Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), konut verilerini paylaştı. Bu verilere göre, 2025'in Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre konut satışları yüzde 39,7 oranında artarak 112 bin 173 oldu. Haber Ekspres Gazetesi'nden Turgay Kılıç'ın özel haberine göre, ülke genelinde konut satışlarının en fazla olduğu iller arasında sırasıyla İstanbul 18 bin 912, Ankara 10 bin 158 ve İzmir ise 6 bin 634 oldu. 14 Şubat’ta yayımlanan raporun bir diğer detayı ise, ipotekli satışlar ve ikinci el satışları oldu. Ülke genelinde ipotekli konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 182,8 oranında artış gösterdi. 2024 yılında ipotekli satışlar 5 bin 915 olurken 2025 yılında bu oran üç katına çıkarak 16 bin 726 oldu. TÜİK raporunun bir diğer dikkat çekici verisi ise ‘ikinci el’ satışlarıydı. 2024 yılında ikinci el konut satışları 55 bin 45 adetken 2025 yılında bu sayı yüzde 44,2 artarak 79 bin 388’e çıktı.

Gazetemize konuşan İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO) Başkanı Mesut Güleroğlu, gayrimenkul danışmanları Deniz Kezer ve Uğur Sezginer; konut yetersizliğinin maliyetlerin yüksek olmasından kaynaklandığına dikkati çekerken vatandaşların veya müteahhitlerin ikinci el satışlara yöneldiğini aktardı. Ayrıca Kezer, artık konut alımlarında pastanın daraldığının da altını çizdi.

İbre alımı gösteriyor
İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, vatandaşların faiz yerine konut alım satımlarına yöneldiğine dikkati çekti. Güleroğlu, ayrıca nakit para ihtiyacının artmasına yönelik ise “Mevduat ve politika faizleri çok yüksek olduğundan insanlar evlerini bu sebepten satışa çıkarıyor. Kimisi de ekonomik koşulları göz önünde bulundurarak nakit ihtiyacını gidermek ve iş girişimi için de konut satışına yöneliyor. Bir üçüncü sebep de ağır bir borç varsa ve nakite ihtiyaç duyuluyorsa konut satışına adım atılıyor. Şu dönem konut piyasası alım yönünden avantajlı. Bugün peşin parayı faizde tutmak yerine konut, dükkan, arsa, arazi alınması avantajlı görünüyor. Çünkü rakamlar artmadı, stabil seyrediyor. Ocak ayında ülke bazında bir hareketlilik gördük. Ama diğer taraftan da fiyatlar normal seyrediyor. Şu anki alımda ise dip kesimdeyiz, konut pahalı değil. İbre ‘alım yönünü’ gösteriyor. Bence faizden daha çok insanların gayrimenkule yönelmeleri büyük bir avantaj sağlayacaktır” dedi.
Satışlar ikinci yarıda
9 yılı aşkındır Coldwell Banker Life’da alım-satım işi yapan Gayrimenkul Danışmanı Uğur Sezginer ise, ipotekli satışlara dikkati çekerek, “Şu anda artan ipotekli satışların adetleri çok düştü. Faizlerin düşmesiyle de parası olan yatırımcılar fiyatların artması endişesiyle konut alımına yöneldi. Uygun fiyatlarla gayrimenkullerin satışları oldu. Faizlerin daha da düşeceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki Mart-Nisan-Mayıs döneminde faiz indirimleriyle birlikte yılın ikinci yarısına doğru insanların konut alımlarına yöneleceğini öngörüyoruz. Haziran’dan sonra konut satış adetleri ve fiyatlar da artış gösterecek. Devletin olası bir konut kredisi kampanyası da ‘bahar havası’ estirebilir. 2024’te konut satışları bir hayli düşüşteydi. Ocak’ta bir hareketlilik olsa da Şubat’ta düşüş yaşandı. Ama asıl hareketliliğin Haziran’dan sonra geleceğine eminim” ifadelerini kullandı.

Uğur Sezginer, Haziran’dan sonra konut satışlarının artacağına dikkati çekse de konut üretiminin azlığını da vurguladı. Artan maliyetler nedeniyle yeterli konut üretilmediğine ve ikinci el satışların arttığına dikkati çeken Sezginer, “Sıfır konut üretimi azaldı ve ikinci el konutlara talep artacak ve sonrasında ise sıfır konut yetersizliği kendini gösterecek. İnşaat maliyetleri yüksek ama konut fiyatları düşüşte. Bu da yeni konut yapımı için müteahhitleri tatmin etmiyor. Ama ikinci yarıda hareketlilik olursa fiyatlar da artarsa yeni konut üretimi de yükselişe geçer. Hızlı bir fiyat artışını gözlememiz de mümkün. Ayrıca yüksek borcu olan ve nakite ihtiyaç duyan da konutunu elden çıkarıp nakite çevirmek zorunda kalıyor'' dedi.

İpotekli konutlar
Gayrimenkul Danışmanı Deniz Kezer ise, ipotekli satışlar hakkında konuştu. Kezer, “Konut satışlarının artması ipotekli satışları da tetikledi. Yaklaşık 1 yıldır yüksek faiz ile parasını bankada tutanlar üst üste yapılan faiz indirimlerinden korkup mevduattan çıktı. Bugün üçer dörder milyon lirasını bankadan çekenler ise ellerindeki parayla bir şeyler almanın mümkün olmadığını düşündüğü için doğal olarak ipotekli konut kredisine başvurdular. Mevduattan silkelenmiş yatırımcı direkt konuta yöneldi. Ama evi kullansın veya kullanmasın, yatırım veya oturum için alsın; fark etmez. Satışların artmasına paralel ipotekli satışlar da artmış oldu. Konut kredisi faizleri şu anki pozisyonda cazip geliyor. Bu oran daha da aşağı çekilmeye başladığında daha ciddi satışları göreceğiz” diye konuştu.
"10'da 4'e düştü"
Kezer, artık pastanın da daraldığına işaret ederek şunları söyledi: “Ülkemizde artık orta direk vatandaşların konut alması mümkün değil. Mevcut pozisyon, insanları konut almaktan geri bırakıyor. En basiti 1+1 evlerin 3 buçuk milyon liradan satıldığı bir ülkeden ve kentten bahsediyoruz. İnsanların kazançları da ceplerindeki para da belli. Bir evde 3 asgari ücretlinin bulunması, bir konut alabileceği anlamını taşımıyor. Konut satanlar da belirli bir kesime hitap edebiliyor. Artık müteahhit ve konut satıcısı için de pasta daraldı. Daha önce 10 kişiden 6’sı konut alabiliyorken artık bahsedilen 6 kalmadı artık. Bu oran 10’da 4’e düştü. Pasta da çok ciddi şekilde küçüldü.”





