Haber Ekspres Gazetesi’nden Turgay Kılıç’ın haberine göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZPA’nın düzenlediği “Körfez’in geleceği İzmir’in geleceği” konulu İzmir Körfez Çalıştayı’nın açılışı Tarihi Havagazı’nda sabah saatlerinde yapıldı. Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan akademisyenler ve yabancı uzmanlar, Körfez’in kirletilmesi ve sebeplerini yeniden gündeme getirdi. İzmir Çalıştay programına yaklaşık 200 akademisyen, bilim kurulu üyeleri, yerli ve yabancı uzmanlar ile çok sayıda katıldı.
‘Etkin çalışmalarla harekete geçilmeli’
ARUP Avustralya Genel Müdür Yardımcısı ve Entegresu Kayankları Lideri Uzman Dr. Andrew Watkinson, “Öncelikli olarak bu noktada küresel bir şirket olduğumuzu söylemek isterim. Sürdürebilir kalkınma noktasındayız. Türkiye de dahil olmak üzere çeşitli ülkeler arasında etkileşim halindeyiz. Bu noktada ise zararlı alk patlamalarda İzmir’de meydan geliyor. 2023 ve 2024 yılında bir patlama meydan geldi. Kırmızı türlerdeki ana kaygılar üzerinde bir çerçevede bir ön araştırmanın yapılması gerekiyor. Yüksek sıcaklıklar da birtakım durumları meydana getiriyor. Bu konuda çalışmalar yapılmalı ve birtakım sirkülasyon çalışmaları da uzun vadede yapılmalıdır. Bunun için de ana stratejinin de etkin kullanılması gerekiyor. Dört önemli ilkede arasında şunları söylemek isterim. Birincisi kontrol edilmesi, ikincisi önlenme, üçüncüsü anlayış geliştirmesi ve dört ise paydaşların da bir araya gelmesi çok önemlidir. Bu sayede paydaşlar bu sorunun farkında olmalı ve bu noktadaki sorunların kontrolünü sağlamalı. Güçlü bir şekilde alkların anlaşılması için robot teknolojisi kullanılması gerekiyor. Bu sayede ise verilerin etkin kullanılması gerekiyor. Tüm buradaki çeşitli modellerin olmasıyla ilgili hidrodinamiklerin de anlaşılması gerekiyor. İzmir Körfezi’nin de görünmeyen zararlı alkların da büyük önem taşıyor. Bu konuda incelemeler yapılmalı, etin çalışmaları harekete geçmeli” dedi.

‘Kontrol sağlanmalı’
Biliminsanı Watkinson, “İkinci ana sebep ise kontroldür. Buradaki kontrolün olması ve erken müdahale yapılması gerekiyor. Ekolojik bir anlayışın da yer almasında ise erken müdahale etkin bir şekilde sahaya sokulmalı ve bu sayede iyi bir anlayışla geniş alanlarda kontrolün sağlanması gerekiyor. Buradaki roller neler, deniz yüzeyleri üzerindeki yapıların anlaşılması için de bu geniş ekolojik anlayışın da paylaşılması gerekiyor Kontrolde üçü mekanik, killer ve karıştırmalar kullanılarak yapılan yöntemler vardır. Biyolojik metot ise bir hayta döngüsünün zarar gördüğünü görüyoruz. Bu konuda ise biyolojik bir önlem alınlarıdır. Bu konuda ekipmanların kullanılması da yer alıyor. Bu da alk patlamalarının önüne geçilmesi gerekiyor. Bu konuda ise geliştirilen etkin planlamalar var. Yapılan üzerinden dolaşımın hızlandırılması gerekiyor. Özellikle organik katkılar ve mikro vitroyalar ise toz ve çalı yangınlardan gelen mikroorganizmalar ise bu konuda tetikler cinstendir. Bunu da Avustralya’da görüyoruz. Bu da İzmir Körfezi’nden orman yangınları neticesinden de meydana geldiğini düşünüyoruz. Bu arada ise kimlerin etkilendiğini ve etkilerin nasıl yönetilmesi gerektiği ele alınmalı. Bu bilgilerin etkin kullanılması ve iyi bir yönetimle iyi bir iletişimle paylaşılarak bu risk en aza indirgenebilir. Bu konuda ise etkin azaltılması da mümkün. Avustralya örneğinden çıkmıştık. Bu konuda ise çokça destek veriliyor” dedi.

‘Siyaset yapma aracına döndürdüler’
Başkan Cemil Tugay, konuşmasında hükümetin Körfez sorununu siyasete döndürdüklerini ifade ederek “Aramızda bugün katkı veren herekse teşekkür ederim. Bu sorunun çözümüne katkı vermek için burada olduğunuzdan dolayı ve uzaklardan gelenlere teşekkür ederim. Bu konuda yuvarlak masa toplantısında da hepsi değerlendirecek. Bu konuda da yapılması gerekenler konusunda katkı sağlanacak. Ben bu çalıştayda en değerli en anlamlı çalışma olduğu için bu çalıştayı düzenleyen arkadaşlara teşekkür ederim. İzmir’i çok seven İzmirliler olarak vatansever insanlar olarak çevre duyarlılığıyla birlikte bilgiye önem veren bilim insanları olarak bu bakış açısıyla bu organizasyonu gerçekleştirdiler. Bu Körfez problemi için yapılmış en değerli çalışma ve bizler için bir başlangıçtır. Bizler kendi kurumumuzun kapasitesiyle değerlendirmek istedik. Bağlı olduğumuz merkezi hükümet ve çevre şehircilik müdürlüğünün bizlere yardımcı olmasını bekledik. Pek çoğumuzun da şahit olduğu gibi maalesef bir siyaset yapma aracına dönüştürdüler bu sorunu. Bu sorun siyaset diliyle çözülmesi gereken bir konu değildir. Bugünkü gibi bilimsel duyarlılıkla bilim insanı bakış açısıyla ve sorunu nedenleriyle mevcut haliyle gelecekte bizlere neler getireceğiyle ilgili olarak değerlendirmek konusudur. Bu gözle bakılmalı. Bunları yapanları konukların huzurunda ifade ederken zorlanıyorum. Bizlere lazım olan dil, bilim dilidir. Çirkin ve iftiralarla dolu suçlayıcı bir dil değildir. Davet ettiğimiz halde buraya gelmemizi engellenen bilim insanları var. O konuda da bizlere üzgünlük veriyor. Bunu da açıklamak zor. Sunumları dinledikten sonra benim için tablo daha da netleşti. Bazı şeylerin değerlendirilmesinde bir süreklilik ihtiyacı içerisinde olduğumuzu daha net anladım. Bu konuda bizler de sunum çıkaracaksak başımıza bir şey geldi ve krizler konusunda ise çözüm üretip bir daha tekrar etmeyecek şeklinde düşünmemiz gerek. Dünya’dan pek çok örnekler verildi” şeklinde konuştu.
Yangın külleri ve tozların etkisi
Başkan Tugay, “Letonya Büyükşehir Elçisi ziyaretime geldi. Riga’da da böylesi bir sorun olduğunu, onların temizlik için çalışmak zorunda olduğunu anlattı bana. Dünyanın farklı ülkelerinden de gördüğümüz gibi dünyada pek çok yerde görülen ve geçmişte de görülebilen bir sorun olduğunu bilmek gerekiyor. Nedenleri arasında ise yüzde 100 net değil. Deniz’in ekosistemiyle bağlantılıdır. Dünyada denizlerin kirlenmesiyle birlikte olumsuz ektilerinin altında olduğunu bilmeliyiz. Arka planda bir denizin içeriğiyle ilgili hem biyolojik hem kimyasal ve fizikselle içerikle ilgili değişim var. Aynı zamanda anlıyoruz ki iklim değişikliğinde de önemli bir etkisi var. Toz fırtınalarının denize taşınması ve alk patlamalarını tetiklemesi üzerinde söylemi, bana da daha öncesinde söylenmişti. Alk patlamasının hemen ardından orman yangınlarının oluşmasıyla denizin kirlenmesi ve körfeze etki eden o yangın külleri ve tozların da etkilerinin olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘Sürekli izlenmesi gerekiyor’
Tugay, Körfez’in sık sık izlenmesi gerektiğine de işaret ederek “Yapılacak çalışmada ise sürekli bir izleme sisteminin yaşanması gerekiyor. Bizler için şu anda tam bir şey yok. Körfez’de akl patlaması, koku, balık ölümü yok. Günlük yaşayan insanlar olmadığımız için hepimizin derdi önümüzdeki yıldır. Bu konuda gerekli önlemleri almayı planlıyoruz. Bir çalıştaydan çıkacak gerekli önlemler için de yol haritasını çiziyoruz. Bu da olası gelecekteki deniz ekosistemiyle ilgili önümüzde düşeni yapacağız. Bunu İzmir’e duyduğumuz sevgimizle ve çevremize duyduğumuz saygıyla, gelecekte ise sağlıklı bir kentte yaşama isteğimiz ve kararlığımızla yapacağız. Bu sorun bizim yani İzmir büyükşehir ile tüm katkı veren kişi ve kurumların katkısıyla çözülecektir. Buradaki en büyük dayanağımız bilgi sahibi olan insanların, hocalarımızın ve teknoloji üzerine çalışan ulusal ve uluslararası tüm kurumlarımızın desteğidir. Bu konudaki desteğe karşı inancım var. Lütfen müsteri olun. Hepimizin sürekli moralini bozmaya çalışan İzmir Büyükşehir ve yetkilerini suçlamaya çalışan insanlara kulaklarınızı kapağı ve yapabiliyorsanız buradaki çabaya katkıda bulunun. Körfezi’ temiz tutmak en asli görevimiz oldu. Bilgiye ve bilime ihtiyaç duyan insanlarız. Bir başlangıç olarak başlayan bu çalıştay süreci, hiçbir zaman bitmeyecek ve daha iyiye giden girişimimizle de başka sorunlarla da bu akıl ve bakış açısıyla başa çıkacağız” şeklinde konuştu.




