İzmir’in Urla ilçesinde Urla Belediyesi tarafından düzenlenecek “Mart Dokuzu Urla Ot Bayramı” öncesi yapılan basın lansmanı, festivalden çok çevre ve imar tartışmalarıyla gündeme damga vurdu. 28-29 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlik öncesi yapılan açıklamalarda sert mesajlar öne çıktı.
Urla Belediye Başkanı, lansmanda yaptığı konuşmada özellikle kıyılar ve tarım arazilerine yönelik müdahalelere dikkat çekerek, merkezi kararlar ve çevresel risklere karşı net bir duruş sergiledi.
Urla’nın Kıyıları Sahipsiz Değildir Mesajı Öne Çıktı
Başkan, Demircili’de hurda bir geminin kıyıda parçalanmak istenmesine sert tepki gösterdi.
“Urla’nın kıyıları sahipsiz değildir” sözleriyle çevreye yönelik tehditlere karşı açık bir uyarı yaptı.
Bu tür girişimlerin deniz ekosistemi ve kıyı yapısı açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı.
Kuşçular’daki İmar Kararına Tepki
Konuşmada Kuşçular Mahallesi’nde yaklaşık 152 dönümlük tarım arazisi ve doğal sit alanının imara açılması da eleştirildi.
Başkan, bu alanların sadece birer arsa olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu topraklar üretimin, kültürün ve yaşam bilgisinin taşıyıcısıdır.”
Kararların yerelin gerçekliği ve doğanın dengesi gözetilmeden alınmaması gerektiği ifade edildi.
Sürdürülebilirlik Vurgusu Ve Eleştiri Bir Arada
Lansmanda sürdürülebilirlik kavramına da dikkat çekildi. Başkan, Urla’da bu anlayışın yeni bir kavram değil, köklü bir yaşam biçimi olduğunu belirtti.
Ancak son dönemde yaşanan gelişmelerin bu dengeyi tehdit ettiğine işaret edildi.
Festival Sadece Etkinlik Değil Mesaj Taşıyor
28-29 Mart tarihlerinde yapılacak Urla Ot Bayramı’nın, doğayla bağ kurmayı amaçlayan bir buluşma olduğu ifade edildi.
Festival kapsamında kortej yürüyüşü, atölyeler, söyleşiler, doğa yürüyüşleri ve ot tanıma gezileri düzenlenecek.
Urla’nın Geleceği İçin Kararlılık Mesajı Verildi
Başkan, konuşmasının sonunda doğayı koruma ve üretim kültürünü sürdürme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.
Açıklamalar, Urla’da yalnızca bir festival değil, aynı zamanda çevre ve yaşam alanlarına yönelik güçlü bir duruş sergilendiğini ortaya koydu.





