Türkiye'de son yedi ayda okullara yönelik sekiz saldırıda 10 öğrenci ve iki öğretmenin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Son olay, 14 Ekim'de Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Kalkanlı köyünde meydana geldi. Mezun olduğu okula pompalı tüfekle ateş açan 14 yaşındaki kız çocuğuyla ilgili soruşturmada, daha önce tehditlerde bulunduğu ve olay öncesinde bazı koruyucu tedbirlerin uygulandığı bilgileri gündeme geldi.

Gazeteci İsmail Saymaz'ın köşe yazısında aktardığı bilgilere göre, olayda herhangi bir öğrenci yaralanmadı. Soruşturmada çocuğun aile ilişkileri, internet üzerinden oynadığı oyunlar, sosyal medya yazışmaları ve saldırı öncesindeki süreç inceleniyor.

Okullarda yedi ayda sekiz saldırı

Haberde yer verilen bilgilere göre, nisan ve ekim ayları arasında Türkiye'de okullara yönelik sekiz ayrı saldırı yaşandı. Bu olaylarda 10 öğrenci ve iki öğretmen hayatını kaybetti.

14 Nisan'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 19 yaşındaki Ömer Ket, mezun olduğu liseye pompalı tüfekle saldırdı. Olayda 16 kişi yaralanırken saldırgan yaşamına son verdi.

15 Nisan'da Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda düzenlenen silahlı saldırıda ise dokuz öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetti.

Eylül ayında Manisa ve Osmaniye'de, ekim ayında da İstanbul'da okullara yönelik saldırılar yaşandığı belirtildi. Son olay ise Bitlis'in Hizan ilçesinde meydana geldi.

Bitlis'teki okul saldırısı nasıl gerçekleşti?

14 Ekim'de Kalkanlı köyünde yaşayan 14 yaşındaki B.T., mezun olduğu Kalkanlı Köyü İlk ve Ortaokulu'na pompalı av tüfeğiyle ateş açtı.

Haberde aktarılan bilgilere göre, ağabeyine ait ruhsatsız tüfeği alan çocuk, okula doğru yürürken ateş etmeye başladı. Silah seslerini duyan okul müdürü, bahçedeki öğrencileri binaya alarak kapıları kapattı ve bir duvarın arkasına sığındı.

B.T.'nin okulun camlarına, duvarlarına ve müdürün park halindeki aracına yaklaşık 15-20 el ateş ettiği belirtildi. Tüfekteki fişeklerin bitmesinin ardından yakalanan çocuk gözaltına alındı.

Bir yıldır saldırı tehdidinde bulunduğu iddiası

Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre B.T.'nin yaklaşık bir yıldır okuluna saldıracağını ve babasını öldürmek istediğini yakın çevresine söylediği öne sürüldü.

Sekiz çocuklu bir ailenin üyesi olan B.T.'nin geçen yıl aynı okuldan mezun olduğu belirtildi. Haberde aktarılan ifadesinde 16 yaşındaki ablası H., kardeşinin uzun süredir saldırı düşüncesinden söz ettiğini anlattı.

H., kardeşinin okulda sigara içmesinin engellenmesi nedeniyle öğretmenleriyle tartıştığını ve ailesiyle de sorunlar yaşadığını söyledi. Ablasının ifadesine göre B.T., notlarında babasını öldürmek istediğini de yazmıştı.

Meraları yanan çiftçiye kış öncesi destek
Meraları yanan çiftçiye kış öncesi destek
İçeriği Görüntüle

Ablasının ifadesinde hangi ayrıntılar yer aldı?

H., ifadesinde kardeşinin saldırı sırasında kendisine mesajlar gönderdiğini anlattı. Kardeşine neden mesaj gönderdiği sorulduğunda, “Sinirlensin diye attım. Çünkü yaşamak istemiyorum, beni de öldürsün diye yaptım” yanıtını verdiği aktarıldı.

H., saldırıyı kardeşinin kendi kararıyla gerçekleştirdiğini savunarak birlikte plan yapmadıklarını ve herhangi bir kişiden talimat almadıklarını belirtti. Ayrıca ağabeyinin silahları bulunduğunu yetkililere bildirmeyi düşündüğünü ancak şikâyette bulunmadığını ifade etti.

İnternet oyunları ve sosyal medya yazışmaları inceleniyor

Ablanın ifadesinde, iki kardeşin internet üzerinden “Fire Fire Max” adını verdiği bir oyun oynadığı bilgisi de yer aldı. H., oyunda başkalarını öldürdüklerini söyledi.

Ancak oyunun saldırıyla bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir tespit aktarılmadı. Oyun ile olay arasında doğrudan bir ilişki olduğu sonucuna varmak için soruşturma bulgularının netleşmesi gerekiyor.

H.'nin, yeni nesil suç örgütü üyesi olduğu belirtilen bir kişiyle mesajlaştığını ve bu kişiyi sosyal medyada takip ettiğini söylediği de aktarıldı. Söz konusu kişinin suç örgütü üyeliği ve saldırıyla olası bağlantısı konusunda henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmadığı belirtildi.

Saldırı öncesinde koruyucu tedbir uygulanmış

Haberde yer alan bilgilere göre jandarma, 2 Haziran'da Çocuk Koruma Kanunu kapsamında Hizan Asliye Hukuk Mahkemesine başvurdu. Başvurunun ardından B.T. hakkında danışmanlık ve sağlık tedbirleri uygulandı.

B.T.'nin saldırıdan iki gün önce, 12 Ekim'de psikiyatri muayenesine gittiği ancak kullanması gereken ilaçları almadığı da aktarıldı.

Saldırının ardından B.T. ile tüfeğin sahibi olduğu belirtilen ağabeyi A.'nın tutuklandığı bildirildi.

Okul müdürünün müdahalesi olası can kayıplarını önledi

Silah seslerini duyan okul müdürünün öğrencileri hızla binaya alması ve kapıları kapatması, olay sırasında okulda bulunan çocukların korunmasında önemli rol oynadı. Haberde, saldırıda herhangi bir öğrencinin yaralanmadığı belirtildi.

Olay, saldırı öncesinde dile getirildiği öne sürülen tehditlerin, uygulanan koruyucu tedbirlerin ve kurumlar arasındaki müdahale süreçlerinin nasıl işlediği sorularını gündeme getirdi. Bu konulardaki değerlendirmelerin soruşturma ve resmî açıklamalarla netleşmesi gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi