Küresel yatırımcıların ilgisi bu alana yoğunlaşırken, kısa sürede onlarca girişimci kâğıt üzerinde milyarderler kulübüne adını yazdırdı. Yapay zekâ, yalnızca teknolojiyi değil, güç dengelerini ve servet dağılımını da yeniden şekillendirdi.

Hamaney'den ABD'ye sert mutabakat tepkisi
Hamaney'den ABD'ye sert mutabakat tepkisi
İçeriği Görüntüle

Crunchbase verileri, yılın boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. 2025’te yapay zekâ girişimlerine yönelen yatırım miktarı 200 milyar doları aştı. Bu tutar, dünya genelindeki risk sermayesi yatırımlarının yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Bir yıl önce bu oran yüzde 34 seviyesindeydi. Artan fon akışı, teknoloji ekosisteminde benzeri görülmemiş bir zenginleşme dalgası yarattı.

Forbes’in değerlendirmelerine göre, yalnızca bu yıl içinde 50’den fazla girişimci ve üst düzey yönetici milyarder statüsüne ulaştı. Yeni servet sahipleri ağırlıklı olarak ABD merkezli olsa da, Çin başta olmak üzere Asya’daki açık kaynak yapay zekâ girişimleri de dikkat çekici bir yükseliş sergiledi. Yapay zekâ altyapıları, veri etiketleme şirketleri, büyük dil modelleri ve AI tabanlı uygulamalar yatırımcıların radarına girdi.

Listenin zirvesinde, 18 milyar dolarlık kişisel servetiyle Edwin Chen yer aldı. Kurucusu olduğu veri etiketleme şirketi Surge AI, beş yıldan kısa sürede 24 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Google, Microsoft, Meta ve Anthropic gibi devlere hizmet veren şirketin büyük hissesi Chen’de bulunuyor. Chen, aynı zamanda Forbes 400 listesine giren en genç isim olarak kayıtlara geçti.

Müşteri hizmetlerini yapay zekâ ajanlarıyla dönüştüren Sierra’nın kurucuları Bret Taylor ve Clay Bavor da yılın öne çıkan isimleri arasında. Şirketin 10 milyar dolarlık değerlemesi, her iki ismin de servetini 2,5 milyar dolar seviyesine taşıdı.

Henüz 22 yaşındaki Brendan Foody, Adarsh Hiremath ve Surya Midha ise Mercor girişimiyle dünyanın en genç “kendi emeğiyle zengin olan” milyarderleri oldu. Veri değerlendirme ve etiketleme alanında faaliyet gösteren Mercor’un değeri de 10 milyar doları buldu.

Avrupa cephesinde ise İsveç merkezli Lovable dikkat çekti. Anton Osika ve Fabian Hedin’in kurduğu şirket, kullanıcıların yazılım bilmeden yalnızca komutlarla web sitesi ve uygulama geliştirmesini sağlayan sistemiyle büyük ilgi gördü. Bu başarı, iki kurucuya toplamda 1,6 milyar dolarlık servet kazandırdı.

En Genç Kadın Milyarder Unvanı El Değiştirdi

Scale AI’ın kurucu ortaklarından 31 yaşındaki Lucy Guo, Meta’nın şirkete ortak olmasıyla birlikte dünyanın en genç kadın milyarderi unvanını aldı. Böylece popüler kültür ikonlarını geride bırakarak teknoloji dünyasında öne çıkan yeni bir figür haline geldi.

Zenginleşme yalnızca startuplarla sınırlı kalmadı. Büyük teknoloji şirketlerinin üst düzey yöneticileri de 2025’te servetlerini katladı. ABD’nin en zengin 10 teknoloji CEO’sunun toplam varlığı bir yıl içinde yaklaşık 550 milyar dolar arttı.

Bu listenin başında yine Elon Musk yer aldı. Musk’ın kişisel serveti yüzde 50’ye yakın artışla 645 milyar dolara yükselirken, SpaceX’in şirket değeri 800 milyar dolara dayandı. Tesla için gündeme gelen ve tarihin en büyük ücret paketi olarak nitelendirilen anlaşma da Musk’ın servetini daha da büyüttü.

2025, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda yeni bir ekonomik güç merkezi haline geldiğini gösteren yıl olarak şimdiden tarihe geçti.

Kaynak: HABER MERKEZİ