ÜRETİMDE YÜZDE 70 BAŞARI BEKLENİYOR
Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Adem Tekinay, Türkiye’de ithalatı 200 tona ulaşan pangaların fileto olarak tüketildiğini, yetiştiriciliğinin ilk kez denendiğini belirterek, şunları söyledi:
"Özel bir firma ile Arge çalışması yürütüyoruz. Burada balığın büyüme performansına bakıyoruz ve yem formülleri geliştiriyoruz. Türkiye’nin neresinde varsa, 1 kilogram ve üzeri balıkları bulduğumuzda anaç yapmak için alıyoruz. Mayıs ve Haziran gibi bunlardan yavru almayı düşünüyoruz. Amacımız, dışa bağımlılığı da ortadan kaldırmak. Firma, balığı ithal etmek yerine suyu ısıtarak üretmeyi deneyecek. Üretimde su sıcaklığı önemli ve bu balık yemi çok hızlı değerlendiriyor. Yem olarak herşeyi verebiliyorsunuz. Balık yeminin yanısıra proteini düşük, karbonhidratı yüksek ucuz yemler de yapıyoruz. Balık, altı ay içinde bir kilograma çıkıyor o zaman da hasat ediliyor. Doğal ortamında ise 15- 20 kilograma kadar çıkıyor. Üretimde yüzde 70 başarı bekliyoruz."
Tatlısu dolu akvaryum tipi havuzlarla yetiştirilen Pangasius, kültür balıkçılığı için yeni alternatif tür olacak.
'EVİN KOKMASI MI, KANSER OLUP ÖLMEK Mİ?'
Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Adem Tekinay, deniz ya da kültür balığın mutlaka en az haftada iki kez tüketilmesi gerektiğini belirterek, kadınların 'ev kokuyor' şikayetlerine değindi. Prof. Dr. Tekinay şöyle dedi:
"Evin kokması mı iyi meme kanseri olmak mı, ya da çocuğunun zeka gelişimi mi, kanser olup ölmek mi? En sağlıklı gıdayı kadınların kaprisi yüzünden yiyemiyoruz. Yunanistan krizlerle boğuşuyor. Kültür balıkçılığı stratejik sektör ilan edildi. İnsanlar yatırımlarını bu sektöre yöneltti. İnsanlar 'kültür balığı yemiyorum' deyip tavuk ve et yiyor. Balık en sağlıklısı. İçinde ne olmadığını biliyoruz. Balık pis suda yaşamaz. Ağzına bozuk madde girdiğinde tükürür. Suda bir değişiklik olsa balık hasta oluyor ya da ölüyor. Böylesine hassas bir ortamda yaşayan canlılar yenmez mi?"





