Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Eylül 2026’da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında çok sayıda ülke temsilcisinin salonu terk etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, Netanyahu’nun konuşmasının protesto edilmesine ilişkin, “İnsanlık İttifakı’nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir” ifadelerini kullandı. Anadolu Ajansı da Netanyahu’nun konuşması sırasında 70’e yakın ülke temsilcisinin Genel Kurul salonunu terk ettiğini bildirdi.
“Yapay zeka iş hayatını yeniden şekillendiriyor”
Erdoğan, konuşmasının ilk bölümünde MÜSİAD’ın Türkiye’nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturduğunu belirtti.
MÜSİAD’ın yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini ve yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini söyleyen Erdoğan, kuruluşun 84 ülkedeki 184 şube ve temsilcilikle faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.
MÜSİAD EXPO’nun Türkiye’nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla buluşturduğunu belirten Erdoğan, fuarın yeni pazarlar ve ticari iş birlikleri açısından önem taşıdığını söyledi.
Yapay zekanın sağlık, eğitim, bilişim, ulaşım, tarım ve ekonomi gibi alanlarda dönüşüm oluşturduğunu belirten Erdoğan, teknolojik gelişmelerin üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Erdoğan, yapay zeka geliştirilirken insan faktörünün ve toplumsal değerlerin korunması gerektiğini savundu.
“İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir” diyen Erdoğan, kamu yönetimi, özel sektör, akademi, iş dünyası ve sivil toplumun bu konuları ele alması gerektiğini söyledi.

“Ülkemizin de yer aldığı coğrafya kriz fırtınası yaşıyor”
Erdoğan, küresel sistemin meşruiyet, temsil ve adalet açısından sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunarak Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada krizlerin yaşandığını söyledi.
Ticaret, enerji arzı, gıda güvenliği ve ekonomik yaptırımlar gibi alanlarda bu gelişmelerin etkilerinin görüldüğünü belirten Erdoğan, uluslararası sorunların çözümünde güç kullanımının öne çıktığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasında da bu konuya dikkat çektiğini belirten Erdoğan, Filistin, Yemen, Sudan, Somali, Arakan ve İran başta olmak üzere farklı bölgelerde barış, adalet ve sağduyu temelli yaklaşımların gerekli olduğunu söyledi.

“Soykırımcı caniler gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız”
Erdoğan, Gazze ve Lübnan’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde İsrail yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı.
“Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda geri adım atmayacağını söyledi.
Erdoğan, Filistinlilerin yaşadığı sorunların uluslararası hukuk çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu.
“Savaş suçlularının yeri mahkeme salonları”
Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı bulunan kişilere ilişkin de konuşan Erdoğan, savaş suçlularının Birleşmiş Milletler kürsüsü yerine mahkeme salonlarında bulunması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Gazze’de hayatını kaybeden sivillere ilişkin olarak da adaletin sağlanması gerektiğini belirtti.
“Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak” ifadelerini kullanan Erdoğan, benzer olayların yeniden yaşanmaması için sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu.
“Filistin halkı yalnız değildir”
Filistin halkının yalnız olmadığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin adalet mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Netanyahu’nun konuşması sırasında çok sayıda diplomatik heyetin salonu terk etmesini de değerlendirdi.
“İnsanlık İttifakı’nın temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir” diyen Erdoğan, diplomatik heyetlerin tavrının İsrail yönetimine yönelik bir tepki olduğunu ifade etti.
Anadolu Ajansı’nın BM Genel Kurulu görüntülerinden derlediği bilgilere göre yaklaşık 70 ülkenin temsilcisi Netanyahu kürsüye çıktığında Genel Kurul salonunu terk etti veya salona gelmedi.

“Zalimin karşısında durmaya devam edeceğiz”
Erdoğan, Türkiye’nin Filistin konusunda tavrını sürdüreceğini belirterek, “Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum” dedi.
Konuşmasının son bölümünde ekonomi politikalarına da değinen Erdoğan, küresel ekonominin şoklarla karşı karşıya olduğu dönemde Türkiye’yi büyüme ve istikrar rotasında tutmaya çalıştıklarını söyledi.
Erdoğan, ekonomi politikasının üretim, yatırım, istihdam ve ihracat olmak üzere dört temel alan üzerine kurulduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce BM 81. Genel Kurulu kapsamında yaptığı değerlendirmelerde de İsrail’in Gazze’deki saldırılarını eleştirmiş ve Türkiye’nin Filistin konusunda tavrını sürdüreceğini açıklamıştı.



