İzmir’in yıllardır çözülemeyen sorunlarından biri olan Basmane Çukuru’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili şirketler arasında imzalanan yüzde 30’luk uzlaşı protokolüne TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nden tepki geldi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30 hak sahibi olduğu 114 bin metrekarelik araziyle ilgili daha önce dava süreci yaşanmıştı. Belediye yönetimi, dava sürecinin devam ettiği dönemde yüzde 30’luk hakkının tapulu bir kamu varlığına dönüştürülmesini ve alanda bağımsız bir belediye hizmet binası yapılmasını gündeme getirmişti.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, alanın kamu mülkiyetine geçirilmesi gerektiğini belirterek yüzde 30’luk uzlaşının kamu yararına aykırı olduğunu savundu.
“Kamuya ait olandan feragat edilemez”
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Basmane Çukuru’nun kamuya ait olduğunu belirterek yüzde 30’luk protokolün bir kazanım olmadığını, kamuya ait olandan vazgeçmek anlamına geldiğini ifade etti.
Oda, İzmir’in merkezinde bulunan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen alanın on yıllardır süren hukuksuzluklar, ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla bir “kent suçu” olarak varlığını sürdürdüğünü savundu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 10 Eylül 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaştığı açıklamalara da değinen Oda, söz konusu açıklamaların alanın tarihsel, hukuki ve kentsel gerçekliğinden kopuk olduğunu öne sürdü.
Oda, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin 2024 yılı öncesinde alana ilişkin 1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye doğru feshi ve tapu iptali istemiyle açtığı davadan geri adım attığını savundu.
Basmane alanının yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin geçmiş dönemde başlatılan hukuki sürecin kamu lehine devam ettiğini belirten Oda, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11 Şubat 2026 tarihli ve 04.207 sayılı kararıyla re’sen onaylanan imar planı değişikliğinin de TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından yargıya taşındığını aktardı.
İmar planı değişikliğine tepki
Oda, “İzmir İli, Konak İlçesi, İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ve Plan Notu Değişikliği”nin alanın tarihsel ve kamusal niteliğini güçlendirmek yerine yüksek yoğunluklu yapılaşma ve ticari kullanımlara olanak sağladığını savundu.
Plan değişikliğinin alanın geçmişteki kamusal niteliğini, devam eden tapu tescil davalarını ve gelecekte kamu mülkiyetine ait bir alan olduğunun mahkeme kararlarına geçmesi ihtimalini dikkate almadığını öne süren Oda, özel ve ticari kullanımların sürdürülmesine ve güçlendirilmesine imkan tanındığını belirtti.
Oda, söz konusu kararların uygulanması halinde özel kullanım ve yapılaşma kararlarının oluşturacağı ulaşım, altyapı ve kamu hizmeti ihtiyaçlarının ilerleyen süreçte kamu kaynaklarıyla karşılanacağını savundu.
Açıklamada, özel kullanımlara ve ticari yapılaşmaya açılmasından doğan ekonomik yararın özel kişilere bırakılırken, yapılaşmanın oluşturacağı ulaşım, altyapı, çevre ve kamu hizmeti maliyetlerinin kamuya yüklenebileceği ifade edildi.
“Basmane Çukuru pazarlık konusu yapılamaz”
Şehir Plancıları Odası, belediyenin “maddi yükümlülüklerden muaf tutulma” ve “Kültürpark’ı kurtarma” gerekçeleriyle sunduğunu belirttiği protokolün kentin geleceğini piyasa aktörlerinin beklentilerine teslim ettiğini savundu.
Oda, çözümün yüzde 30’luk güvenceler aranması değil, alanın tamamının bedelsiz olarak yeniden kamu mülkiyetine geçmesi ve İzmirlilerin ortak kullanımına sunulması olduğunu belirtti.
Konak Meydanı ve hizmet binası soruları
Açıklamada İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası konusu da gündeme getirildi.
2020 depreminden bu yana farklı yer seçimleri ve farklı protokollerle konunun gündeme geldiğini belirten Oda, her yeni açıklamada farklı bir adresin işaret edilmesinin kamuoyunda kafa karışıklığı yarattığını ve plansızlığı ortaya koyduğunu savundu.
Şehir Plancıları Odası, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Konak Meydanı’nın neden terk edildiğini, yıkılan hizmet binasının bulunduğu alanda ne yapılmasının planlandığını ve Konak Meydanı’na bina yapılmayacaksa neden plan değişikliği gerçekleştirildiğini sordu.
Oda ayrıca geçmişte Konak Meydanı’ndaki alan için yürütülen proje süreçleri ve etütlerde kullanılan kamu kaynaklarının hesabının nasıl verileceğini, Kemeraltı ve tarihi kent merkezi bağlamında yeterli etüt yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi.
Oda, idari merkezlerin yer seçiminin yalnızca bina tahsisi meselesi olmadığını belirterek Konak Meydanı’ndaki kamu varlığının çekilmesinin tarihi kent merkezinin canlılığı ve güvenliği açısından sonuçlar doğuracağını savundu.
Basmane arazisindeki yüksek yapılaşma yoğunluğunun ise ulaşım ve altyapı sorunlarına yol açabileceğini, tarihi silueti olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü.
ŞPO’dan şeffaflık çağrısı
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Basmane Arazisi’nde yıllardır sürdürüldüğünü belirttiği rant odaklı ve hukuksuz yaklaşımları kabul etmediklerini açıkladı.
Oda, “Basmane Çukuru pazarlık konusu yapılamaz” diyerek alanın koşulsuz olarak kamuya devredilmesi çağrısında bulundu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden kamu mülklerini sermayeye terk eden uzlaşmalardan vazgeçmesini isteyen Oda, Konak Meydanı ve Basmane arazisine ilişkin yürütülen süreçlerin kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmasını talep etti.




