Yürüyüş başlatan işçilere anne ve baba desteği

Haksız yere işten çıkarıldıkları için İzmir'den Ankara'ya 'Herkes için adalet' yürüyüşüne başlayan İZSU çalışanları Ali Ünlü ile Serhan Korkmaz, Turgutlu'yu geçti. Yürüyüş boyunca annesi ve babasının araçla kendilerine destek olduğunu belirten Ünlü, 'Babam ve annem önden araçla gidip, çadırımızı kuruyor, yemeğimizi yapıyor ve çayımızı demliyor' dedi

Yürüyüş başlatan işçilere anne ve baba desteği
23 Mayıs 2018 Çarşamba 15:53

Ali Budak- İZSU'da güvenlik görevlisi olarak çalışan ve haksız yere işten çıkarıldığını iddia eden Ali Ünlü (33) ile arkadaşı Serhan Korkmaz (32), CHP Genel Merkezi'ne ulaşmak için başlattıkları İzmir'den Ankara'ya 'Herkes için adalet' yürüyüşünde Turgutlu'yu geçti. Yürüyüş boyunca annesi ve babasının araçla kendilerine destek olduğunu belirten Ünlü, 'Babam ve annem önden araçla gidip, çadırımızı kuruyor, yemeğimizi yapıyor ve çayımızı demliyor' dedi

2013 yılında güvenlik şefi olan Ali Ünlü ile güvenlik görevlisi Serhan Korkmaz, bazı kurum yöneticilerinin kurumun imkanlarını özel işleri için kullandığını iddia ederek 2014 yılında İZSU Teftiş Kuruluna dilekçe verdi. Teftiş kurulunun soruşturmasının ardından, İZSU'da memur amiri olan Ömer Yapan ve memur şefi Mustafa Çimen, kınama cezası aldı. Bu olaydan sonra, Mustafa Çimen itibarının zedelendiğini belirterek, 2016 yılında Ali Ünlü hakkında teftiş kuruluna dilekçe verdi. Teftiş kurulunun açtığı ve yaklaşık 2 yıl süren soruşturma sonucunda, Ali Ünlü'nün iş akdi yaklaşık 2 hafta önce, Serhan Korkmaz'ınki ise 3 hafta önce feshedildi. Ceza alan yöneticilerin verdiği şikayet dilekçesi sonrası işten çıkartıldığını ifade eden Ünlü ve Korkmaz, sorunlarını dile getirmek için Ankara'daki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne 'Herkes için adalet' yürüyüşü düzenledi. Ünlü ve Korkmaz, 13 gün içinde Ankara'da CHP Genel Merkezi kapısına ulaşmak ve üzerilerindeki tişörtle üyesi oldukları CHP üye kartlarını genel merkezin kapısına bırakıp geri döneceklerini belirtiyor.

'Çalmadık kapı bırakmadık'

Siyasi ve bürokratik güçlerin de etkisiyle hakkında soruşturma açıldığını öne süren Ünlü, şöyle devam etti: Hakkımda açılan bu soruşturma ise 1 yıl 3 ay sürdü. Bu da 696 sayılı KHK ile kadroya geçiş dönemine denk geldi. Soruşturma sonucunda işe iade kararım çıktı. Onlar da bunu gördü ve geri adım attı. Sonrasında bana işbaşı verdiler. İşbaşı yaptıktan 20 gün sonra ise işten çıkarıldım. CHP Buca gençlik ve il gençlik kollarının yönetiminde mahalle, il ve kongre delegesi oldum. Partimde yıllarca görev aldım. Bu süreçte aşındırmadığımız kapı da kalmadı. Meclise kadar gittik ve genel başkan yardımcıları ve milletvekilleriyle görüştük. Milletvekilleri mevzu İzmir olunca bir şey yapamadıklarını çünkü Aziz Kocaoğlu'nun kendilerini süreçlere karıştırmadıklarını dahi söylediler. Bütün bu süreçlerden geçtik ve sesimizi duyurmak adına son olarak bu kararı aldık. Herkes için adalet dedik ve yürüyoruz.

Yürüyüşümüzde genel başkanımızı örnek aldık

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nde de nöbetinin olmadığı ve haftalık izin günlerinde bulunduğunu belirten Ünlü, 'Çanakkale Kurultayı ve Maltepe mitinginde de bulundum. Aslında bu adalet yürüyüşünde genel başkanımızı da örnek aldık. O da adalet için yürüdü. Biz de adalet için yürüyoruz. CHP'den arandık ve partiye zarar vereceğimiz söylendi. Emek verdiğimiz işimizden adaletsiz bir şekilde atıldığımızda sesinizi çıkarmayanların yürüyüş yaparken bunları söyleme hakkı olmadığını söyledim. Bu zaten siyasi bir hareket değildir. Kesinlikle siyasetle de işi yok. Kimseye oy kazandırmak ya da kaybettirmek gibi bir düşüncemiz de yok. Bu yürüyüşümüz siyasi propagandalara kapalıdır. Art niyetli düşünülüp seçim döneminde yapıldığı düşünülüyorsa da bu düşünce yanlıştır. Çünkü çıkışımızı daha bir hafta önce aldık. Seçim dönemine çıkışımız denk getirildi. Onlar seçimi düşünmüyor ve çıkışımızı veriyorsa biz niye düşünelim? Biz hakkımızın, ekmeğimizin peşindeyiz' ifadelerini kullandı.

'Yaşadığımız hukuksuzluğun mücadelesini veriyoruz'

Teftiş Kurulu'ndan bir netice alamayınca sorunlarını BİMER'e şikayet ettikleri için haklarında 'ahlaksız muhbirler' diye kara propaganda yapıldığını iddia eden Ünlü, 'BİMER devletin bir mercisi. Buraya şikayette bulunduk diye hakkımızda 'ahlaksız muhbirler' gibi ifadeler kullanılması yanlıştır. İZSU, hakkımızdaki dosyaları savcılığa intikal ettirdiğini söyledi. Ancak o dosyalar savcılığa intikal edilecek hale getirilene kadar o dosyaların nasıl hukuksuzca oluşturulduğunun mücadelesini veriyoruz. Biz bu süreçte yaşadığımız hukuksuzluğun mücadelesini veriyoruz. Şu an özellikle güvenlikteki mesai arkadaşlarımızdan aşırı derecede destekleyici telefon ve mesaj alıyoruz. Ancak işsiz kalmaktan korktukları için hiçbir açıktan destek veremiyor. Sosyal belediyecilik diyoruz ama eleştiremiyoruz' diye konuştu.  

Yürümekten başka çaremiz kalmadı

Serhan Kormaz da kendisinin ve Ünlü'nün görevlerinde sergiledikleri başarılardan ötürü hem sözlü hem de yazılı şekilde teşekkür belgeleri aldıklarını belirterek, bu yürüyüşü yapmaktan başka çarelerinin kalmadığını söyledi. Korkmaz, 'İşten çıkarıldım ve yeniden işe alındım. Alındıktan sonra da kredi çekip, araç aldım. Şimdi onun kredisini nasıl ödeyeceğim? Hepimiz işe alınmamıza göre plan yaptık. Şimdi ise işsiz kaldık' dedi. n Ali Budak


Annem yemeğimizi yapıyor, babam çadırımızı kuruyor

Yürüyüş boyunca annesi Gülşah Ünlü ve babası Davut Ünlü'nün araçla kendilerine destek olacağını ifade eden Ünlü, konuşmasını şöyle sürdürdü: Onlar, bizim önümüzden gidiyorlar ve yemek, barınma gibi ihtiyaçlarımızı gideriyorlar. Babam ve annem önden araçla gidip, çadırımızı kuruyor, yemeğimizi yapıyor ve çayımızı demliyor. Babam da kamyon şoförü ve bu yürüyüşü 2 hafta olarak planladık. Çünkü bu süreçte kamyonun kontağını kapadı. Annem, tütünde çalışıyor. O da izin aldı. Borç harç bir araba kiraladık ve yürüyüşe başladık. Biz sabah erkenden yola koyuluyoruz. Onlar da arabayla yola koyuluyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.