Gazetecilik, hakikatin iktidar karşısındaki siperidir

24 Temmuz, Türkiye’de sansürün kaldırılışının yıldönümü olarak kutlanan Gazeteciler ve Basın Bayramı olmanın ötesinde, bugün halen sürmekte olan bir basın özgürlüğü mücadelesinin simgesi olarak anılıyor. Gazetecilik, bu topraklarda yalnızca bir meslek değil; halk adına hakikatin nöbetini tutma sorumluluğu taşıyan tarihsel bir görevdir.

Gazeteci; kalemiyle iktidarı denetleyen, topluma doğru bilgiyi ulaştırmakla yetinmeyip onu anlamlandırarak bağlamına yerleştiren, susmayan ve unutmayan bir kamu görevlisidir.

Tarihsel sorumluluk, anayasal haklardan önce gelir

Türkiye’de basın, yalnızca sansürle değil; darbeler, siyasi müdahaleler ve ekonomik baskılarla sınanmış bir alandır. Ancak bu alan, aynı zamanda 212 ruhunu yaşatan, sendikal mücadelenin, Göktepe’nin düştüğü yerden filizlenen, Hrant Dink’in sesiyle çoğalan, Uğur Mumcu’nun mirasıyla büyüyen bir direniş hafızasıdır.

Bugün dijital çağda gazetecilik; algoritmaların görünmez kıldığı içerikler, sosyal medya baskısı ve dezenformasyon dalgasıyla çok yönlü bir kuşatma altındadır.

Basın özgürlüğü, halkın denetim hakkıdır

Gerçek basın özgürlüğü; yalnızca sansürün kaldırılması değil, gazeteciliğin mesleki özerkliği ve editoryal bağımsızlığıyla yeniden inşa edilmesiyle mümkündür. Basın Kanunu'nun güncellenmesi, sadece yasal bir gereklilik değil; halkın bilgiye erişim hakkı ve kolektif hafızasının güvence altına alınması açısından da elzemdir.

Gazeteci Cem Küçük gözaltına alındı
Gazeteci Cem Küçük gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de bugün gazetecilik, yalnızca yazdığı için değil; hakikati ısrarla savunduğu için yargılanan, hedef gösterilen ve cezalandırılan bir meslek haline gelmiştir.

Gazetecilik: Kamusal yemin, vicdani direniş

Bugünün koşullarında gazetecilik, vicdan seferberliğidir. Hakikat, artık sadece bilgi değil; onu bağlamına yerleştiren gazetecinin duruşudur. Bu nedenle gazetecilik, kamusal aklı, hukuku, demokrasiyi ve insan haklarını savunmanın en önemli zeminidir.

Gazetecilik; bir meslek olmaktan önce, “susmamak, unutmamak, unutturmamak” adına verilmiş kamusal bir yemindir.

24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü vesilesiyle, tüm basın emekçilerini, hakikatin siperinde kararlılıkla görev yapan tüm gazetecileri saygı ve dayanışmayla selamlıyoruz.

Kaynak: HABER MERKEZİ