TÜSİAD Genel Kurulu’nda konuşan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, “Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz. Kartalkaya'da 78 canımız yanarak hayatını kaybetti. Yangın çıkabilir ama 78 kişi ölmez. Ölüyorsa nedeni usulüne uygun yapılmayan binalar ve denetimsizliktir. Çöken bir sistemdir. Bu olay yakın tarihte olduğu için henüz yüreklerimizde” dedi.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) bugün olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel kurulda yapılan sunumdaki ayrıntı dikkat çekti. TÜSİAD'ın sunumu ‘Politik hayatta olağanüstü olaylar’ başlıklı slaytla başladı.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, Bolu Kartalkaya turizm tesislerinde bulunan ve 36’sı çocuk 78 kişiye mezar olan Grand Kartal Otel’deki yangın faciasına, geçen yıl bugün yaşanan ve dokuz işçinin hayatını kaybettiği, metreküplerce siyanürün suya ve toprağa karıştığı Erzincan İliç’teki altın madeni faciasına, 2014’te Soma’da 301 madencinin öldüğü iş cinayetine vurgu yaptı.
Yüzlerce can kaybına neden olan faciaların yaşanmasını “çöken sistem” ifadesiyle açıklayan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, “Ülke olarak moralimiz bozuk. Güven bunalımı yaşıyoruz. Kartalkaya'da 78 canımız yanarak hayatını kaybetti. Yangın çıkabilir ama 78 kişi ölmez. Ölüyorsa nedeni usulüne uygun yapılmayan binalar ve denetimsizliktir. Çöken bir sistemdir. Bu olay yakın tarihte olduğu için henüz yüreklerimizde. Ancak unutmayalım ki geçen sene tam bugün Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde oluşan heyelan sonucu dokuz işçi hayatını kaybetmişti. İki yıl önce yaşadığımız büyük depremde on binlerce insanımızı usulüne uygun yapılmadığı için çöken binalar altında kaybettik. 2014 yılında Soma kömür madeninde çıkan yangında 301 işçi hayatını kaybetti. Tüm bu ve benzer ölümlerin arkasında tesis sahiplerinin yönetmeliklere uygun yatırımları maliyet nedeniyle yapmaması ve denetim eksikliği var” dedi.
“Sorumlular görevden ayrılmalı, hesap vermeli”
Sorumluların görevden ayrılması, hesap vermesi ve yerlerine yetkin kişilerin gelmesi gerektiğine işaret eden Aras, şunları söyledi:
“Kurallarımız vardır ama uymayan çoktur, yeterli denetim yoktur. Bu ölümlerin ana nedeni sistem bozukluğudur. Maliyeti güvenliğin önüne koyan iş sahipleri, hak etmediği koltuğa oturan özel sektör iş insanları ve kamu yöneticileridir. Onların yarattığı ve uyguladığı sistemdir. Bu sistemin nasıl düzeleceği çok net bellidir. Sistemin kendi kendini düzeltme mekanizması olmalıdır. Sorumlular görevden ayrılmalı, hesap vermeli ve yerlerine yetkin kişiler gelmelidir.”
Tutuklamalara tepki: Kangrenleşmiş bir sorunun çözülmediğini görüyoruz
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlatılmasına tepki gösteren Ömer Aras konuşmasında, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, 'tekelleşme' iddialarıyla hakkında soruşturma başlatılan ve Gezi Parkı eylemlerinden soruşturma açılan menajer Ayşe Barım'ın, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın tutuklanmasını eleştirdi.
Son haftalarda politik hayatta da olağanüstü olaylar yaşandığını kaydeden Aras, “Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor yerlerine kayyım atanıyor. Bir siyasi parti lideri hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor. Birçok sanatçının menajerliğini yapan bir iş kadını hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor” diye tepki gösterdi.
“Tutukluluğun istisna değil kural hâline gelmesi gibi kangrenleşmiş bir sorunun kanunlar değişse de çözülmediğini görüyoruz” diyen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras, şunları söyledi:
“Kişiyi, bir gün dahi olsa, özgürlüğünden mahrum edecek tutuklama ve adli kontrol kararlarının, hatta gözaltı kararlarının ne denli titiz verilmesi gerektiğini yıllar sonra gelen tahliyelerde, beraat kararlarında görüyoruz. Ancak bugünkü endişe ve güvensizlik ortamına rağmen ülkemizin geleceği ile ilgili umudumuzu hiç kaybetmiyoruz. Çünkü biliyoruz ki doğru politikalarla ülkemiz kalkınır ve vatandaşlarımız kendilerini mutlu ve huzurlu hisseder.”
Teğmenlerin ihracı
Aras, geçen 30 Ağustos’ta Kara Harp Okulu mezuniyet töreninden sonra “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sözleriyle kılıç çatarak yemin eden beş teğmen ile üç komutanın Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilmesine de değindi.
Aras, “Yeni mezun teğmenler ordudan ihraç ediliyor. Bu olaylarda suç vardır yoktur diyemeyiz. Ancak çok kısa sürede arka arkaya gelen bu olayların toplumda endişe yarattığını ve güveni sarstığını söyleyebiliriz” dedi.




