Pek iç açıcı değil!


Kaan ALİŞAN

Kaan ALİŞAN

16 Ekim 2017, 08:40

Geçen haftayı irdeleyip ekonomik gelişmelere bir göz atarsak pek memnun olamayacak verilere ulaşıyoruz. Rakamlar, reel sektörün yükünün bir günde 26 milyar TL arttığını gösteriyor. Artan jeopolitik risklerin vize krizi ile birleşmesi sonucunda dolar Türk Lirası karşısında bir günde yüzde 3,2 değer kazanarak 3,7343'le zirve yaptı. Reel sektörün Temmuz 2017 sonu itibariyle net döviz pozisyonu 211,4 milyar dolar açık verdiği ortaya çıkıyor. Bu durum ise, dolar kurundaki her 1 kuruşluk artışın Türkiye'nin reel sektörüne 2,1 milyar TL'lik ek maliyet getirmesi demek oluyor. Bu gelişmeler ise üretim yapan firmaların önümüzdeki dönemde zor günler yaşayacağını gösteriyor. Ne yazık ki, halka açık şirketlerin değeri 23 milyar TL erimiş oluyor.

Birbirine bağlı...

Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören halka açık şirketlerin kapanıştaki toplam değeri 813 milyar TL oldu.
Haftanın ilk gününde vize krizinin tetiklediği döviz kurundaki yükseliş nedeniyle Borsa İstanbul'daki şirketlerin toplam değeri belerttiğim gibi; 23 milyar TL gerileyerek 790 milyar TL'ye düştü. Dolar artışı gösterge faizini yükseltti. Vize krizinin tetiklediği dalgalanma gösterge faizi olarak bilinen, Borsa İstanbul'da gösterge faizini de artındı, faiz oranı bir önceki hafta sonu kapanışa kıyasla 1 günde 51 baz puan artarak yüzde 12,51 oldu.

Kamuda durum...

Kamunun borç yükü 14 milyar TL arttı. Kamunun 2017 Haziran sonu itibariyle brüt iç borç stoku 540,7 milyar TL. Gösterge faizindeki 51 baz puanlık artış sonucunda kamunun brüt iç borç stoku da borçlanma maliyetindeki artışa paralel olarak yaklaşık 3 milyar TL arttı. Aynı dönemde 332 milyar TL olan kamunun brüt dış borç stoku da dolar kurundaki yüzde 3,2'lik artış nedeniyle 11 milyar TL yükseldi.

Türkiye için alarm veriyor

FED'in 20 Eylül toplantısında aldığı bilanço küçültme kararı ile FED yöneticilerinin bunu teyit eden konuşmaları küresel sıcak paranın yeni pozisyon almasına neden oldu. Ekonomik veriler de bu eğilimi destekler nitelikte özellikler taşıyor. FED'in küresel kriz sonrasında ABD piyasasına ihtiyaç duyulan nakdi verebilmek için Amerikan Hazinesinin ihraç ettiği borç senetlerini piyasadan (kişilerden ve kurumlardan) sistematik olarak toplama politikası izlemeye başladı. Parasal genişleme ya da quantitative easing veya kısaca QE olarak bilinen bu süreçte FED işsizlik ve enflasyon için birer hedef oran belirledi. Ve bu oranlar yakalanana kadar genişleyici politikaların devam edeceğini açıkladı.

Sıcak para gidebilir mi?

FED'in yaklaşık 9 yıl süren QE politikası sonucunda tahvil stoku 5 katına çıktı, 2008'de 800 milyar dolar seviyesinden 2016'da 4,5 trilyon dolara yükseldi. FED'in parasal genişlemenin sonuna gelindiğini açıklaması pahalı dolar döneminin de başlangıcı oldu, Aralık 2017'de faizleri yükselteceğini açıklaması ise özellikle gelişen ülke piyasalarında kırılganlığı arttırdı.
Fed artık elinde tuttuğu Hazine kağıtlarını vadesinde yenisiyle değiştirmek yerine Amerikan Hazinesinden tahsil yoluna gidecek. Bu durum doların tekrar anavatanına dönüşe geçmesine işaret ediyor. Yeni küresel iklimde Türkiye'nin de kullandığı küresel fonlar, sıcak para Türkiye'den uzaklaşacak, ekonomi önümüzdeki dönemde yıkıcı rüzgârlara maruz kalabilecek, ekonomiyi yönetmek zorlaşacak,  olarak yorumlanıyor.

Kırılgan beşlinin...

Son olarak yine uzmanların görüşünü paylaşayım:
'Kur hesaplarının şaşması OVP'nin tüm varsayımlarının da çökmesi demektir. Kur artışı bir yandan enflasyon ve faizleri yükseltirken büyümeyi de aşağı çekecek, işsizliği artırır. TL'nin dolar karşısındaki sert düşüşünün ekonomide yarattığı hasar onarılamazsa bütün ekonomik aktörlerin zarar görmesi kaçınılmazdır. Hükümetin 27 Eylül'de açıkladığı OVP'ye göre 2018'de büyüme hızı yüzde 5,5 ve enflasyon yüzde 7 olacak. Bu pembe hesaplar, küresel fon girişlerinin süreceği ve Türkiye'nin bundan yeteri kadar pay alacağı varsayımına dayanmakta. OVP'nin varsayımına göre küresel fon girişleri ciddi bir artış gösterecek ve yıllık ortalama dolar kuru sadece yüzde 4,2 artarak 3,73 TL olacaktır.  Kırılgan beşlinin en kırılganı Türkiye Yeni dolar ikliminde Türkiye dahil, çevre ülkelere sıcak para akımı yavaşlamış ve tüm yerel paralar gibi Türk Lirası da (hatta diğerlerine nazaran biraz da daha hızlı biçimde) değer kaybına uğramakta. Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika ve Türkiye'nin aralarında bulunduğu ülke grubu içerisinde para birimi dolar karşısında son bir ayda en çok değer kaybeden ülke Türkiye oldu.'

22 ay sonra!

Elektrik-elektronik, beyaz eşya, otomotiv, enerji, sağlık, inşaat başta olmak üzere birçok sektör için fonksiyonel mühendislik plastikleri geliştiren ve üreten İzmir Makine Sanayi - imspolymers, kuruluşundan 22 ay sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Ar-Ge Merkezi oldu. Üniversite-sanayi işbirliğini geliştirebilmek için 2015 yılının ocak ayında kendi öz kaynaklarıyla dev bir Ar-Ge yatırımı yapan İzmir Makine Sanayi - imspolymers, Türkiye'nin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı 641. Ar-Ge Merkezi unvanını aldı. Genel Müdür Yardımcısı Akın İşbilir, 'Hedefimiz katma değeri yüksek ürün geliştirerek sektörümüzde kilogram başına 1,6 dolar seviyesinde olan ihracat fiyatını 3 dolar ve üzerine çıkarmak.' dedi.  
İzmir Makine Sanayi-imspolymers İzmir'deki başarılı eğitim faaliyetleri ile adını duyuran Özel Ege Lisesi Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan'ın sanayi alanındaki ilk yatırımı.

İhracata önemli katkısı olacak!

Ağaç işleme makineleri, ahşap, orman ürünleri ve teknolojileri ile ambalaj sektörlerini bir araya getiren sektörün en önemli buluşma noktası Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı, AİMSAD ve Reed Tüyap işbirliğinde başladı. Fuarın ana temasının 'ihracat' olduğunu söyleyen AİMSAD Başkanı Mustafa Erol, Ağaç İşleme Makineleri Yan Sanayi Sektörü olarak bu yıl ihracatta yüzde 30'luk bir ihracat artışı yakaladıklarını belirterek, 'Sektör olarak tamamen ihracata odaklandık. Fuara yurt dışından 10 binin üzerinde yabancı ziyaretçi geliyor. Ciddi alım heyetleri katılıyor. Bu da artan ihracatımıza çok önemli katkıda bulunacak. Fuarın sektör ihracatımıza katkısının yüzde 25 olmasını bekliyoruz' dedi.

Puma Ignıte Netfıt Barçın Spor'da

Rahatlık ve şıklığı ön planda tutan Puma, nefes alabilir dokusu, kauçuk dış taban ve bağcık sisteminde devrim yaratan yeni modeliyle Barçın Spor'da yarı veya tam maraton koşucularının beğenisine sunuldu.
Bağcık tasarısına farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Puma, koşucular için ürettiği ayakkabı modellerini Netfit özelliğiyle tasarlıyor. Netfit bağcık sistemi sayesinde koşu yapan kişi, rahat ve özgür bir şekilde adımlarından tam performans sağlayabiliyor. Koşu ayakkabısı, bu özellikle beraber klasik bağcık bağlama tekniğinin yanı sıra; topuk desteği için bağlama tekniği, dar veya geniş ayaklar için ayrı ayrı bağlama teknikleri ve ekstra destek sağlayan bağlama tekniğiyle de kullanılabiliyor.

İş kadınlarından tepki

İlçe Müftülerine 'yoğunluk' gerekçe gösterilerek resmi nikah kıyma yetkisi verilmesini gündeme getiren ve TBMM genel kurulunda görüşmeleri ertelenen yasa tasarısına bir tepki de Ege İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Nilhan Antitoros'tan geldi.
Hukuki bir eylem olan nikah kıymanın dini görevlinin gözetiminde yapılmasının hukuken "sakat" olduğunu ifade eden Antitoros, 'resmi nikahı din görevlisi kıymamalı' dedi.

Bir alman teknoloji şirketi daha

Robot üreticisi Kuka'dan sonra bir başka Alman imalat şirketinin daha Çin'e satılma olasılığı var. Reuters Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Fulda'da yerleşik FFT üretim sistemlerine sahip,  Jiangsi Hagong Intelligent Robot adlı endüstri cihazları üreticisi, Shanghai Electric ve Çin-Alman yatırım şirketi AGIC Capital, potansiyel alıcıların ilgisini çekiyor.

30 milyondan fazla kişi

Yaklaşık 80 milyon nüfusa sahip olan Türkiye'nin 46 milyonu internet kullanırken yapılan incelemeye göre 30 milyondan fazla kişinin başta mobil olmak üzere bilgisayar ve oyun konsollarından dijital oyun oynadığı belirlendi.
Dijital oyunlar Türkiye'de toplamda 775 milyon dolarlık bir sektör haline gelirken günde 31,2 milyon oyuncu ile 40 milyon saat oyun oynadığımız ortaya çıktı. Toplam hasılatın yüzde 42,5'i yani 332.5 milyon doları mobil oyunlardan elde edilirken, geri kalan yüzde 57,5'i yani 432.5 milyon dolarının ise bilgisayar ve oyun konsollarından oynanan oyunlardan elde edildiği belirlendi. Türkiye'de 20 binden fazla internet kafe bulunuyor ve her ay aktif 7,5 milyon oyuncu buraları ziyaret ediyor.
Oyun oynama süresi olarak Polonya ve Rusya'nın ardında üçüncü sıradayız. Online oyunlara katılımda 11. sıradayız. Bunlara karşılık gelir bakımından ise 16. sırada bulunuyoruz. Oyun sektörünün en önemli kısımlarından olan e-spor sektörünün ise gelecek yıl itibari ile bir milyar liraya ulaşacağı öngörülüyor.

DİP EKSPRES
 
Fikir yarışmasının başvuru süresi uzatıldı


İzmir Ticaret Borsası (İTB) tarafından tarım alanında çalışmalar yapmak isteyen gençlere destek vermek amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen ve 'Bitkisel ve Hayvansal Üretim', 'Tarımsal Pazarlama ve Markalaşma', 'Tarımda Bilişim ve Teknoloji', 'Kırsal Kalkınma ve Kadın' konu başlıklarında açılan 'Tarım Gençlerle Yükseliyor' fikir yarışmasının başvuru süresi 15 Aralık 2017 tarihine kadar uzatıldı.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.