Urla'da Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi açıldı

İzmir'in Urla İlçesi, Limantepe'de kara ve su altı kazı çalışmaları yapan merkeze 'Ankara Üniversitesi Mustafa Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi' adı verildi. Açılış töreninde konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, "Ülkemizde ilk denilebilecek özelliklere sahip bu merkezden, arkeolojik çalışmaların geleceği için büyük beklentimiz var. Merkezin, faaliyetlerin tümünde öncü bir kurum olacağına inanıyorum" dedi

Urla'da Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi açıldı
17 Haziran 2015 Çarşamba 15:21

Türkiye'nin su altı arkeolojisindeki lider konumunun pekiştirilmesi, su altındaki kültürel zenginliklerin araştırılmasına yönelik kazı ve çalışmaların istenilen düzeye gelebilmesi için Urla'da önemli bir adım atıldı. Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeolojik Araştırma ve Uygulama Merkezi, İzmir'in Urla ilçesinde Vehbi Koç Vakfı, TINA Türkiye Su altı Arkeolojisi Vakfı ve Urla Belediyesi'nin işbirliğiyle Ankara Üniversitesi Mustafa Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi'ni açtı. Açılışta, İzmir Valisi Mustafa Toprak, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Merkezin Kurucu Müdürü ve Limantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal, Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Aydemir ve yönetim kurulu üyeleri, Ankara Üniversitesi rektör yardımcıları, öğretim görevlileri, çok sayıda davetli ve öğrenciler hazır bulundu. Tören, merkezin kurucu müdürü olan aynı zamanda Limantepe Kazı Başkanlığını yürüten Prof. Dr. Hayat Erkanal'ın, açılış konuşmasıyla başladı.

Açılış konuşmasından sonra söz alan, TINA Türkiye Su altı Arkeoloji Vakfı Kurucu onur üyesi de olan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Türkiye'nin arkeoloji dünyasının en önemli ülkelerinden biri konumunda olduğunu söyledi. Mustafa Koç, “Arkeoloji alanında kat ettiğimiz mesafe sadece Türkiye için değil, dünya çapında önem taşımaktadır. Yapılan her çalışma da uluslararası arenada takip edilmektedir. Ülkemizde bu alanda çalışan bilim insanları, su altında yapılan araştırmalar ve kazılarda sınırlı imkanları ile bugüne kadar önemli sonuçlara ulaştılar" dedi. Milattan Önce 7 bin yılına kadar uzanan tarihe, İzmir Körfezi'ne hakim stratejik konuma sahip olan Limantepe'de yapılan kara ve su altı kazı çalışmalarına değinen Mustafa Koç, “1992 yılında karada başlayan kazı çalışmalarına 1995 yılında denizin altında duvar kalıntılarının tespit edilmesiyle, su altı çalışmaları da eklendi. 2006 yılında ise, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'nün katkılarıyla su altı bilimsel faaliyetlerinin bir çatı altında kurumsallaştı. Bugün Urla'da bizleri bir araya getiren Limantepe, su altında ve karada yürütülen çalışmaları ve stratejik konumu ile arkeolojiye ilgi duyan herkesi heyecanlandırıyor. Bugüne kadar burada yapılan çalışmalar ile limanlar ortaya çıkarılmış, Neolitik dönemden günümüze, tüm Akdeniz'i içine alan deniz aşırı ilişkilere, mimari anlayışa, şehirleşmeye, beslenme ve üretim teknolojilerine, sosyal ve gündelik yaşama dair çok önemli veriler elde edilmiştir" dedi.

Gerek Vehbi Koç Vakfı'nın eğitim ve kültür alanındaki çalışmalara verdiği önem, gerekse de şahsi olarak arkeoloji ve sualtı çalışmalarına yakın ilgisinin bu projede Ankara Üniversitesi ile kendilerini buluşturduğunu anlatan Mustafa Koç, “Türkiye Su altı Arkeolojisi Vakfı'nın da rehberliği ile bu kurumun dünya standartlarında bir deniz arkeolojisi araştırma merkezi olmasına katkı sağlamaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Türkiye'de pek çok açıdan ilk denilebilecek özelliklere sahip olan bu merkezden arkeolojik çalışmaların geleceği için büyük beklentilerim var. Merkezin bilim dünyasına katkı yapmanın yanı sıra özellikle toplumdaki kültür bilincinin genişletilmesinde etkin bir rol oynayacağını, faaliyetlerinin tümünde öncü bir kurum olacağına inanıyorum" diye konuştu.

Mustafa Koç'un ardından kürsüye çıkan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, “Üniversiteler sadece nitelikli elemanlar mezun etmez. Araştırmalar yapmalı ve bunları da milletine anlatmalıdır. Araştırmalarda dört boyut vardır. Mekan, insan, zaman ve vefa. Ankara Üniversitesi cumhuriyetin ilk üniversitesi. Arkeoloji alanında da önemli çalışmaları var. Türkiye'de 11 ilde 20 noktada kazı çalışmalarını sürdürüyor. İzmir'de bu rakam dört. Dört noktada kazı yapıyoruz. Biz kültür dedektifliği yapıyoruz" dedi.

İzmir Valisi Mustafa Toprak da yaptığı konuşmada bu tür çalışmalara her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını söyledi.

Törenin ardından, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Mustafa Koç ile merkeze destek veren diğer kurumların temsilcilerine çeşitli hediyeler verdi. Tören sorasında merkezin çeşitli birimlerini gezen Mustafa Koç ve Vali Mustafa Toprak, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

MERKEZ 11 DÖNÜMLÜK ALANDA KURULDU

Bilimsel çalışmaların yanı sıra kültürel farkındalığın oluşturulması, artırılması, toplumdaki kültür bilincinin genişletilmesi, su altı çalışmalarının proje aşamasından uygulamasına kadar her evresinde politika üreten kurum olması planlanan Ankara Üniversitesi Mustafa Vehbi Koç Deniz Arkeolojisi Araştırma Merkezi, Urla Belediyesi'nin Urla Çeşmealtı'nda 2009 yılında tahsis ettiği 11 dönümlük alanda kuruldu. Beş farklı üniteden oluşan merkezde, su altı çalışmalarında büyük öneme sahip restorasyon laboratuvarı, depo alanı, ulusal ve uluslararası ölçekte araştırmalara ev sahipliği yapması hedeflenen bir kütüphane, bölgeye hizmet verecek konferans salonu, antik dönemlerden günümüze uzanan denizcilik teknolojilerindeki gelişmeleri yansıtan canlandırmaların sergileneceği 4 dönümlük sergileme alanları ile projelerde çalışan katılımcıların barınabilmesi için 30 kişi kapasiteli yatakhane bulunduğu belirtildi. Alanında önemli çalışmalara imza atacak olan merkez, su altı arkeolojisi ile ilgili yapılacak uluslararası işbirlikleri için de Türkiye'nin yüzü olma misyonunu üstlenecek. Projede yer alan Arkeopark'ın da, bölgede turizm faaliyetlerine katkı sağlanması hedeflendi.

Kaynak: DHA
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.