Canım Kadın,

Hayatında sahip olduğun her şeyi herkesin bilmesi gerekmiyor. Her mutluluğunu anlatmak, her planını paylaşmak, attığın her adımı açıklamak zorunda değilsin. Çünkü bazen insan, daha yolun başındayken hayallerini anlatırken başkalarının fikirlerini, kaygılarını ve beklentilerini de sırtına yükler.

Oysa bazı şeyler sessizce büyümeli. Bir karar, önce içinde kök salmalı. Bir hayal, önce senin inancınla güçlenmeli. Herkesin bilmediği bir hedefin olması, onu daha az değerli yapmaz. Aksine, sana ait olanı korumayı öğrenmek, kişisel sınırlarının önemli bir parçasıdır.

Psikolojide de kişinin özel alanını koruması ve sınırlarını belirlemesi, sağlıklı ilişkiler açısından önemlidir. Burada tartışılması gereken nokta, her şeyi gizlemek değil; neyi, kiminle, ne zaman ve neden paylaştığını seçebilmektir. Çünkü herkesin senin hayatına dair her ayrıntıyı bilme hakkı yoktur. Güven, her şeyi anlatmakla değil, kime ne kadar açılacağını bilmekle de ilgilidir.

Canım Kadın, bazen en büyük değişim, kendini herkese anlatmayı bıraktığında başlar. Sürekli anlaşılmaya çalışmak, kararlarını savunmak ve başkalarının onayını beklemek insanı yorabilir. Sen kendi hayatının sorumluluğunu alırken herkesi ikna etmek zorunda değilsin. Planlarını anlatmak yerine adımlarını atabilir, enerjini kendini açıklamaya değil, gerçekten istediğin hayatı kurmaya ayırabilirsin.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: KENDİ ALANINI KORU

Bugün gerçekleştirmek istediğin bir hedefini düşün ve kendine şu üç soruyu sor:

- Bunu gerçekten paylaşmak istiyor muyum, yoksa onaylanmaya mı ihtiyaç duyuyorum?
- Bu kişiye anlattığımda kendimi güvende ve anlaşılmış hissediyor muyum?
- Şu an anlatmak yerine atabileceğim küçük bir adım ne?

Ardından kendine şu cümleyi hatırlat: “Her şeyi açıklamak zorunda değilim. Kendi kararlarımı düşünmek, olgunlaştırmak ve zamanı geldiğinde paylaşmak benim hakkım.”

Canım Kadın,

Unutma, özel hayatını korumak insanlardan kaçmak değildir. Bu, kendine ait bir alan oluşturmak ve o alanda özgürce gelişebilmektir. Elbette güvendiğin insanlarla paylaşmak, destek istemek ve sevinçlerini çoğaltmak güzeldir. Önemli olan, bunları mecbur hissettiğin için değil, gerçekten istediğin için yapmaktır.

Her planını herkese anlatmak zorunda değilsin. Her kararını savunmak zorunda değilsin. Ve en önemlisi, hayatını başkalarının onayına göre yaşamak zorunda değilsin.

Bazen kendin için yapabileceğin en güzel şey, daha az açıklamak ve daha çok yaşamaktır.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de hatırlamaya ihtiyacı olan tek şey şudur: Kendi hayatının sahibi olmak için herkesten izin almak zorunda değilsin.

Fatma Dayaüç