Yeni düzenleme ile yeminli mali müşavirlerin vergi sistemine katkısının daha da arttığına işaret eden Zengin, bu sayede hem devletin hem de mükellefin önemli fayda sağladığını vurguladı.
Düzenlemenin ne anlama geldiğini temel başlıklarla anlatan Zengin, “Devlet bir işletmeye belirli şartlarla vergi istisnası veya indirimi sağlıyorsa, artık belirlenen tutarların üzerindeki uygulamalarda bu şartların gerçekten yerine getirilip getirilmediğini yeminli mali müşavirin kontrol etmesini istiyor. Böylece hata varsa vergi incelemesi gelmeden, beyanname aşamasında tespit edilip düzeltilebiliyor” dedi.
49 Sıra No’lu Tebliğ’in 30 Aralık 2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini ve 2025 hesap dönemine ilişkin beyannameler üzerinden 2026 yılında ilk kez sahaya yansıdığını ifade eden Zengin, geri dönüşlere baktıklarında birçok düzeltmenin yapıldığını ve bu uygulamanın doğru sonuç doğurduğunun altını çizdi.
“Vatandaş için en basit haliyle ikinci bir kontrol”
Devletin yatırım, ihracat, Ar-Ge, teknoloji, serbest bölge faaliyetleri veya mevzuatta belirlenen başka alanlarda bazı kazançları vergiden istisna edebildiğini ya da ödenecek vergide indirim sağlayabildiğini anlatan Zengin, bu hakların doğru kullanılıp kullanılmadığının artık belirli büyüklükleri aşması halinde yeminli mali müşavir tarafından ayrıca kontrol edildiğini ifade etti.
Zengin, “Bir işletme kanunun tanıdığı bir istisnadan ya da indirimden yararlanıyorsa bunun koşulları var. 49 No’lu Tebliğ bize diyor ki belirlenen tutarların üzerindeki bu işlemleri bir yeminli mali müşavir inceleyip doğrulasın. Yani mükellefin hakkı olan indirimi kullanmasına engel olunmuyor. Tam tersine, kullanılan hakkın mevzuata uygunluğu daha beyan aşamasında güvence altına alınıyor. Ben bunu vatandaş açısından ikinci bir kontrol mekanizması olarak tarif ediyorum” dedi.
Zengin: “İlk uygulamada beyannamelerde düzeltmeler yapıldı”
Tebliğin ilk uygulama sonuçlarının düzenlemenin önemini ortaya koyduğunu belirten Zengin, İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası üyeleri ve diğer oda başkanlarıyla yaptıkları değerlendirmelerde, indirim ve istisna beyan eden mükelleflerin önemli bir bölümünde yeminli mali müşavirlerin çalışmaları sonucunda beyannamelerde düzeltmeler yapıldığını gördüklerini söyledi.
Bu durumun vergi denetiminin yalnızca geçmişe dönük ceza ve inceleme mantığıyla yürütülmemesi gerektiğini gösterdiğini ifade eden Zengin, “Bu yıl uygulamayı ilk kez gerçekleştirdik. Meslektaşlarımızla ve diğer Oda başkanlarımızla yaptığımız görüşmelerde, indirim ve istisna beyan eden mükelleflerin önemli bir bölümünde çalışmalarımız sonucunda beyannamelerin düzeltildiğini gördük. Bu son derece kıymetli bir sonuç. Çünkü burada amaç mükellefi cezalandırmak değil, yanlışın daha beyanname verilme aşamasında görülmesini ve doğru verginin beyan edilmesini sağlamak” diye konuştu.
Zengin: “Vergi incelemesinden önce hatayı önlüyor”
Vergi incelemelerinin beyanname verildikten sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Zengin, yeni sistemde hatanın daha erken yakalanmasının hem kamu hem de mükellef açısından avantaj sağladığını ifade ederek, “Vergi incelemesi sırasında, yıllar sonra ortaya çıkacak bir yanlışın bugün görülüp düzeltilmesi herkesin yararınadır. Kamu doğru vergiyi zamanında tahsil eder, mükellef de ileride vergi, ceza ve gecikme faiziyle karşılaşabilecek bir riski baştan ortadan kaldırır. 49 No’lu Tebliğ’in en güçlü tarafı budur. Önleyici denetimi güçlendirdiği için son derece yerinde ve başarılı bir düzenleme olduğunu düşünüyorum” dedi.
Zengin, önleyici denetimin kapsamının geliştirilmesinin vergiye gönüllü uyumu da artıracağını belirterek, yeminli mali müşavirlik sisteminin yalnızca mükellef adına rapor üreten bir yapı değil, kamu ile mükellef arasında doğru verginin zamanında beyan edilmesini sağlayan önemli bir denetim mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





