ÇEVRE

Hakan Çakıcı: Zeytinliklerin madenciliğe açılması demek, halkın gıdaya erişimine doğrudan tehdit

AK Parti’nin zeytinlik alanların madenciliğe açacak yasa teklifi, Ege Bölgesi’nde zeytin üretimi ve tarım alanları için büyük risk oluşturuyor. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, tasarının yasalaşması durumunda halkın gıdaya erişiminin doğrudan etkileneceği uyarısında bulundu.

Abone Ol

AK Parti’nin zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasının önünü açan ve muhalefet partileri ve yurttaşların itirazlarına rağmen Meclis komisyonundan geçen yasa teklifine tepki gösteren Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, Ege Bölgesi’nin büyük bir risk altında olduğunu vurgulayarak, “Zeytin üretiminin en yoğun olduğu bölge Ege. Kazdağları’ndan Muğla’ya kadar uzanan bölgede zaten ciddi bir madencilik baskısı var. Bu yeni yasa ile bu baskı daha da artacaktır” dedi. Maden ve enerji yatırımlarının zeytinliklerden meralara, tarım arazilerine kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Çakıcı’ya göre, zeytinlikler madencilik faaliyetlerine açılırsa halkın gıdaya erişimi doğrudan ve olumsuz etkilenecek!

AK Parti’nin zeytinliklerin maden ocaklarına açılmaktaki ısrarı bitmedi. Önceki yıllarda zeytinliklerle ilgili yedi kez yasa tasladığı hazırlayan ancak toplumsal ve siyasi muhalefet itirazlarından sonra geri çekilen yasa taslağı bir kez daha gündeme geldi.

AK Parti’nin son olarak hazırladığı “Zeytincilik, Mera, Çevre ve Maden Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda süren 21 saatlik görüşmeden sonra kabul edilerek Meclis Genel Kuruluna sevk edildi.

Özellikle zeytinliklerin maden sahalarına dönüştürülmesini mümkün kılan düzenleme, kamuoyunda yoğun tepkiye neden oldu.

Teklifin zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verilmesini düzenleyen 11. maddesine eleştirilerin odağı oldu. Bu maddeye göre, zeytinlik alanlar, “başka bir yerde madencilik yapılamayacağı” gerekçesiyle kamulaştırılabilecek; ilgili alandaki zeytin ağaçları başka bir yere taşınarak, bölgede madencilik faaliyetleri sürdürülebilecek; yetkili bakanlık, “kamu yararı” gerekçesiyle bu sürece onay verebilecek.

“Enerji ve maden sektöründen ciddi bir baskı var”

Egeli Gazete’nin aktardığına göre Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, Ege Bölgesi’ndeki zeytinliklerin büyük bir risk altında olduğunu belirtti. Ege’nin zeytin üretiminin en yoğun olduğu bölge olduğunu söyleyen Çakıcı, “Kazdağları’ndan Muğla’ya kadar uzanan bölgede zaten ciddi bir madencilik baskısı var. Bu yeni yasa ile bu baskı daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.

Zeytinliklerin Türkiye’nin doğal bitki örtüsü içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çakıcı, “Enerji ve maden sektöründen gelen ciddi bir baskı olduğu açık. Daha önce bu faaliyetler ormanlık alanlarda yapılıyordu, şimdi ise zeytinliklere yöneliyorlar Çanakkale’den Muğla’ya, hatta Karadeniz’e kadar çok geniş bir alanda zeytinliklerimiz var. Bu alanlar sadece tarım arazisi değil; aynı zamanda kadim, doğal birer ekosistem” dedi.

“Doğrudan halkın gıdaya erişimini tehdit eden bir durum”

Sadece zeytin ağaçlarını değil, tüm tarımsal üretim zincirini olumsuz etkilediğini belirten Çakıcı, maden ocaklarının toprak, hava ve su kaynaklarında yarattığı tahribatın domino etkisi yarattığını söyledi: “Bir maden sahasında yapılan patlatmalar, toz yayılımı, yer altı sularına müdahale, sadece zeytinlikleri değil, çevresindeki tüm tarım alanlarını etkiliyor. Bu bir kümülatif yıkım süreci.”

Zeytinliklerin bugüne kadar 1939 tarihli Zeytin Yasası ile korunduğunu hatırlatan Çakıcı, “Bu yasa, madencilik faaliyetlerine ciddi kısıtlamalar getiriyordu. Şimdi bu engel kaldırıldı. Komisyondan geçmiş olması nihai bir sonuç değil ama ciddi bir aşama. İtirazlar mutlaka devam edecektir. Türkiye’de tarım alanları zaten baskı altında. Sınırlı olan bu alanları genişletemiyoruz. Elimizdeki toprakları sürdürülebilir şekilde kullanmak zorundayız. Oysa maden ve enerji yatırımları zeytinliklerden meralara, oradan diğer tarım arazilerine kadar büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu, doğrudan halkın gıdaya erişimini tehdit eden bir durum” diye konuştu.