İzmir’in Seferihisar ilçesi Sığacık ve Hıdırlık mahalleleri sınırlarında bulunan 36. Grup Doğal Sit Alanı’nda koruma statüsünün düşürülmesine ilişkin davada yeni bilirkişi raporu hazırlandı. 27 Şubat 2026 tarihinde dosyaya giren rapor, statü değişikliğinin bilimsel ve teknik açıdan uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.

İzmir 4. İdari Dava Dairesi’nin talebiyle hazırlanan rapor, alanın ekolojik bütünlüğünün korunması gerektiğini vurguladı.

Koruma statüsü 2022’de değiştirilmişti
Söz konusu doğal sit alanı 2022 yılında Bakanlık kararıyla yeniden tescil edilerek bir kısmı Nitelikli Doğal Koruma Alanı, bir kısmı ise Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak ilan edilmişti.

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve 13 yurttaş, düzenlemenin koruma derecesini fiilen düşürdüğü ve yapılaşma baskısını artıracağı gerekçesiyle yargıya başvurmuştu.

Bilirkişi raporunda kritik tespitler
Beş farklı bilim dalından uzmanların hazırladığı raporda alanın tamamının Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsünde kalması gerektiği belirtildi.

Raporda ayrıca bazı kıyı ve denizel kesimlerin Kesin Korunacak Hassas Alan kriterlerini taşıdığı ifade edildi. Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı statüsünün bilimsel verilere dayanmadığı ve analizlerde yöntemsel eksiklikler bulunduğu kaydedildi.

Sigacik 9Bölge zengin biyolojik çeşitliliğe sahip
Bilirkişi raporuna göre bölgede 5’i endemik olmak üzere 393 bitki taksonu ve 237 hayvan türü bulunuyor. Sığacık Körfezi’nin nesli tehlike altındaki Akdeniz foku için önemli bir yaşam alanı olduğu belirtildi.

Deniz çayırlarının korunmasının ekosistem dengesi açısından kritik olduğu, yapılaşma ve artan tekne trafiğinin geri dönülmez tahribata yol açabileceği uyarısı yapıldı.

Yargıtaydan kıyılara erişimi engelleyene emsal karar
Yargıtaydan kıyılara erişimi engelleyene emsal karar
İçeriği Görüntüle

Jeolojik yapı ve ekosistem riski
Raporda bölgenin karstik ve geçirgen jeolojik yapısının olası yapılaşma faaliyetlerinde yeraltı suyu ve deniz ekosistemine zarar verebileceği ifade edildi.

Sığacık’ın kara su ve deniz ekosistemlerinin iç içe geçtiği nadir bir ekoton alan olduğu vurgulandı ve bu yapının korunmasının bölgesel ekolojik denge açısından kritik olduğu belirtildi.

EGEÇEP’ten açıklama
EGEÇEP yaptığı açıklamada Sığacık’ın rant alanı değil yaşam alanı olduğunu belirterek sürecin yalnızca bölge için değil Türkiye’deki tüm doğal alanlar için emsal niteliğinde olduğunu ifade etti.

Kaynak: İzmir 4. İdari Dava Dairesi bilirkişi raporu EGEÇEP açıklaması