Canım Kadın,

Bazen bir insan hayatından çıkar ama zihninden çıkmaz.
Bazen bitmiş bir konuşma, söylenmemiş bir cümle, verilmemiş bir cevap ya da yarım kalmış bir hikâye yıllar sonra bile zihninde yeniden karşına çıkar.

Çünkü zihnimiz yalnızca yaşadıklarımızı değil, tamamlanmamış olarak gördüklerini de taşır.

Bir mesele yarım kaldığında sürekli düşünmek, aynı konuşmayı zihinde tekrar tekrar yapmak ya da “Acaba şöyle yapsaydım ne olurdu?” diye sormak çoğu zaman geçmişi değiştirmez. Sadece bugünün enerjisini geçmişe bağlar.

Üstelik bazen kapıyı kapatmak, yaşananları unutmak anlamına gelmez.

Kabul etmek anlamına gelir.

“Evet, böyle oldu.”

“Bunu değiştiremiyorum.”

“Bundan ne öğrendiğimi seçebilirim.”

Çünkü hayatında kapanışını başkasının vereceği bazı hikâyeler vardır. Bir özür beklersin, gelmez. Bir açıklama beklersin, yapılmaz. Birinin seni anlamasını beklersin, anlamaz.

Ve bir noktada şunu fark etmek gerekir:

Her hikâyenin son cümlesini karşı taraf yazmak zorunda değil.

Bazen kapanış, insanın kendi içinde verdiği karardır.

Geçmişte yaşadığın bir olay bugün hâlâ seni aynı öfkeye, aynı üzüntüye veya aynı beklentiye götürüyorsa kendine kızmak yerine merak et:

“Ben burada hâlâ neyi tamamlamaya çalışıyorum?”

Belki bir cevabı.

Belki bir kabulü.

Belki de kendine yıllardır vermediğin bir değeri.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ

Bugün zihninde dönüp duran tek bir meseleyi seç.

Bir kâğıda üç cümle yaz:

“Değiştiremeyeceğim şey…”

“Bu olaydan öğrendiğim şey…”

“Bugün artık kendim için seçtiğim şey…”

Son cümleyi özellikle önemse.

Çünkü geçmişi değiştiremeyebilirsin ama geçmişin bugün üzerindeki etkisiyle kurduğun ilişkiyi değiştirebilirsin.

Sonra kâğıdı kapat ve kendine şunu söyle:

“Her şeyi çözmek zorunda değilim. Bazı şeyleri kabul ederek de yoluma devam edebilirim.”

Canım Kadın,

Hayatında yarım kalmış bazı hikâyeler olabilir. Bu, senin de yarım kaldığın anlamına gelmez.

Bazı kapılar cevap verilmeden kapanır.
Bazı insanlar açıklama yapmadan gider.
Bazı soruların cevabını hiçbir zaman öğrenemezsin.

Ama hayatının devam etmesi için her sorunun cevabına ihtiyacın yok.

Bazen iyileşmek, geçmişin bütün parçalarını yerine koymak değil; artık elinde olmayan parçaları bırakıp elindeki hayatı yeniden kurmaktır.

Bugün zihninde açık kalan bir kapıyı fark et.

Ve belki ilk kez kendine şunu sor:

“Ben gerçekten geçmişi mi düşünüyorum, yoksa geçmişte yarım kalan bir duyguyu mu taşımaya devam ediyorum?”

Cevap ne olursa olsun, oradan başlayabilirsin.

Çünkü bazen yeni bir başlangıç için ihtiyacın olan şey daha fazlasını yapmak değil, artık sana ait olmayanı zihninde taşımayı bırakmaktır.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına sen de gönder.