Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinler nedeniyle iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından doğan ücret alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğuna hükmetti. Daire, 11 yıl çalıştıktan sonra işten ayrılan ve daha sonra hayatını kaybeden D.K.’nin yakınlarının açtığı davada, süre dolduktan sonra talepte bulunulduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal karar 5 yılı geçiren parasını alamayabilir

Karara göre yıllık izin ücreti alacağında 5 yıllık zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlıyor. İşverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunması halinde, bu süreyi aşan yıllık izin ücreti talepleri zamanaşımı nedeniyle reddedilebiliyor.

Yıllık izin ücretinde zamanaşımı süresi 5 yıl

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak düzenlendi. Kanunun Ek 3. maddesi kapsamında yapılan düzenleme, 2017 yılında yürürlüğe girdi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, daha önce 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarih ile 7036 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih arasındaki dönem için yıllık izin ücretinde 10 yıllık zamanaşımı süresini uyguluyordu. Daire, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ile birleşmenin ardından konuyu yeniden değerlendirdi ve bu dönem için de sürenin 5 yıl olduğu sonucuna ulaştı.

11 yıl çalışan işçinin yakınları dava açtı

Karara konu olayda D.K., emeklilik nedeniyle ayrılmadan önce aynı iş yerinde 11 yıl çalıştı. İddiaya göre işçi, işten ayrılırken kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini yapılan görüşmelere rağmen alamadı. D.K.’nin vefatının ardından yakınları, iş mahkemesinde alacak davası açtı.

Dava dilekçesinde, D.K.’nin demir ustası olarak şirketin yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığı ve haftanın 7 günü görev yaptığı ileri sürüldü. Davacılar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin tahsil edilmesini istedi.

Şirket zamanaşımı itirazında bulundu

Davalı inşaat şirketi, davada zamanaşımı itirazı yaptı. Şirket, D.K.’nin iş sözleşmesinin işin tamamlanması nedeniyle sona erdiğini ve işçinin herhangi bir alacağının kalmadığını savundu.

İş mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını ve dosyadaki belgeleri inceleyerek D.K.’nin şirkette işçi olarak çalıştığını kabul etti. Mahkeme, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin işveren tarafından kanıtlanamadığına hükmetti.

Mahkeme ayrıca D.K.’nin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını ve çalışma süresinde toplam 110 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunu belirledi. Kullanılmayan izinlerin kullandırıldığının veya ücretinin ödendiğinin işverence kanıtlanamadığı sonucuna vardı.

İstinaf kararını Yargıtay bozdu

İş mahkemesi, davayı kısmen kabul etti. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını ise zamanaşımına uğradıkları gerekçesiyle reddetti. Karara yönelik istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmedi.

Davalı şirketin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacağı bakımından zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu sonucuna vardı. Daire, oy birliğiyle verdiği kararda Bölge Adliye Mahkemesi hükmünü bozdu.

Yargıtay kararında hangi ifadeler yer aldı?

Yargıtay kararında, yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu ve bu sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte başladığı belirtildi.

Kararda, D.K.’nin iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013’te sona erdiği, davanın ise 24 Ekim 2019’da açıldığı kaydedildi. İşverenin süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğuna dikkat çeken Daire, yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.

Yargıtay kararının ilgili bölümü şöyle:

“Yıllık ücretli izin alacağında zamanaşımı süresi beş yıl olup bu süre fesih tarihinden itibaren başlar.”

Fenerbahçe Asensio’nun sahalardan uzak kalacağı süre açıklandı
Fenerbahçe Asensio’nun sahalardan uzak kalacağı süre açıklandı
İçeriği Görüntüle

Karar, kullanılmayan yıllık izinlerin ücretine ilişkin taleplerde zamanaşımı süresinin ve dava tarihinin önemini ortaya koyuyor.

Kaynak: İHA