Sultan Abdülaziz'in hükümet ettiği dönemde, Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Fransa'dan sonra dönemin en güçlü üçüncü donanmasını kurma iddiasına sahipti. Ancak bu bilgi, yalnızca gemi tonajı açısından doğrudur ve gerçekte donanmanın gücü çok daha karmaşıktır.
Sultan Abdülaziz'in devraldığı donanma
Sultan Abdülaziz tahta çıktığında, Sultan Abdülmecid döneminden kalan 72 parçalık bir donanma bulunuyordu. Ancak, bu gemilerin çoğu demode durumda olan nakliye ve ticaret gemileriydi, savaş gemisi olarak kullanılacak nitelikte değillerdi. Osmanlı'nın donanması sayıca var olsa da, etkili bir savaş gücü oluşturacak durumda değildi.
Gerçekçi olmayan donanma hamleleri
Sultan Abdülaziz'in hedefi, dünya ölçeğinde güçlü bir donanma kurmaktı. Bu amacına ulaşabilmek için eski gemileri modernize etti, yeni gemiler inşa etmeye çalıştı ve mevcut gemilerin sayısını arttırdı. Ancak bu donanmanın çoğu, belirli bölgesel hedeflere yönelik küçük, işlevsel gemilerle kurulmak yerine büyük ölçekli, ancak çok maliyetli projelerle inşa edilmeye çalışıldı. Nihayetinde, 30 zırhlı ve 76 ahşap gemi ile 106 parçalık bir donanma oluşturulsa da, bütçe ve altyapı eksiklikleri yüzünden bu hedefler gerçekleştirilemedi.
Donanma kurulamadı: Bütçe ve altyapı eksiklikleri
Donanma inşa etmek oldukça pahalı bir işti ve Abdülaziz'in döneminde Osmanlı İmparatorluğu ciddi bir borçlanma süreci içindeydi. Donanma bütçesi, toplam ordu bütçesinin sadece çeyreği kadardı ve bu miktar, saray masraflarından bile daha düşük kaldı. Ayrıca, donanmanın ihtiyaç duyduğu tersane altyapısı yetersizdi ve Haliç Tersanesi'nin kapasitesi, yeni gemiler inşa etmek ve mevcut gemileri onarmak için yeterli değildi. Ayrıca, denizci subay yetiştiren Bahriye Mektebi'nin yılda sadece 40 subay yetiştirebilmesi, bu alanda da ciddi bir personel sıkıntısı yaşanmasına neden oldu.
Donanma hayal oldu
Sultan Abdülaziz'in döneminde büyük hedeflerle kurulan donanma, bütçe ve altyapı eksiklikleri nedeniyle tam anlamıyla başarıya ulaşamadı. Abdülhamit dönemine gelindiğinde ise bu donanma tamamen çökmüştü. Her ne kadar Osmanlı, devrin en güçlü üç donanmasından birine sahip olma iddiasını taşısa da, gemilerin kalitesi ve verimliliği, beklentilerin çok gerisinde kaldı.




