Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında deniz altından elektrik bağlantısı kurulmasını hedefleyen Great Sea Interconnector (GSI) projesi, Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

CHP Karşıyaka’da STK buluşması: “Yan yana yürüyeceğiz”
CHP Karşıyaka’da STK buluşması: “Yan yana yürüyeceğiz”
İçeriği Görüntüle

Türkiye, kendi kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo ve boru döşeme faaliyetleri ile bilimsel araştırmaların önceden koordine edilmesi gerektiğini açıklarken, Yunan basınında bu şartın Atina’nın tezleri açısından olası sonuçları tartışıldı.

YUNAN BASININDA “EMSAL” ENDİŞESİ

Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden To Vima’nın değerlendirmesine göre, GSI projesi çevresindeki anlaşmazlık yalnızca kablonun geçeceği güzergâhla sınırlı değil.

Haberde, Türkiye’nin projeye ilişkin yaklaşımında resmi bir “izin başvurusu” yerine kıyı devleti sıfatıyla yazılı mutabakat ve önceden koordinasyon talep ettiğine dikkat çekildi.

Yunan basınındaki değerlendirmelerde, Türkiye’nin ortaya koyduğu şartın kabul edilmesinin Atina’nın deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini zayıflatabileceği ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yetki iddiaları açısından hukuki bir emsal oluşturabileceği ileri sürüldü. Bu değerlendirmeler Yunan basınının yorumları olarak aktarılıyor.

Atina yönetiminin de kurulabilecek bir koordinasyon mekanizmasının Türkiye’nin tezlerini meşrulaştırabileceği yönünde endişe taşıdığı belirtildi.

GSI PROJESİ “MAVİ VATAN” TARTIŞMASIYLA KESİŞİYOR

To Vima, GSI projesinin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler nezdinde tescillediği “Mavi Vatan” doktriniyle doğrudan kesiştiğini yazdı.

Projenin güzergâhı, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarının bulunduğu bölgelerden geçiyor. Euronews’in Ağustos 2026 tarihli değerlendirmesinde de GSI’ın güzergâhının Girit ve Kaşos adalarının güney ve doğusundaki sulardan geçtiği, Türkiye ile Yunanistan’ın bu bölgelerdeki deniz yetki alanlarına ilişkin farklı hukuki yaklaşımlara sahip olduğu belirtildi.

MSB’DEN DOĞU AKDENİZ MESAJI

Milli Savunma Bakanlığı, 1 Ekim 2026 tarihli haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Yunanistan ile GKRY arasındaki elektrik kablosunun güzergâhına ilişkin soruları yanıtladı.

Bakanlık, uluslararası hukuk uyarınca Türkiye’nin kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo ve boru döşeme faaliyetleri ile bilimsel araştırmaların Türkiye ile önceden koordine edilmesi gerektiğini bildirdi. MSB ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de KKTC ve Libya ile yaptığı deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmalarıyla şekillenen ve 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletlere bildirilen kıta sahanlığındaki hak ve yetkileri çerçevesinde izinsiz faaliyetlere izin vermeyeceğini açıkladı.

Bakanlığın açıklaması, Yunanistan ile GKRY arasında planlanan elektrik bağlantı projesine ilişkin Türkiye’nin resmi tutumunu ortaya koydu.

DOĞU AKDENİZ’DE DENİZ YETKİ ALANI TARTIŞMASI

GSI projesi, enerji bağlantısı hedefinin yanı sıra Türkiye ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin farklı pozisyonları nedeniyle jeopolitik bir boyut da taşıyor.

Yunanistan, ilgili bölgelerde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarına sahip olduğunu savunuyor. Türkiye ise Yunanistan’ın yaklaşımına itiraz ediyor ve adaların ana karanın deniz yetki alanlarıyla örtüşen durumlarda otomatik olarak tam deniz yetki alanı oluşturamayacağı görüşünü savunuyor.

Bu nedenle GSI projesinin güzergâhı üzerindeki faaliyetler, enerji bağlantısının ötesinde Ankara ile Atina arasındaki deniz yetki alanları tartışmasının da bir parçası haline geliyor.

Kaynak: Haber Merkezi