Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sermaye piyasalarında gündemde olan fon krizine ilişkin açıklama yaptı. Saral, yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı ilgilendirdiğini belirttiği süreçte kapsamlı soruşturma yürütülmesi ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.

Saral, fon krizinin yalnızca bazı fonların veya yatırımcıların uğradığı zarardan ibaret olmadığını, yatırımcıların finansal sisteme duyduğu güven açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.

“UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN”

İzmir’de sonbahar havası başlıyor: Yarın gök gürültülü, sağanak yağış var
İzmir’de sonbahar havası başlıyor: Yarın gök gürültülü, sağanak yağış var
İçeriği Görüntüle

Oktay Saral, açıklamasında fon krizinin Borsa İstanbul’dan sermaye piyasalarına kadar uzanan bir mesele olduğunu belirterek soruşturmanın kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Saral, “Bu süreci görmezden gelen, ihmali veya sorumluluğu bulunan kim varsa hukuk önünde hesabını vermelidir. Ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun, gerçekler bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“EN KILCAL DAMARLARINA KADAR TAKİP EDİLECEK”

Saral, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların soruşturmayı takip edeceğini düşündüğünü belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, “Adalet Bakanımızın ve ilgili kurumlarımızın bu soruşturmayı en kılcal damarlarına kadar takip edeceğine, milletimizin mağduriyetinin giderilmesi için gereken adımların kararlılıkla atılacağına inanıyorum” dedi.

Saral ayrıca mağdur yatırımcıların haklarının korunması gerektiğini belirterek “Biz milletimizin yanında, hakkın ve adaletin yanındayız” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’A YÖNELİK SİYASİ TARTIŞMALARA DEĞİNDİ

Saral, açıklamasında fon krizi üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik siyasi tartışmalara da değindi.

“Bu mesele üzerinden Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya yönelik hiçbir siyasi hesabın da milletimizin mağduriyetinin önüne geçirilmesine izin verilmemelidir” diyen Saral, sorumluların kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermesi ve yatırımcıların hakkının korunması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan'ın başdanışmanından fon krizine ilişkin ilk açıklama

FON KRİZİNDE NE OLDU?

Sermaye piyasalarındaki sorunlar, bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerini karşılamakta güçlük yaşamasıyla gündeme geldi.

Pusula Portföy ve Tera Portföy gibi şirketlerin bazı fonlarında yaşanan ödeme ve likidite sorunlarının ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar görüldü. Reuters’ın 22 Eylül tarihli haberine göre BIST 100 endeksi bir önceki hafta yüzde 8’in üzerinde geriledi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarının alım ve satım işlemlerini durdurdu. Kurul ayrıca tasfiye kapsamındaki fonlara ilişkin usul ve esasları belirledi.

131 FONUN TASFİYE SÜRECİ BAŞLATILDI

SPK’nın kararları kapsamında 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine ilişkin esaslar belirlendi.

Tera Portföy’ün kurucusu olduğu fonların tasfiye sürecinde Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu fonlarda ise Ziraat Bankası yetkilendirildi.

SPK, 21 Eylül’de yaptığı açıklamayla tasfiye sürecine ilişkin önemli bir değişiklik de yaptı. Daha önce üç ay olarak belirlenen tasfiye süresini altı aya çıkardı. Kurul, bu sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini, koşullara bağlı olarak sürecin daha erken tamamlanabileceğini bildirdi.

SPK’NIN İNCELEMELERİ SÜRÜYOR

SPK, fon krizinin ardından sermaye piyasalarındaki bazı işlemlere ilişkin incelemeler yürüttü ve piyasa dolandırıcılığı hükümleri kapsamında suç duyurularında bulundu.

Reuters’ın 22 Eylül tarihli haberinde de düzenleyici kurumların yatırım fonlarındaki likidite sorunları ve bazı hisselerdeki işlemler nedeniyle incelemeler yürüttüğü aktarıldı.

Saral’ın açıklaması, fonların tasfiye ve soruşturma süreçlerinin devam ettiği dönemde geldi. Saral, açıklamasında sürecin kapsamlı şekilde yürütülmesi, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi ve yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi