Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan film ve dizilere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özellikle dini değerlerin hedef alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı, bazı yapımlarda sarıklı, sakallı, başörtülü ve cübbeli vatandaşların itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını vurguladı.

"Dizi ve filmler dini değerleri hedef alıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, film ve dizi içeriklerinde dini değerlere yönelik olumsuz yaklaşımları şu sözlerle eleştirdi:

"Tıpkı 28 Şubat dönemindeki gibi belli toplum kesimleri adeta öcü gibi gösterilmekte tahkir ve tahrik edilmektedir. Buna sessiz, tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Siyasi hayatımızın bütün safhalarında desteğini, duasını hatta 15 Temmuz gecesi olduğu gibi canlarını bizden esirgemeyen insanlarımızın sırf inancı, sırf dış görünüşü dolayısıyla aşağılanmasına üç beş kendini bilmezin reyting savaşına meze yapılmasına müsaade edemeyiz. Açık ve net söylüyorum. Toplumun çimentosu olan mukaddesatımıza yönelik bu tür girişimler milli güvenlik sorunudur ve RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımız bu konularda hızlı tedbirleri devreye almalıdır. 2024 Türkiye'sinde 28 Şubat'ı hortlatmaya çalışanlara göz yummayız. Böyle bir atmosferin oluşmasına da asla fırsat vermeyiz. İlim ve mesuliyet sahibi her bir kardeşimizin bu saldırılara karşı sağlam bir direniş hattı kurması gerektiğine inanıyorum."

"Kötü örnekler toplumda umudun kararmasına sebep oluyor"

Çağatay Güç: “Parti değiştireceklerse istifa etsinler”
Çağatay Güç: “Parti değiştireceklerse istifa etsinler”
İçeriği Görüntüle

"Burada bir şikayetimi de dile getirmek zorundayım. Ne yazık ki alimlerimiz en hassas, en derin, en çetrefilli konuları medya ve sosyal medyaya taşımak suretiyle tehlikeli bir yola giriyor. İlim erbabı arasında konuşulması müzakere edilmesi gereken konular ulu orta yapılıyor. Meselelere hakim olmayanların zihinleri bulandırılıyor. Üniversitelerimiz özgürdür. İlahiyat fakültelerimiz özgürdür. Hocalarımız da, öğrencilerimiz de her soruyu sormalı, her meseleyi cesurca tartışmalı, hiçbir endişe duymadan rahatça konuşmalıdır. Ancak bunlar ulu orta kamuoyu önünde medya ve sosyal medyada değil ilim meclislerinde ehil insanlar arasında yapılmalıdır. Yine bu minvalde sivil dini yapıların kendi işlerinde ya da kendi aralarında yaptıkları münakaşalar toplumda bu müesseselere karşı güveni aşındırmaktadır. Sivil dini yapıların bu yolla yıpratılması bir takım sapık oluşumlara maalesef zemin hazırlıyor. Kötü örnekler toplumda umudun kararmasına sebep oluyor. Bakınız din adamlığıyla şovenlik aynı kisvede bulunamaz. Şöhret hastalığı, samimiyetin, hüsnüniyetin ortadan kalkmasına neden olur. Bunun vebali ağırdır. Topluma örnek olması beklenen kişilerin şöhret ve kudret uğruna ağır başlılıktan, vakardan, samimiyetten uzaklaşması iki cihanda hesabı verilemez ağır bir vebaldir."

Kaynak: HABER MERKEZİ