Ankara kulisleri: Emekliye dev zam hazırlığı
Ankara kulisleri: Emekliye dev zam hazırlığı
İçeriği Görüntüle

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, 31 Ağustos 2026'da Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı'nda ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Diren, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinden sanayinin rekabetçiliğine, Avrupa ile ilişkilerden İzmir ve Ege Bölgesi'nin ekonomik potansiyeline kadar çeşitli başlıklarda değerlendirmeler yaptı.

İzmir'deki EBSO Meclisi'nde konuşan Diren, enflasyondaki düşüşün olumlu olduğunu ancak kalıcı düşüşün hedeflenmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin enflasyonu kalıcı olarak düşürürken sanayisini nasıl ayakta tutacağının önemli bir soru olduğunu ifade etti.

ENFLASYONLA MÜCADELEDE KALICILIK VURGUSU

Ozan Diren, dünya ekonomisinin uzun soluklu bir dönüşümden geçtiğini belirterek belirsizliğin yönetilmesi gerektiğini söyledi. Sürdürülebilirlik standartlarının geliştiğini ve ekonomi politikası ile dış politikanın artık aynı masanın konuları haline geldiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin tedarik zincirlerinde yeni gelişmelere neden olduğunu belirten Diren, küresel enflasyon beklentilerinin yükseldiğini, Çin'deki üretim fazlasının baskı oluşturduğunu ve Hindistan'ın yeni bir üretim gücü olarak yükseldiğini söyledi.

Diren, Türkiye ekonomisinin son 3 yıldır istikrar arayışında olduğunu ve bunun ilk koşulunun enflasyonla mücadele olduğunu belirtti. Son 3 yılda enflasyonun ciddi anlamda düşürüldüğünü ancak mücadelenin para politikası üzerinden yürütülmesinin süreci zorlaştırdığını ifade etti.

İç siyasi gelişmelerin hedefe ulaşma süresini uzattığını söyleyen Diren, enflasyonla mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti. Enflasyonun yalnızca fiyatları artırmadığını, yatırım iştahını zayıflattığını ve ekonomiye olan güveni zedelediğini söyledi.

Diren, orta vadede arz kapasitesinin ayarlanması gerektiğini belirterek kur ve faizin önemli olduğunu ancak tek başına sorunların kapsamlı bir teşhisini oluşturmadığını ifade etti.

Türkiye'nin maliyetleri kalıcı olarak nasıl düşüreceği sorusunun yanıtlanması gerektiğini belirten Diren, asgari ücret konusunda da iki gerçeğin aynı anda görülmesi gerektiğini ve kalıcı çözümün enflasyonu düşürmek olduğunu söyledi.

SANAYİDE DARALMA VE REKABETÇİLİK GÜNDEMİ

Diren, makro dengelenmenin sanayici üzerindeki etkisini rakamların net şekilde gösterdiğini belirtti. Uzun vadede yüzde 5 civarında olan oranın yüzde 2'nin altına indiğini söyleyen Diren, ilk çeyrekte daralma yaşandığını ve büyümenin önemli bir bölümünün savunma sanayisinden geldiğini ifade etti.

İhracatta da beklenen tablonun görülmediğini belirten Diren, hacim bazında ihracatın azaldığını söyledi. Bundan sonra her çeyrek sonunda sektörel ayrıntıların paylaşılacağını belirtti.

Rekabetçiliğin yalnızca maliyetle ilgili olmadığını vurgulayan Diren, nitelikli istihdam kapasitesinin de belirleyici olduğunu ifade etti. Mevcut dönüşümün bir diğer boyutunun teknoloji olduğunu belirten Diren, dönüşümü planlı şekilde düzenleyen ülkelerin doğru atılımlar yaptığını söyledi.

Şirketlerin günlük faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı bir ortamda dönüşümün yalnızca bir ödev listesi olarak sunulamayacağını belirten Diren, ihtiyaç duyulanın seçici ve şeffaf bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Otomasyon gibi konuların hızlanması gerektiğini söyleyen Diren, desteklerin mevcut yapıyı olduğu gibi korumaması gerektiğini belirtti. Kayıt dışıyla mücadelenin de önemli olduğunu vurguladı.

Diren, kapasite açığı bulunan alanların veri temelli şekilde ele alınması gerektiğini belirterek hukuk güvenliğinin, rekabetin ve şeffaflığın güçlendiği bir yatırım ortamının Türkiye'nin uluslararası alanda daha fazla olumlu geri dönüş almasını sağlayacağını söyledi.

TÜRKİYE İLE AVRUPA ARASINDAKİ BAĞA VURGU

Ozan Diren, Türkiye ile Avrupa arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve Gümrük Birliği üzerine çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.

Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir zemin bulunduğunu ifade eden Diren, bu zeminin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gümrük Birliği üzerine çalışmaların artırılmasını öncelikli konu olarak gösteren Diren, yapısal sorunların daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirtti.

Diren, Made in EU düzenlemesinin yalnızca teknik bir yasa değil, stratejik bir tercih olduğunu belirterek Türkiye'nin Made in EU'ya açık şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin gelişmiş sanayi potansiyelinin Avrupa açısından önemli bir noktada bulunduğunu belirten Diren, bu yapının tamamlayıcı unsurlarından birinin bağlantısallık olduğunu ifade etti.

İZMİR VE EGE'NİN SANAYİ POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ

Diren, İzmir ve Ege limanları ile organize sanayi bölgelerinin bu ekonomik mimarinin doğal merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Yeşil ve dijital dönüşümün artık sanayinin iki ayrı göstergesi olmadığını belirten Diren, iklim krizinin ertelenebilir bir konu olmadığını ifade etti.

Organize sanayi bölgelerinin altyapılarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Diren, su stresi ve ambalaj olanaklarının yönetim planlamasının ayrılmaz parçaları haline geldiğini söyledi.

İş dünyasının gençlerle yürüttüğü çalışmalarla süreçleri aynı şekilde ele aldığını belirten Diren, İzmir ve Ege'de ihtiyaç duyulan her şeyin ve potansiyelin bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin ihtiyacının yeni bir rekabetçilik gündemi olduğunu belirten Diren, ekonomik programın başarısının ölçülmesinde enflasyondaki düşüşün önemli olduğunu söyledi.

Diren, enflasyonla mücadeleden vazgeçmeden programın reform ayağının tamamlanması halinde başarıya ulaşılabileceğini belirtti.

EBSO'nun ortak akılda çok önemli bir yeri olduğuna inandığını söyleyen Diren, EBSO'ya ve katkı sunan tüm konuklara teşekkür etti.

Kaynak: Haber Merkezi