Canım Kadın,

Bazen hayatımızın en büyük yorgunluklarından biri, kendimizi yanlış insanlara anlatmaya çalışmaktır.

Ne kadar iyi olduğunu göstermek istersin.
Ne kadar sevdiğini anlatırsın.
Niyetini açıklarsın.
Kırıldığın yeri anlatırsın.
Bazen susarsın, bazen daha çok çabalarsın.

Ama karşındaki insan seni anlamaya niyetli değilse, dünyanın en doğru cümlelerini kursan bile kendini anlatamazsın.

Çünkü mesele her zaman senin yeterince iyi anlatamaman değildir. Bazen karşındaki insanın seni görmek istememesidir.

Bir insan seni yanlış anlamayı seçiyorsa, kendini tüketene kadar açıklama yapmak zorunda değilsin.

Çünkü seni gerçekten önemseyen biri, en kötü hâlinde bile seni anlamaya çalışır. En iyi hâlinde bile seni küçültmeye çalışmaz.

Ve belki de öğrenmemiz gereken en zor şeylerden biri şu:

Herkesin gözünde değerli olmak zorunda değiliz.

Bazen bir insanın seni kaybetmesi, senin değersiz olduğunun değil, onun senin değerini taşıyabilecek yerde olmadığının göstergesidir.

Ama burada ince bir ayrım var.

Her eleştiriyi “beni anlamıyorlar” diyerek reddetmek de doğru değil. Bazen kendimize bakmamız, hatamızı kabul etmemiz ve değişmemiz gerekir.

Asıl mesele, kendimizi geliştirmekle kendimizi sürekli kanıtlamaya çalışmak arasındaki farkı görebilmektir.

Çünkü kendini geliştirmek içerden gelir.
Kendini kanıtlama ihtiyacı ise çoğu zaman başkasının onayına bağlıdır.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ

Bugün hayatında kendini sürekli açıklamak zorunda hissettiğin bir kişiyi düşün.

Sonra kendine şu üç soruyu sor:

“Bu insan beni gerçekten anlamaya çalışıyor mu?”

“Yoksa ben onun beni anlaması için sürekli kendimden mi vazgeçiyorum?”

“Bu ilişkide kendim olduğumda değerim azalıyor gibi mi hissediyorum?”

Cevaplarını değiştirmeye çalışma. Sadece fark et.

Sonra elini kalbinin üzerine koy ve kendine şunu söyle:

“Ben değerimi herkesin onayından almak zorunda değilim. Beni gerçekten gören insanların yanında kendim olmama izin veriyorum.”

Canım Kadın,

Sen herkes tarafından sevilmek için yaratılmadın.

Bazen en büyük özgürlük, seni yanlış anlayan birine kendini anlatmayı bırakmaktır.

Çünkü doğru insanın yanında sürekli kendini ispatlaman gerekmez.

Olduğun hâlinle görülürsün.
Çaban fark edilir.
Kalbin anlaşılır.

Ve unutma; senin değerini göremeyen herkes, değerini azaltmaz.

Bazen yapman gereken, daha çok anlatmak değil… kendine dönmektir.

Bugün kendine şu sözü ver: Yanlış insanların gözünde doğru görünmek için kendimden vazgeçmeyeceğim.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder.