BURCU YANAR/ÖZEL HABER
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Bornova Kültür Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde saat 20.30’da sahnelenecek olan "Müziğin Kadın Kahramanları" konseri, kadınların sanat ve toplumdaki eşitsiz mücadelelerini konu alacak. İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin solist sanatçılarından Birgül Su Ariç’in öncülüğünde gerçekleşecek olan konser, müzik ve tiyatroyu harmanlayarak izleyicilere duygusal ve dokunaklı bir gece yaşatacak. Tarihte kendi isimlerini saklamak zorunda kalan kadın bestecilerin eserlerinin öne çıkacağı bu özel gecede, sahneye çıkan sanatçılar, tarihsel ve güncel bağlamda kadınların toplumdaki mücadelesini yansıtacak.
Ariç: Kadınlar her alanda var olabilir
30 yıldır İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin solist sanatçısı olan ve Şan Pedagogluğu yapan Birgül Su Ariç, “Çok değerli bir ekiple çalışıyoruz. Bu projede üç kadın solist olarak yer alıyoruz ama bir de dinleyicilerimize güzel bir sürprizimiz var. Değerli replikleriyle bize eşil edecek olan Tiyatro Sanatçısı Ece Güzel’de bizlerle olacak. Dolayısıyla bu sadece bir müzik değil. Müzik ve tiyatro eşliğinde bir konsept olacak. Ayrıca minik aksesuarlarla ve ışıklarla rejimiz de olacak. Aslında buna bir tiyatral konser de diyebiliriz. Kadının bilimde, sanatta ve ev hayatında her noktada var olma savaşını biz kadın besteciler üzerinden yansıtmaya çalışıyoruz. Bizim sahnedeki varlık sebebimiz de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. Onun sayesinde biz bunu yapabiliyoruz. Bu yüzden bütün genç kadınlarımıza siz her yerde var olabilirsiniz mesajını vermek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Konserin sonunda bir sürpriz olduğuna da dikkat çeken Ariç, “Günümüzde başı dimdik yaşayan bir kadın bestecimizin de vatan uğruna şehit olmuş başka bir kadın kahraman için bestelediği bir türküyü de seslendireceğiz ve kendisini de seyirciyle tanıştırmak istiyoruz” diyerek müjde verdi.

Özmen: Sıra dışı ve dokunaklı bir konser olacak
Dokunaklı bir eser ortaya koyduklarının altını çizen Solist Sanatçı Ayşe Şener Özmen, “Dünyanın en sıra dışı mesleklerinden birini yapıyoruz diyebilirim. 8 Mart aslında kutlanacak bir gün değil. Aksine kadınlarla ilgili sorunlara parmak basmak için önemli bir gün. Biz bu konserde tarihte baskılanmış, o güzel eserlerinin ortaya çıkması engellenmiş ve bunun için gerektiğinde takma adlar kullanmış kadınların eserlerini seslendireceğiz. Bu hepimizi için bir gurur çünkü alışılagelmişin dışında bir repertuarsımız var. Birgül hocamız bizlere kadın bestecilerden oluşan bir kitap vermişti. Bunun üzerine acaba 8 Mart’ta bir konser yapsak ve hiç bilinmeyen bu kadınların isimlerine ve onların ruhlarına selam mı versek diye düşündük. Bu fikir buradan ortaya çıktı. Burada tiyatro oyuncumuz Ece’ye ayrıca teşekkür etmek istiyorum çünkü hiç beklentisiz bir şekilde geldi. Yazdığı mizansenle bizleri öyle güzel destekledi ki çok keyifli ve dokunaklı bir konser ortaya çıktı. Bu konser sayesinde mesajımız şu olabilir; hem cinsel hem de sınıfsal sömürünün tamamen ortadan kalktığı, bunları konuşmak zorunda olmadığımız günlere hasretiz. Kadın erkeğin bir adım arkasından değil onun yanında yürümelidir. Mustafa Kemal Atatürk kadınların hayatına öyle bir vizyonla ışık tuttu ki bizi Türkiye’de kadınlar olarak şanslı bir duruma getirdi. Bu sebeple ona da minnetimi dile getirmek isterim” diye konuştu.
Şenoğul: Hevesle başladık
Büyük bir hevesle yola çıktıklarını anlatan Solist Sanatçı Ayşe Şenoğul, “8 Mart için bu konserimiz yaklaşık iki ay önce şekillenmeye başladı. Anlamlı bir repertuar oluşturarak önce bizim kalbimize dokunması sonra da bunu seyirciye aktarabilmek adına büyük bir hevesle başladık. Ortaya koyduğumuz eserde özellikle dönemin koşullarında da günümüzde de kadınların belki de kimliklerinde vazgeçmek zorunda kalarak sanatını yapmaya çalışmaları vurgulanacak. Sadece sanatta değil toplumun her alanında kadınların yok sayıldığı su götürmez bir gerçek. Konserimizde buna dikkat çekeceğiz” dedi.
Güzel: Baskılanmış kadınları öne çıkardık
Konserin tiyatral kısmıyla ilgilenen Tiyatro Sanatçısı ve Oyuncu Ece Güzel, “Oyunumuzun rejisörü Nejat Şengün beni aradı ve böyle bir konser fikrinden bahsetti. Ben de bu güzel ekibin içinde var olmak istedim. Böylelikle Nejat bizi bir araya getirmiş oldu. Bu konsere tiyatral anlamda bir katkım oldu. Bir metin hazırladık. Bu metinde konserde bestelerinin seslendirileceği 8 tane kadın bestecinin hayatlarından, zaman zaman da dudaklarından dökülmüş sözlerinden oluşan kısa anlatımlı bir metin haline geldi. Bu karakterlerin bazılarını oynuyorum, bazılarından ise ithafen bahsediyoruz. Sadece kadın olmanın zorluklarıyla karşılaşan, bastırılmış, engellenmiş kadınların hikayelerini öne çıkarmaya çalıştık. Tarihten bu güne kadınların yaşadığı problemler bu gün de su yüzünde. Yüzyıllardır böyle devam ediyor” açıklamasında bulundu.




