CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri, belediye başkanlarının siyasi parti değiştirmesi, fon krizi, Kanal İstanbul Projesi ve Halk TV’ye kayyım atanmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Siyasi mücadelenin olağan rekabetin ötesine geçtiğini savunan Özel, “Ben artık savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de, hapsi de göze almışız” dedi.

NOW TV’de katıldığı programda konuşan Özel, iktidara yönelik eleştirilerinde siyasi transferlerin etik boyutundan ekonomik mağduriyetlere ve demokrasi tartışmalarına kadar birçok başlığı gündeme getirdi.

Özel’den siyasi transferlere tepki

Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde CHP’nin uzlaşma girişimlerinin hatırlatılması üzerine konuşan Özel, CHP’li görünen delegelerin önemli bir bölümünün gönlünün kendi partisinden yana olduğunu ileri sürdü. Bu kişileri, büyükşehir belediyelerindeki dengelerin riske girmemesi ve yeni kayıplar yaşanmaması için partilerine davet etmediklerini belirtti.

TBB seçiminde 131 delegeyle kazandıklarını söyleyen Özel, karşı tarafın pazarlık girişimlerine ve AK Parti ile kurulduğunu öne sürdüğü temaslara karşı durduklarını ifade etti. Özel, delegelerin tutuklanması durumunda seçimin yenilenebileceğini de savundu.

Siyasi parti değiştiren belediye başkanlarını eleştiren Özel, bir partinin oylarıyla seçildikten sonra başka bir partiye geçilmesini “siyasi yankesicilik” olarak nitelendirdi. AK Parti’nin belediye başkanlarına transfer teklifinde bulunduğunu öne süren Özel, bu yaklaşımın siyasi nezaket kurallarına aykırı olduğunu söyledi.

Özel, Türkiye genelinde vatandaşların yüzde 78’inin siyasi transferleri doğru bulmadığını ileri sürerken, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal üzerinden de eleştirilerde bulundu.

İzmir için seçim mesajı verdi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı da hedef alan Özel, yerel seçim sürecinde İzmir’de 30 ilçenin 25’inde miting yaptığını ve 31 belediyenin 29’unun kazanıldığını söyledi. Bu sonuçta emeği olduğunu belirten Özel, İzmirlilerin verdiği desteğin başka bir siyasi partiye taşındığını savundu.

Tugay’a yönelik eleştirilerini sürdüren Özel, iktidar değişikliğinin ardından bu sürecin siyasi hesabının sorulacağını söyledi. İzmir’de gelecek yerel seçimlerde rekor kırmayı hedeflediklerini belirten Özel, adayların İzmirliler tarafından belirlenmesini istediğini ifade etti.

Özel, Cemil Tugay’ın gelecek seçimde aday olamayacağını öne sürerek, yaşanacak süreci “dünya siyaset tarihinin en büyük yüzleşmesi” olarak nitelendirdi. Ayrıca iktidar değişikliği sonrasında İzmir’de güçlü bir seçim sonucu alacaklarını savundu.

“Ben artık savaştayım”

TBB’deki delege dağılımına ilişkin değerlendirmesinde Özel, CHP’li görünen 250 üyenin önemli bir bölümünün kendi partilerine yakın olduğunu ileri sürdü. İstanbul, Antalya, Muğla, Adana ve Mersin büyükşehir belediyelerinin riske girmemesi için bu isimleri davet etmediklerini belirtti.

Siyasi sürecin olağan rekabet koşullarında ilerlemediğini savunan Özel, tutuklamalar, tehditler ve siyasi baskı iddialarına dikkat çekti. “Darbecilerle işimiz olmaz” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz artık normal zemini bırakmışız, ben artık savaştayım, büyük bir mücadeledeyim. Ölümü de, hapsi de göze almışız, biz başka bir mücadelenin içindeyiz. Ya bu memleketi kurtaracağız ya hep birlikte kaybedeceğiz.”

Özel, siyasi mücadelenin yalnızca belediye başkanlığı veya belediye meclis üyeliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, teslim olmayacaklarını söyledi.

“Bugün yenilik yapın, yarını besleyin” temasıyla Dünya Gıda Günü 2026’da yenilik ve gıda sistemleri gündemde
“Bugün yenilik yapın, yarını besleyin” temasıyla Dünya Gıda Günü 2026’da yenilik ve gıda sistemleri gündemde
İçeriği Görüntüle

Fon krizi için istifa çağrısı

Fon krizine ilişkin soruyu da yanıtlayan Özel, olayda sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü kişilerin AK Parti tarafından görevlendirildiğini savundu. CHP’nin sürecin içinde olmadığını, mağdurların haklarını savunduklarını ifade etti.

Özel, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) başkanlarının Meclis’te hesap vermesinin engellendiğini ileri sürdü. Geçmişteki siyasi ve hukuki süreçleri de hatırlatan Özel, iktidarın kritik dönemlerde Meclis’te hesap vermekten kaçındığını iddia etti.

Borsadaki düşüş ve fon krizinin yarattığı mağduriyetin 10 milyonu aştığının söylendiğini belirten Özel, bu sayının kesinleşmiş bir veri olarak değil, dile getirilen bir iddia olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan bir ifade kullanmadı; söz konusu sayıyı kendi açıklaması kapsamında aktardı.

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik çağrısında, “Eğer bu dümeni kuran sensen derhal istifa et, sen kurmadıysan, bu dümenin kuruluşunu attığın imzalarla onayladın ve burnunun dibinde bu dümeni çevirdilerse senin bu ülkeyi yönetme kabiliyetin kalmamış, sandığı getir, işi ehline ver” dedi.

MASAK ve fon hesabı iddialarını gündeme getirdi

Özel, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) finansal işlemleri takip etme kapasitesini eleştirerek, bazı yüksek tutarlı işlemlerin nasıl tespit edilmediğini sorguladı.

Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon hesabına para yatırdığına ilişkin iddiaları gündeme getiren Özel, mart ayında 24 daire parasının, eylül ayında ise 2,1 milyar TL’nin söz konusu hesapla bağlantılı olduğunu öne sürdü. Ayrıca 274 kişilik bir listenin yetkililerin elinde bulunduğunu ancak açıklanmadığını iddia etti.

Bu açıklamalar, Özel’in programda dile getirdiği iddialar olarak aktarılıyor; söz konusu işlemlerin ve kişilere yönelik iddiaların bağımsız doğrulaması haber metninde yer almıyor.

Kanal İstanbul ve dere yatakları tartışması

Özel, İstanbul’da yaşanan selde hayatını kaybeden üç kişinin ailelerine başsağlığı dileyerek, dere yataklarında yapılaşma tartışması üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u eleştirdi.

Dere yataklarında yapılaşmaya izin veren siyasi yaklaşımın AK Parti’ye ait olduğunu savunan Özel, Ayazağa’daki imar kararları ile geçmiş dönem İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimlerini gündeme getirdi. CHP’li belediyelerin dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı çalıştığını ileri sürdü.

Kanal İstanbul Projesi kapsamında Sazlıbosna’da yürütüldüğünü söylediği yapılaşmayı da eleştiren Özel, bölgenin su toplama alanı olduğunu ve zemininin sorunlu olduğunu savundu. Kanal İstanbul güzergâhındaki yapılaşmanın dere yatağı tartışması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Özel, sorumluluğun Murat Kurum’da olduğunu ileri sürdü.

Özel ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreci nedeniyle görevinden uzak kalmasına ilişkin eleştirilerini dile getirerek, AK Parti’nin İstanbul yönetimini siyasi ve yargısal yollarla elde etmeye çalıştığını iddia etti.

Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki

Halk TV’ye kayyım atanmasına da değinen Özel, uygulamanın muhalefetin sesini kısmaya yönelik olduğunu savundu. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başlamasından önce kanalın sesinin kısıldığını ileri süren Özel, fon mağdurlarının sesini duyuran yayın kuruluşlarından birinin susturulduğunu söyledi.

CHP’nin siyasi çalışmalarının baskı altında tutulmaya çalışıldığını savunan Özel, yaşananları iktidarın gelecek seçimlere yönelik müdahale girişimi olarak değerlendirdi.

“Savunduğumuz şey cumhuriyetin ta kendisidir”

Özel, açıklamalarının sonunda seçme ve seçilme hakkı, sandık ve demokrasi vurgusu yaptı. Cumhuriyetin kazanımlarının korunması gerektiğini belirten Özel, vatandaşları cesaretli ve sabırlı olmaya çağırdı.

“Büyük bir kararlılıkla direniyoruz çünkü savunduğumuz şey cumhuriyetin ta kendisidir” diyen Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına sahip çıkacaklarını ve Türkiye’de demokrasi ile cumhuriyetin korunması için mücadele edeceklerini söyledi.

Özel, açıklamasını “Biz başaracağız, eninde sonunda millet kazanacaktır” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi