Canım Kadın,
Bazı ilişkiler vardır; içine huzurla girersin ama zamanla kendini daha yorgun, daha güvensiz ve daha eksik hissetmeye başlarsın. Eskiden kolayca yaptığın şeyleri sorgular, kendi değerinden şüphe eder, karşındaki insanın davranışlarını anlamlandırmaya çalışırken kendinden uzaklaşırsın.
Peki, bir ilişki seni neden beslemek yerine tüketmeye başlar?
İnsan bazen kendi içinde çözemediği duyguları, karşısındaki kişiden karşılamaya çalışır. Eksik hissettiği özgüveni, huzuru, değeri ya da kontrol duygusunu ilişkisi üzerinden tamamlamak ister. Bu ihtiyaç fark edilmediğinde eleştiriye, kıskançlığa, küçümsemeye veya karşı tarafı kontrol etme çabasına dönüşebilir. Ancak her zor davranışın altında mutlaka bir eksiklik olduğunu düşünmek de doğru değildir. Önemli olan, karşımızdaki insanın davranışlarının bizde neye yol açtığını görebilmektir.
Çünkü bir insanın kendi iç dünyasında yaşadığı sorunlar, senin kendinden vazgeçmeni gerektirmez.
Sağlıklı bir ilişkide iki insan birbirinin bütün eksiklerini kapatmak zorunda değildir. Birbirlerine destek olurlar ama birbirlerinin hayatını sırtlanmazlar. Severler ama sevgiyi kontrol etmekle karıştırmazlar. Birbirlerinin gelişimine alan açarlar; kim olduklarını unutturmazlar.
Bir ilişkide kendini sürekli kanıtlamak zorunda kalıyorsan, orada yalnızca sevgiyi değil, kendi sınırlarını da sorgulaman gerekir.
Canım Kadın, birinin seni sevmesi için kendini küçültmek, onun huzuru için kendi huzurundan vazgeçmek ya da ilişkini ayakta tutabilmek için sürekli daha fazlasını vermek zorunda değilsin. Bir başkasının kendi içinde tamamlaması gereken yolculuğu senin sorumluluğun değildir.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: İLİŞKİDE KENDİNE DÖN
Bugün hayatındaki önemli bir ilişkiyi düşün ve kendine şu üç soruyu sor:
- Bu ilişkinin içinde kendimi daha çok kendim gibi mi hissediyorum, yoksa sürekli kendimi değiştirmeye mi çalışıyorum?
- Karşımdaki insanın duygularını anlamaya çalışırken kendi ihtiyaçlarımı ihmal ediyor muyum?
- Bu ilişkide sevgiyle mi hareket ediyorum, yoksa kaybetme korkusuyla mı?
Cevaplarını yargılamadan yaz. Amacın hemen bir karar vermek değil, kendi duygularını ve ihtiyaçlarını daha net görebilmek.
Ardından kendine şu cümleyi hatırlat: “Birini sevebilirim ama onun bütün sorumluluğunu üstlenmek zorunda değilim.”
Canım Kadın,
Herkesi iyileştiremezsin. Herkese kendini anlatamaz, herkese değerini kabul ettiremezsin. Üstelik bunları yapmak senin görevin de değil.
İlişkilerde asıl güç, hiç kimseye ihtiyaç duymamak değildir. Kendi ayaklarının üzerinde durabilmek, ihtiyaçlarını ifade edebilmek ve sana iyi gelmeyen davranışlar karşısında sınır koyabilmektir.
Unutma; sevgi, kendinden vazgeçtiğin ölçüde büyümez. Gerçek yakınlık, iki insanın birbirini eksiltmeden yan yana durabilmesidir. Sen de bir ilişkinin içinde yalnızca sevilen değil, kendini güvende, değerli ve özgür hisseden bir kadın olmayı hak ediyorsun.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de hatırlamaya ihtiyacı olan şey şudur: Kendini kaybetmeden de sevebilirsin.