Haber Ekspres Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın haberine göre, Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı ve Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye’nin geçmişine yön veren önemli tarihçi ve siyasetçilerden biri olarak, son yıllarda siyasete yönelik devrimci bir vizyon ortaya koyuyor. İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki bir sahaf dükkanında gerçekleştirdiğimiz sohbette, Halaçoğlu, Kutlu Parti’nin kuruluş sürecini, partinin hedeflerini ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm önerilerini detaylı bir şekilde paylaştı. Halaçoğlu, geçmişteki tecrübelerinden yola çıkarak, eğitimden hukuka, ekonomiden siyasete kadar geniş bir yelpazede köklü reformlar yapmayı amaçladığını belirtti. Halaçoğlu, “Özellikle hukukta ve eğitimde önerdiğimiz devrimci değişiklikler, büyük yankı uyandıracak nitelikte'' dedi.

Erdoğan'dan deprem bağışları açıklaması: Hesap veriyorlar
Erdoğan'dan deprem bağışları açıklaması: Hesap veriyorlar
İçeriği Görüntüle

Tarihi Kemeraltı Çarşı’sında bulunan Nebioğlu Pasajı sırasında tesadüfen bir sahaf dükkanında denk geldiğimiz Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ile tarihe ve siyasete ilişkin özel bir sohbet gerçekleştirdik. 2018 yılından beri Urla’da yaşayan Prof. Dr. Halaçoğlu, Kutlu Parti’nin kuruluşundan ve hukuk alanında yapmayı hedeflediği projelerden bahsetti.

‘Milli değerlerimiz gitti’

Kutlu Parti’nin kuruluş sürecinden söz eden Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Zaten tarihin kendisi bir siyaset. Sürekli olarak devlet adamlarını, devletleri ve olayları inceliyorsunuz. Bütün bunlar bir birikim sağlıyor. Ben, tarihi bir geçmiş olarak görmüyorum. Tarihi bilgilerin sahibi olan insanlar geleceğe daha sağlam ve doğru bakabilir. ‘Tarih Gelecektir’ isminde bir kitap da yazdım bu yüzden. Tarihi bilgilere sahipseniz devlet yönetimini biliyorsunuz demektir. Geçmiş dönemde yapılan hataları ve doğruları da görüyorsunuz. Hem tarihin hem de üç dönem milletvekilliğinin içinde bulunmak bana bir tecrübe kazandırdı. Daha önce Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) milletvekiliydim ama 2018'deki anayasa oylamasına karşı çıktığım için ihraç edildim. Ülke için ne tehlikeler doğuracağını o zaman da söylemiştim. O gün söylediklerimizin hepsi bugün çıktı. Yasama, yürütme, yargının tek elde toplanması gerçekleşti. Bu padişahlarda bile olmayan bir yetki demek. Haliyle bu durumu kaldıramadılar ve bugünkü çarpıklık buradan geliyor. Dolayısıyla biz de başka partilere baktık ancak bunları ele alan bir parti yoktu. Eğitimde, hukukta, sağlıkta, ekonomide düzgün hiçbir şey yok şu an. Milli değerler gitti. Siyasi ahlak kalmadı. Din yozlaştırıldı ve her şey allak bullak oldu. Biz de bilgi birikimimizi ülkemizin geleceği için kullanmak istedik. 30 kadar milletvekili partimize gelmek istedi ama biz kabul etmedik. Maddi destekleri de kabul etmedik. İmece usulü ilerliyoruz. Çünkü minnet borcu altında kalmamamız gerekiyor. Sağcı, solcu, merkez bunları da kabul etmiyoruz. Vatansever kimliğini taşıyan kim varsa bu kişilerin başımızın üstünde yeri var” dedi.

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Hukukta ‘Devrim’ Yaratmak Istiyoruz (2)
Hukuk sisteminde devrim niteliğinde bir sistem belirlediklerini anlatan Halaçoğlu, “Hukuk sisteminde ise toptan bir devrim yapacağız. Çünkü bir ön mahkeme sistemi getiriyoruz. Burada sadece deliller yeterli mi diye bakılacak. Delil yeterli değilse mahkeme açılmayacak. Böylece çok büyük bir dosya elenecek. Ondan sonra eğer dava açılmasına karar verilirse uzlaşma komisyonuna gidecek. Orada anlaşılmazsa mahkemelere gidecek. Burada ise daha önce Türkiye’de hiç uygulanmamış olan ancak Osmanlı’da benzeri uygulanmış olan bir model düşünüyoruz. Bunu modernleştiriyoruz. Orada bir jüri olacak. Bu jüri emekli hakim, avukat ve savcılardan oluşacak. Böylece o jüri mahkemeye girecek. Savcı ve hakime müdahale etmeyecek ama mahkemeyi izleyecek. Hazırladıkları rapor hakim ve savcının siciline etki edecek.  Biz devlet yönetiminde parlamenter sistemi öngörüyoruz. Milletvekilleri sayısı 300-350’ye düşürülecek. 150 kişilik bağımsız bir senato gelecek” açıklamalarında bulundu.
İzmir’deki yönetim kurulunun belli olduğunu ancak engeller çıkarıldığı için açılış yapamadıklarını vurgulayan Halaçoğlu, “Gazeteci Fatih Altaylı’ya gidip 'Bizi destekler misiniz?' diye sordum. Bana ilk söylediği şey ‘Paranız var mı?’ oldu. Dedim ki yok. Beş parasız bir şekilde yola çıktık. Ama Genel Merkezimiz açıldı. Teşkilatlanma yoluna gidiyoruz şu an. Büyük illerimiz tamam olmak üzere hepsinde teşkilatlandık. Şu an İzmir’de il başkanımız, ilçe başkanlarımız ve yönetim kurulları belli. Biz sadece açılış yapmadık. Çünkü hep engeller çıkartıyorlar. Hatta kurucular kurulundaki arkadaşlarımıza ruhsatlarını iptal etme tehdidinde bulundular. Bu yüzden daha sakin hareket ediyoruz. Sessiz sedasız ama oturaklı ilerliyoruz. Partiyi kurmadan önce doğudan batıya kadar her yeri dolaştık. Nasıl bir parti istersiniz diye sorduk. Nusaybin’deki vatandaşlar bile güvenilir insan istediklerini söyledi. Biz de güvenilir insanlardan bir parti kurduk ve herkesin ortak paydası olacak bir sloganla yola çıktık. Vatansever olarak yola çıktık” diye konuştu. 

‘Hedefimiz kararsız kitle’

Siyasi hedeflerinden de söz eden Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Türkiye’de yüzde 40 oranında kararsız bir oy kitlesi var. Bizim hedefimiz onlar. Onlar düşünen  ve eğitimli insanlardır. O insanlara eğitimde neler yapmak istediğimizi anlattığımızda bizi daha iyi anlıyorlar. Eğitim sisteminde çocukların yetenekleri nedir bunu tespit etmek gerekiyor. Hangi alanda yeteneği varsa o meslek lisesine yönlendireceğiz. O liseleri bitiren ilk üç sıradaki başarılı öğrenciler sınavsız fakültelerine kayıt yaptıracaklar. Yani üniversite sınavları kalkacak. Dolayısıyla YÖK kalkacak. Üniversiteler arası kurul olacak sadece. Bu sistem Finlandiya, Brüksel, Hollanda gibi ülkelerde zaten uygulanıyor” ifadelerini kullandı.

Belediyelere kütüphane çağrısı

İzmir’de belediyelere seslenen Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, “Bağışladığım kitaplarım 6 senedir bir torbada duruyor. O zamanlar Urla Belediyesi’ne bir kayyum atanmıştı, olmadı. Şimdiki yeni Belediye Başkanı da bir türlü yer temin etmiyor. Ben istemiştim kitaplarım yanımda olsun. Bir kütüphane olsun. Ben de istediğim zaman faydalanayım. Ama yapmadılar. Bu yüzden kitaplarımı tekrar Ankara’daki evime götüreceğim. Evde de 2 binden fazla kitap var ve koyacak yer yok. Ben de hiç kimsede olmayan seri kitaplar var. Bunların özel bir kütüphanede korunması lazım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin tarih dergisi olan Belleten Dergisi seri halde bulunuyor. Ben bunun için belediyeyle bir sözleşme imzaladım. Bunu da meclisten onaylattım. Yapılacak kütüphane açık kalacak ancak dışarıya kitap verilmeyecek. Herhangi bir yere devredilmeyecek diye birçok madde sıraladım. Basit bir kütüphaneyi açamayan bir belediye olur mu? Halbuki bu kitapların listesini internete koyarız. Bilim insanları bile gelip araştırma yaparlar” diyerek sitem etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ