Canım Kadın,
Bir insan sana sürekli ne kadar özel, kusursuz, güçlü ve farklı olduğunu söylüyorsa, bunu duymak elbette güzel gelebilir. Hepimiz görülmek, takdir edilmek ve değerli hissetmek isteriz.
Ama bazen mesele övgünün kendisi değil, övgünün seni nereye taşıdığıdır.
Çünkü bir insanı sürekli yüceltmek, her davranışını olağanüstü göstermek ve onu başkalarından farklı olduğuna inandırmak her zaman sağlıklı bir yakınlığın göstergesi değildir. Özellikle bu övgüler zamanla kişinin kendi kararlarını, sınırlarını ve sezgilerini sorgulamasına neden oluyorsa burada durup düşünmek gerekir.
“Sen herkesten farklısın.”
“Senin gibisi yok.”
“Beni yalnızca sen anlayabilirsin.”
Bu cümleler tek başına kötü değildir. Fakat bir ilişkinin içinde sürekli tekrarlanıyor ve bunun karşılığında senden itaat, fedakârlık, susma ya da sınırlarından vazgeçme bekleniyorsa, artık ortada yalnızca bir övgü olmayabilir.
Çünkü gerçek değer görmek, kendinden vazgeçmeni gerektirmez.
Sağlıklı bir insan seni överken aynı zamanda sana “hayır” deme hakkı da tanır. Fikrin değiştiğinde seni küçümsemez. Sınır koyduğunda sevgisini geri çekmez. Seni kendisine bağımlı hâle getirmek yerine kendi ayaklarının üzerinde durmanı destekler.
Asıl mesele de burada başlar:
Birinin seni çok değerli hissettirmesi ile kendi değerini onun söyledikleri üzerinden hissetmeye başlamak aynı şey değildir.
Bazen insan, dışarıdan gelen yoğun ilgiyi kaybetmemek için kendi rahatsızlığını görmezden gelir. Önce “Beni ne kadar güzel görüyor” diye düşünür, sonra “Bu insanın gözündeki değerimi kaybetmemeliyim” noktasına gelir.
İşte o zaman övgü, fark etmeden bir bağa dönüşebilir.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ
Hayatında seni çok fazla öven ya da sürekli yücelten birini düşün.
Sonra kendine şu üç soruyu sor:
“Bu kişinin yanında kendim gibi davranabiliyor muyum?”
“Bana ‘hayır’ dediğimde de aynı saygıyı gösteriyor mu?”
“Beni değerli hissettirmek için beni kendisine bağımlı hâle getiriyor mu, yoksa kendi değerimi hatırlamama mı yardımcı oluyor?”
Cevaplarını savunmaya geçmeden yaz.
Çünkü bazen bir ilişkinin gerçeğini, söylenen güzel sözlerden çok o sözlerin sende oluşturduğu davranışlar gösterir.
Canım Kadın,
Senin değerini birinin sana söylediği güzel sözler belirlemiyor.
Ne kadar övüldüğün değil, kendinle kurduğun ilişkin önemli.
Seni gerçekten seven insan seni küçültmeden de yanında tutabilir. Seni kontrol etmeden de önemseyebilir. Seni kendisine borçlu hissettirmeden de değerli olduğunu gösterebilir.
Bu yüzden sana çok güzel şeyler söyleyen herkese şüpheyle bak demiyorum.
Sadece şunu unutma:
Övgüyü duy, ama kendi aklını teslim etme.
Sevil, ama sınırlarını bırakma.
Değer gör, ama değerini başkasının onayına bağlama.
Çünkü gerçek özgürlük, birinin seni ne kadar yücelttiğinden bağımsız olarak kendini tanıyabilmektir.
Ve sen, başkasının gözünde büyütülmeye değil; kendi gözünde eksilmemeye ihtiyaç duyarsın.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına sen de gönder.