İstanbul'da 112 Acil Çağrı Merkezinde görevli bazı çalışanlarla iş birliği yapan ve bebek ölümlerine sebep olduğu iddia edilen “yenidoğan çetesi” açılan davanın duruşmaları devam ederken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Hâlen gelmiş milletin vekillerinin gözünün içine bakıp kendisine bakan muamelesi yapılmasını istiyor. O istifa edilecek, o hesap verilecek. O güne kadar da kimse bunların yüzüne bakmayacak. 47 sanık var bir tanesi kamu görevlisi değil. Niye kimi koysa o üstüne gidecek ve beyefendi kabak gibi ortada kalacak. Sen kendini nasıl savunursun? Sen orada durursan bu dava sürmez” diyerek Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya çağırdı.

Özel, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atması ve protokolde resmi yemini okuduktan sonra protokolün tören alanından ayrılmasının ardından kılıçlarını çatarak geleneksel yemini okumalarından sonra teğmenleri disiplin kuruluna sevk edilmesiyle ilgili ise “Suç; güya emre itaatsizlik. Esas karın ağrısı 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' demesi! Bu darbecilikmiş, 28 Şubat'mış. 28 Şubat'ta Mustafa Kemal yok birader. Meseleyi 28 Şubat'a götürmeye çalışanlara diyorum ki bu mesele sizin hazımsızlığınız” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. “Yenidoğan çetesi” davasında kamu görevlilerinin soruşturulmadığına dikkat çeken Özel, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya çağırarak “Yenidoğan çetesi yargılanıyor bakan gelmiş sağlığı, hastaneyi, yenidoğan ünitelerini nasıl yöneteceği anlatıp bütçe istiyor. O Sağlık Bakanı, bakan olduğu güne kadar 8 yıl İstanbul'da İl Sağlık Müdürü. Hastanelerin sahipleri o kadar hatırlı kişiler ki o hastanelere çocuklar yatırılmaya devam ediyor. Bu çetenin başındakiler o kadar şımarmış ki gidip savcıyı tehdit ediyor. Tehdit edince savcı beyin canına tak ediyor yeni operasyon başlatıyor. O sürecin sağlık müdürü gelmiş ben Sağlık Bakanıyım diyor. Plan bütçe komisyonumuz ona zıbın, patik, emzik gösterdi. Evlerde o beşikler boş duruyor. O zıbınlar boş duruyor. 18 sene sonra bir çocuğu olmuş o çocuğu da o çete öldürmüş. Halen gelmiş milletin vekillerinin gözünün içine bakıp kendisine bakan muamelesi yapılmasını istiyor. O istifa edilecek, o hesap verilecek. O güne kadar da kimse bunların yüzüne bakmayacak. 47 sanık var bir tanesi kamu görevlisi değil. Niye kimi koysa o üstüne gidecek ve beyefendi kabak gibi ortada kalacak. Sen kendini nasıl savunursun? Sen orada durursan bu dava sürmez. Seni orada o yüzden tutuyorlar” dedi.

Bornova’da 153 mahalle temsilcisinden toplu istifa
Bornova’da 153 mahalle temsilcisinden toplu istifa
İçeriği Görüntüle

CHP’nin grup toplantısında Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Teğmenlerin disipline gönderilmesi

- Bu törende 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' dediler diye askerlere hiçbir şey olmadı. Gerici, Hizbullah kafası harekete geçti. Sekiz gün önce elini sıktığı, selamını aldığı, şakalaştığı, madalyasını taktığı o birinci, kadın teğmenimiz başta olmak üzere hepsine saldırmaya başladı. Sonra soruşturmalar, darbeci diyenler… Suç; güya emre itaatsizlik. Esas karın ağrısı 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' demesi! Bu darbecilikmiş, 28 Şubat'mış. 28 Şubat'ta Mustafa Kemal yok birader. Meseleyi 28 Şubat'a götürmeye çalışanlara diyorum ki bu mesele sizin hazımsızlığınız. Keşke Yunan kazansaydı diyen deli Kadir'in askerleriyseniz bilelim. 15 Temmuz günü gördük Gülen'in askerleri ne yaptı bu ülkeye.

“Etkin ajanlığı” yasa önerisi

- Grubun hakkını vererek başlamak isterim. Bu grup hayvan hakları için muhteşem bir itirazla itlafı çıkarttı. Kamuoyunu duydu ve sesini duyurdu. Belediye başkanlarımız biz uygulamayacağız dedi. Devamında kadının soyadı meselesi var. Grubumuz kadın örgütlerini ve kadınları dinledi, mücadele erdi. o düzenleme de geri çekildi uygun hâle geldi. Efendim, gündemi lee almak için ya da yoksulluk sıkıntı işsizlik çekilirken başka şeyleri tartışmak için İsrail Türkiye'ye saldıracak dediler. Televizyonlarda eli çubuklu, uzman kişiler tartışma içinde. Hadi bakalım bir de savunma sanayii fonu. Bu aidatın aidiyet üretmesini isteyen akla karşı bu grup televizyonlarda, basın toplantılarında, Mecliste tepki ortaya koydu. o tasarı da geri çekildi.

“Sakın geçen haftaki gibi bir metinle gelmeyin”

- Bir yazmış AKP grubu herkes ajan. Her muhalif ajan. Dedim ki kırmızı alarm! bu yasa geçmeyecek, elden gelen ne varsa yapılacak. Grup mesajı aldı, bu talimata alkışla mukabele etti. Etki ajanlığı yasası geri çekildi, hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Şimdi derler ki CHP yazsın. O yasayı yazmak muhalefetin işi değil. MİT'in istediği veya devletin güvenlik güçlerinin istediği öğrenciyi, öğretmeni, gazeteciyi kısıtlamayan sadece durumu tanımlayan maddeyi yazacak akıl bu ülkenin bürokrasisinde var. En uygun hâle getirmeye biz varız. Ama sakın geçen haftaki gibi bir metinle gelmeyin. Kırmızı alarm kalkmadı. Gerekirse yine mücadele veririz.

Bakan Yusuf Tekin’e ‘laiklik’ tepkisi

- Biz cami falan kapatmadık ama yaptıysak bile hâlen bu senin yaptığın çocukları aç, susuz bırakmanın milyon günahı var. Bu küstahın bu söylediği sözlere siyasi zeminde laf yetiştirmek yerine bunu niye yaptığını görmek lazım. Derdi bu tartışmayı başlatayım, Özgür Bey ile Tayyip Bey cami tartışması yaparken ben kenarda durayım, bakanlık yapayım. AKP'nin içinde çok kötüsü vardı ama bu kadar beceriksizi, vicdansızı gelmedi. Bu iktidar 22 yıl sonra kutuplaştırma siyasetinin ekmeğini yiyemediği bir dönem yaşıyor.

Ahmet Özer’in tutuklanması: “Önce tutukladın sonra gizli tanık yarattın”

- Dün Esenyurt'taydık. CHP tarihinde MYK toplantıları bugüne kadar 3 kez ilçede yapıldı. Biri Soma'da ikinci ve üçüncü ise Esenyurt'ta. Yine Esenyurt'a gittik. Ilçe binamızda oturduk ve durumu gözden geçirdik. Bir şafak operasyonuyla her sabah 8'de belediyeye giden başkanımızın kapısına koçbaşlarla vurdular. Eşinin ricasına rağmen gittiler Ahmet Bey'i yatağında gözaltına aldılar. Sırf itibarsızlaştırmak için. Yalan yanlış deliller topladılar. İtiraz ettik, kampımızı iptal ettik. CHP'li grubumuzu sadece Esenyurt'ta topladık. Siyasi bir darbe girişimine karşı ne yapmamız gerektiğini konuştuk. Tabii o sırada Türkiye'nin sayılı ceza hukukçuları itiraz yazdılar. Profesörlerin 40 yıllık birikimle hazırladıkları o itirazları 40 dakikada reddettiler. Okusa okuyamaz, okunamayacak sürede reddettiler. Gizli tanık var dediler. Nereden çıktı? Tutuklama gerekçesinde bir şey yok ama gizli tanık var diyor. Önce tutukladın sonra gizli tanık yarattın. Soruşturma savcısı hızlı iddianame yazmasıyla meşhur. 200 tanıklı davaya dört günde iddianame yazmış. Daha ortada iddianame yok çünkü ortada iddianame yazacak delil yok.

“Milletin vekillerine de polislerine de teşekkür ediyorum”

- Esenyurt'ta tüm sanatçılarımız, yazarlarımızı, gazetecilerimiz ve düşün insanlarımızı bekliyoruz. 81 il başkanı Esenyurt'ta olacak. Bir tam gün Esenyurt'un 43 mahallesinde her mahallede iki il başkanı ve milletvekillerinin bulunduğu mahalle toplantıları yapacak. Mücadeleyi meydandan mahalleye taşıyoruz.

- Kayyımın nasıl çalışmaları durdurduğunu ve kayyımın zaten zor durumda olan Esenyurt'u nasıl paçasından aşağı çekmeye çalıştığını anlatacağız. Esenyurt'ta görev yapan tüm milletvekilimizden yöneticisine, hepsine teşekkür ederim. O polislerin her biri eş, ana, baba, evlat ve kardeş. Eve gittiklerinde onları mahcup edecek muameleyle karşılaşmasınlar. O kadar yüksek tansiyona, uykusuzluğa ve kumanyaya mahkûm göreve rağmen polis de bizi engelledi, kanunsuz işlere alet edildi ama bize karşı saygısızlık yapmadı. Ben bu milletin vekillerine de polislerine de teşekkür ediyorum.

Pazaryerleri tepkisi: “Mafyaya verilmiş…”

- Pazar yerleri verilmiş mafyaya. Bizimkiler mafyayı, çeteyi araya sokmayıp pazarcıyla direkt muhatap olunca fiili taarruz geldi. Çeteye de mafyaya ve her türlü kirli ilişkiye karşı siz böyle ayakta durun Atatürk'ün partisi arkanızda dimdik ayakta.

Kaynak: DHA