Siyasetçi Seçkin Boyunağa "Terörsüz Türkiye’ye Evet, PKK’nın Sosyalleşmesine Hayır!" dedi.

Batı Nil virüsü Yunanistan’da yayılıyor
Batı Nil virüsü Yunanistan’da yayılıyor
İçeriği Görüntüle


Terörsüz Türkiye’ye EVET! PKK’nın sosyalleşmesine ve kültürelleşmesine HAYIR!
Türkiye’de silahlı terörün, bilhassa PKK terörünün tamamen bitirilmesini, silahların susmasını ve terör örgütlerinin tasfiye edilmesini destekliyorum. Ancak bu destek, PKK’nın ve onun uzantılarının “terör örgütü” kimliğinden sıyrılarak meşru bir siyasi aktör, “kültürel hak” savunucusu ya da “sosyal muhalefet” unsuru gibi gösterilmesine, toplum içinde normalleştirilmesine, kültürel ve siyasal alanda yer bulmasına asla rıza göstermez.

Seçkin Boyunağa: İzmir'i sistematik olarak pkk ya teslim ettiniz. Bugün bu yangının bu boyuta ulaşması sizin eseriniz. İtfaiye'de ki 7 müdürün 6 sı hdp'li terörist destekçisi! elimizde belgeler var açıklayacağız. Hesap vereceksiniz!
Silah bırakmak bir şeydir, örgütü ve ideolojiyi sosyalleştirip kültürelleştirerek meşrulaştırmak bambaşka bir şeydir. Birincisi terörle mücadelenin hedefidir; ikincisi ise o mücadelenin ruhunu bozmak, milletin iradesini aşındırmak ve toplumun zihninde tehlikeli bir meşruiyet zemini yaratmaktır.

Soru açıktır:
Silahı bırakıp silahlı mücadeleyi bitirmek istiyorsanız tamam. Ama örgütü ve ideolojiyi sosyalleştirip kültürelleştirerek meşrulaştırma girişimlerini nasıl önleyeceksiniz? Bu süreç, zaten var olan ayrışmayı daha da derinleştirmeyecek midir?
Terörsüz bir Türkiye istiyorsak, sadece silahı susturmak yetmez. Terörün ideolojik ve kültürel uzantılarına da net bir şekilde “hayır” demek gerekir. Aksi takdirde, silahlar susmuş olsa bile zihinler ve toplum yeniden yaralanmaya devam eder.

Gayret et, davet et, hayret et, affet, tevbe et, sakın ihanet etme.” Hacı Bektaş-ı Veli
İşte bu noktada, Meclis’ten geçen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ciddi endişe doğurmaktadır. Silah bırakmanın teyidine bağlanmış olsa da, örgüt üyeliği, propaganda ve yardım gibi suçlarda soruşturma ve cezaların ertelenmesi, belirli şartlarla topluma dönüş ve entegrasyon yollarının açılması, fiilen bir “sosyalleşme” kapısı aralamaktadır. Kasten öldürme gibi ağır suçlar dışarıda bırakılmış olsa bile, on binlerce insanın zihninde “terörist” olarak kodlanmış kadroların, kısa bir süre sonra “siyasi faaliyet” ve toplumsal hayata katılım imkânı bulması, milletin adalet duygusunu yaralar.
Bu karar, terörle mücadelenin kesin zaferini değil, kontrollü bir “durum değişikliğini” hedeflediğini göstermektedir. Oysa millet, silahın susturulmasını isterken, aynı zamanda örgütün ideolojisinin, sembollerinin ve kadrolarının kültürel-siyasal alanda yeniden üretilmesine de izin verilmemesini istemektedir. Aksi takdirde, “terörsüz Türkiye” sloganı, pratikte “terörün sosyalleştiği Türkiye'ye dönüşme riski taşır.
Milletin sabrı, adaleti ve birlik iradesi, bu tür yumuşak geçişlere kurban edilemez. şeklimde açıklamalarda bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi - Eyüphan GÜNDOĞDU