Canım Kadın,

Hayatımız boyunca bazı insanlarla aynı yolda yürür, aynı hayalleri paylaşır, aynı şeylere güleriz. Bir dönem onsuz yapamayacağımızı düşündüğümüz insanlar bile zamanla hayatımızdan uzaklaşabilir. Bazen bir kırgınlık, bazen değişen öncelikler, bazen de artık birbirimize eskisi gibi iyi gelememek aramıza mesafe koyar.

Peki, bir zamanlar çok değer verdiğin bir insanın artık hayatında aynı yerde olmadığını kabul etmek neden bu kadar zor?

Çünkü biz yalnızca insanları değil, onlarla kurduğumuz hayalleri, paylaştığımız anıları ve o ilişkinin içindeki kendimizi de bırakmakta zorlanırız. Bazen geçmişte güzel olan bir şeyi, bugün de aynı şekilde sürdürmemiz gerektiğine inanırız. Oysa insanların değişmesi, ihtiyaçlarının farklılaşması ve yollarının ayrılması hayatın doğal bir parçasıdır.

Canım Kadın, burada önemli bir ayrım var: Her uzaklaşma ihanet değildir ama her ilişkiyi geçmişteki hatırına sürdürmek de zorunda değilsin. Bazı dostluklar bir ömür sürer, bazıları ise hayatımızın belirli bir dönemine eşlik eder. Bir ilişkinin bitmesi, yaşanan güzel şeylerin değersiz olduğu anlamına gelmez. Bazen o insanla geçirdiğin zaman sana güvenmeyi, bazen sınır koymayı, bazen de kendini daha iyi tanımayı öğretmiştir.

Asıl mesele, birinin gitmesine üzülmemek değil; o gittikten sonra kendini de geride bırakmamaktır. Sürekli eski günleri düşünmek, neden değiştiğini anlamaya çalışmak ya da yeniden eskisi gibi olması için tek başına çabalamak seni yorabilir. İlişkiler emek ister ama bu emek iki tarafın da isteğiyle anlam kazanır. Bir dostluğu tek başına ayakta tutmaya çalışıyorsan kendine dönüp bakmanın zamanı gelmiş olabilir.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: GEÇMİŞİ ONURLANDIR, BUGÜNÜ SEÇ

Hayatından uzaklaşmış ya da artık sana eskisi gibi yakın hissettirmeyen birini düşün. Bir kâğıdı üç bölüme ayır ve şu soruları cevapla:

- Bu insan bana neler kattı, ondan ne öğrendim?
- Bu ilişkiyi bugün sürdürmek için gerçekten iki taraf da çaba gösteriyor mu?
- Geçmişin hatırını korurken bugün kendim için hangi sağlıklı kararı verebilirim?

Cevaplarını yazdıktan sonra kendine şunu hatırlat: “Geçmişte yaşadığım güzel şeyleri inkâr etmeden yoluma devam edebilirim.”

Bu, o insanı silmek ya da yaşananları unutmak değildir. Anılara yer açarken bugünkü hayatını da ihmal etmemektir.

Canım Kadın, herkes seninle aynı mesafeyi yürümeyecek. Bazıları en zor gününde yanında olacak, bazıları sana bir şey öğretecek, bazılarıysa yalnızca bir dönem hayatında bulunacak. Kimin neden gittiğini her zaman anlayamayabilirsin. Fakat her ayrılığın ardından kendini suçlamak, değerini sorgulamak ya da geçmişi geri getirmek için çabalamak zorunda değilsin.

Birinin hayatından çıkması, senin hayatının eksik kaldığı anlamına gelmez. Bazen büyümek, değişen ilişkileri kabullenmek ve kendine yeni bir yol açmaktır. Sana iyi gelen insanlara kıymet ver, emek verenleri gör, ama artık karşılığı olmayan bağlar uğruna kendinden vazgeçme.

Çünkü hayat yalnızca kimlerin yanında kaldığıyla değil, senin kendinle nasıl bir ilişki kurduğunla da şekillenir. Ve bazen ilerlemek, arkana öfkeyle bakmak değil; geçmişe teşekkür edip önüne dönebilmektir.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de birinin, bazı insanların hayatından çıkmasının kendi değerinden hiçbir şey eksiltmediğini hatırlamaya ihtiyacı vardır.