Radon gazı, renksiz ve kokusuz olması nedeniyle evlerde fark edilmeden birikebilen radyoaktif gazlar arasında yer alıyor. Uzun süre radona maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırırken sigara kullanımıyla birlikte bu risk daha da yükseliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre radon, toprak ve kayalardaki doğal radyoaktif bozunma süreçleri sonucunda ortaya çıkıyor. Gaz, zeminden binalara sızabiliyor ve özellikle yeterince havalandırılmayan kapalı alanlarda birikebiliyor.

Radonun solunmasıyla oluşan radyoaktif parçacıklar akciğerlerdeki hücrelere zarar verebiliyor. Uzun süreli maruziyet, akciğer kanseri riskini artırabiliyor. Radon düzeyi yalnızca binanın bulunduğu bölgeye değil, zeminin özelliklerine, yapının özelliklerine ve havalandırmaya da bağlı olarak değişebiliyor.

Sigara ve radon birlikte daha yüksek risk oluşturuyor

Radon maruziyeti, hem sigara içenlerde hem de hiç sigara içmemiş kişilerde akciğer kanseri riskini artırabiliyor. Sigara dumanı ile radonun birlikte oluşturduğu etki, iki etkene ayrı ayrı maruz kalınmasına kıyasla daha yüksek riskle ilişkilendiriliyor.

DES’te Mehmet Güleç genel başkan yardımcılığına getirildi
DES’te Mehmet Güleç genel başkan yardımcılığına getirildi
İçeriği Görüntüle

Radon düzeyi nasıl öğrenilebilir?

Radon gazı gözle görülemediği ve kokusundan anlaşılamadığı için kapalı alanlardaki düzeyinin ölçüm yoluyla belirlenmesi gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü, konutlarda yıllık ortalama radon konsantrasyonu için mümkün olduğunda 100 Bq/m³ referans seviyesinin benimsenmesini, koşullar nedeniyle bu düzeye ulaşılamıyorsa seviyenin 300 Bq/m³’ü aşmamasını öneriyor.

Radon düzeyini azaltmak için binanın yapısına uygun havalandırma ve gazın yapı içine girişini engellemeye yönelik önlemler uygulanabiliyor. Uygun yöntem, ölçüm sonucuna ve binanın özelliklerine göre belirleniyor.

Radon gazının yanı sıra ultraviyole güneş ışınları, hava kirliliği, arsenik, akrilamid, dizel egzoz gazı, asbest, formaldehit, tütün, dioksinler ve kromu da kanser riskiyle ilişkilendirilen etkenler arasında sıralanıyor.

Bu maddelerin sağlık üzerindeki etkileri; maruziyetin türüne, miktarına, süresine ve ilgili maddenin kimyasal biçimine göre değişebiliyor. Bu nedenle listedeki her madde için aynı düzeyde risk bulunduğu sonucu çıkarılmamalı.

Kaynak: Haber Merkezi