Vatan toprağı yasal kılıfla tehdit ediliyor
ATA Parti İzmir İl Başkanı Sema Ünal, son altı ayda çıkarılan bazı yasaların, halkın değil; dış güçlerin, yerli-yabancı sermaye gruplarının lehine olduğunu vurguladı. Ünal, kamuoyuna yaptığı basın açıklamasında; Büyükşehir Yasası, Rezerv Alan Yasası, Maden Yasası ve İklim Yasası gibi düzenlemelerin doğrudan vatan toprağını, üreticiyi ve halk sağlığını tehdit ettiğini ifade etti.
Doğa yasal düzenlemelerle yok ediliyor
Sema Ünal, söz konusu yasaların yalnızca teorik düzeyde kalmadığını, İzmir genelinde yaşanan çevre tahribatları ile pratiğe döküldüğünü belirtti. Jeotermal enerji projeleri, madencilik faaliyetleri, orman yangınları ve çöp krizlerinin bu yıkıcı politikalara somut örnekler olduğunu kaydetti.
Büyükşehir Yasası ile köylünün iradesi yok sayıldı
Büyükşehir Yasası ile birlikte köylerin "mahalle" statüsüne geçirilerek ortak kullanım alanlarının belediyelere devredildiğini hatırlatan Ünal, bu durumun köylünün üretim gücüne doğrudan darbe olduğunu dile getirdi.
Rezerv alan uygulamaları açık mülkiyet gaspıdır
Afet bahanesiyle çıkarılan Rezerv Alan Yasası’nın vatandaşın tapulu arazisini, tarlasını, hatta mezarlıklarını dahi tek imzayla elinden alma yetkisi verdiğini belirten Ünal, bu uygulamanın açık bir mülkiyet gaspı olduğunu söyledi.
Maden Yasası ile doğa madenciliğe feda ediliyor
Yeni Maden Yasası ile dağların, yaylaların ve ormanlık alanların maden sahalarına dönüştürüldüğünü ifade eden İl Başkanı Ünal, siyanürle altın arama çalışmalarının su kaynaklarını kirlettiğini ve halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtti.
İklim Yasası ile ormanlar imara açılıyor
Ünal, İklim Yasası'nın amaç dışı kullanıldığını savunarak, bu yasanın orman yangınları sonrası yapılaşmayı meşrulaştıran bir araç haline getirildiğini söyledi. Yasa ile iklim değil, rantın korunduğunu dile getirdi.
İzmir’de 2025 yazı felaketle başladı
2025 yılının Temmuz ayında İzmir’in Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınıyla karşılaştığını ifade eden Sema Ünal, 26 bin hektar alanın yok olduğunu hatırlatarak, “Bu bir doğa felaketi değil, rant düzeninin sonucudur” dedi.
Çöp krizi ve doğa talanı İzmir genelinde yayılıyor
Ünal, Seferihisar Orhanlı’da jeotermal projeler için zeytin ağaçlarının kesildiğini, Margün Enerji’nin bölgedeki su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Bayındır, Kiraz, Ödemiş ve Beydağ çevresinde yürütülen maden faaliyetlerinin tarım alanlarını tahrip ettiğini aktardı.
Tire’de iki mahallede doğa katliamı yaşandı
Tire ilçesine bağlı Karatekke Mahallesi’nde mera alanına yasa dışı çöp döküldüğünü ve köylünün geçim kaynağının yok edildiğini belirten Ünal, Çayırlı Mahallesi’nde ise yol çalışması bahanesiyle proje dışına çıkıldığını ve on binlerce ağacın kesildiğini ifade etti.
ATA Parti’den yasal düzenlemelere karşı açık çağrı
Sema Ünal, ATA Parti olarak şu talepleri kamuoyuyla paylaştı:
-
Büyükşehir Yasası, Maden Yasası, Rezerv Alan Yasası ve İklim Yasası derhal iptal edilmelidir.
-
Tüm JES ve madencilik projeleri halk onayı olmadan durdurulmalı, ruhsatlar askıya alınmalıdır.
-
ÇED süreçleri şeffaf ve katılımcı yürütülmelidir.
-
Yol ve yapı projeleri doğayı koruyacak biçimde yeniden planlanmalıdır.
-
Tarım ve mera alanları korunmalı, çöp yönetimi modernize edilmelidir.
“Bu toprağın sesi olmaya devam edeceğiz”
Ünal, “ATA Parti yalnızca bir siyasi yapı değil, halkın vicdanı ve bu toprağın sesidir” diyerek doğaya ve halka karşı yürütülen her türlü rant girişiminin karşısında duracaklarını ifade etti. Ünal, "Zeytin dalı bizim için sadece barışın değil, yaşamın simgesidir" sözleriyle açıklamasını tamamladı.


