikede değil diye susacak değiliz. İkizköy ve Akbelen bu süreci yalnız yaşamıyor.”
Çamköy’den gelen 80 yaşındaki Zehra Nine, eşinin 86 yaşında olduğunu belirterek, bir gecede 50 dönümlük arazisinin, zeytinliklerinin ve yarım asırlık ceviz ağaçlarının ellerinden alındığını aktardı.
Ortak Bildirge: “Kamu Zararı Oluşuyor”
Toplantı sonunda paylaşılan bildirgede, acele kamulaştırma kararlarının kamu yararından ziyade kamu zararı doğurduğu vurgulandı. Bildirgede, kararların sadece tapuların el değiştirmesi anlamına gelmediği, su varlıklarını, üretim biçimlerini, yerel istihdamı ve gelecek kuşakların yaşam olanaklarını geri dönülmez biçimde etkilediği ifade edildi.
Bildirgede ayrıca şu uyarıya yer verildi:
“Tapu sadece bir kâğıt parçası değil; yaşam güvencesidir. Alınan kararlar, insanları köklerinden koparacaktır. Bilimsel ve planlı yaklaşımdan uzak uygulamalar, yöre halkının ‘Maden geçici, yıkımı kalıcıdır’ kaygılarını doğrulamaktadır.”
Ata SEVGİ AjansCANKA




