Haber Eksper Gazetesi'nden Burcu Yanar'ın haberine göre; Sahaf Abdurrahman Elvan, çöplerden toplanan hurdaların arasında çıkan nadir eserleri gün yüzüne çıkarıyor. Elvan, Cemal Süreya’dan Nazım Hikmet’e, Ahmed Arif’ten İlhan Berk’e kadar milyon değerindeki eseri koleksiyonuna ekliyor.
Tutkusu mesleği oldu
Sahaflık, bir kitapla zamanın ve kültürün izlerini taşıyan bir yolculuk gibidir. Sahaf Abdurrahman Elvan’ın hayatı da tam olarak böyle bir yolculuğu anlatıyor. Yıllarca kitap biriktiren ve sonunda bu tutkusunu mesleğe dönüştüren Elvan, nadir eserlerin peşinden giderek, kitapların sadece birer nesne olmadığını, aynı zamanda geçmişin birer mirası olduğunu keşfetmiş.
Elvan, koleksiyonculukla başlayan serüvenini sahaflıkla taçlandırırken, adeta bir zaman yolcusuna dönüşüyor. Cemal Süreya’dan Ahmed Arif’e, Nazım Hikmet’ten İlhan Berk’e kadar pek çok önemli ismin eserlerini elinde bulunduran Elvan, hurdacılardan müzayedelere kadar pek çok farklı kaynaktan gelen değerli kitaplarla, kaybolmaya yüz tutmuş kültürel mirası gün yüzüne çıkarıyor.
1 milyon değerinde
Sahaflık işine nasıl başladığını anlatan Sahaf Abdurrahman Elvan, “İyi bir koleksiyon sahibiyim. Biriktirdiğim kitapların sayısı oldukça fazlaydı. Bir zamanlar ‘ölsem kitap satmam’ diyen birisiydim ama hayat insanı çok ilginç yerlere getiriyor. İlk baskılar, imzalılar, nadir baskılar, dönemin yasaklı baskıları derken arşiv büyüdükçe büyüdü. Sahaf olarak kitaplar nereden alınır, nasıl toplanır bunları öğrenmek için bir buçuk yıl bir sahafın yanında çalıştım. Orada işi biraz öğrendim. İşin içinde hurdacılar var, bit pazarı var, tezgahçılar var. Online satış platformları var” dedi.

Abdurrahman Elvan, “Ahmed Arif’in bizzat kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı bir eser 1 milyon değerinde. Burada ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ şiirinden bir kısım yer alıyor. Bu şiirler çok uzun yıllar önce Ankara’da bir resim sergisinde Ressam Nevhiz Tanyeli’nin resimlerin eşlik etmesi için Ahmed Arif’in şiirlerinden 4 blok olarak yazıyor. Nevhiz Hanım bu eserleri daha sonra yanında 8 yıldır asistanlık yapan bir beyefendiye hediye etmiş. O da elinden çıkartmak istediği için 2 bloğu bende bulunuyor” ifadelerine yer verdi.
Çöplerden toplanan hurda ve kağıtların arasından değerli eserler çıktığına dikkat çeken Elvan, “Geçenlerde hurdacıdan çıkan altın değerinde bir eser var. Bu eser Osmanlıca ve Nazım Hikmet’in ilk eseridir. Çankaya’da bir Suriyeli’den alınmadır. Şu anda nereden baksanız 100 bin lira ederi var. Bunu isteseniz de bulamazsınız. Suriyeli’den alınma bir torba kitabın içinden çıkmış bir eserdir. Eğer Osmanlıca bilmeyip üzerindekileri okumasaydım muhtemelen geri dönüşüme gidip kaybolacaktı. Bu sebeple milyonluk eserler sürpriz olarak çıkar. Bu kitap hurda kağıt olarak çöpe atılıp ya da geri dönüşüme gitseydi muhtemelen kağıt mendil olarak kullanıyor olurduk. Bu şekilde kaybolup giden milyonlarca değerli eser var Örneğin Nazım Hikmet’in Fransız bir basın mensubu tarafından Bursa Cezaevi’nde çekilmiş orijinal fotoğrafı var. 70 bin lira değerinde Ancak tüm bu eserler sadece hurdadan çıkmıyor. Müzayedelerden de aldığımız eserler oluyor” açıklamasında bulundu.

Aşk elçisi 500 bin TL
Kıymetli eserlerin ucuz olduğunda kıymetinin bilinmediğini vurgulayan Elvan, “Örneğin elimde İlhan Berk’in Aşk Elçisi kitabı mevcut. Bu kitabın ederi 500 bin TL. İlhan Berk aşk şiirlerini bu kitapta toplayarak bir antoloji yapmış ancak bu kitabı değerli kılan şey ilk sayfasına çizilen desenler ve yazılar. İçinde ‘Aşk Elçisi’nden Seks Elçisi’ne’ gibi bir ifade yer alıyor ve belirli figürler çizilmiş. İlhan Berk’ten Cemal Süreya’ya hediye edilmiş bir eserdir bu. Bu hem çok çılgın bir itiraf hem de Cemal Süreya’nın kitaplığından çıkma bir kitaptır. Onun eline değmiş. Ben bu kitabı özel bir jelatinle vitrinde tutuyorum ancak bunu 500 liraya satsam kimse yüzüne bakmaz” diye konuştu.





