Tarım ve Orman Bakanlığı'nın şubat ve mart aylarında gerçekleştirdiği gıda denetimlerinde, Köfteci Yusuf'un ürünlerinde domuz eti bulunduğuna dair iddialar gündeme bomba gibi düştü. Sosyal medyada büyük yankı bulan bu iddialar, firmanın isminin açıklanmaması için mahkemeye başvurduğu söylentileriyle daha da alevlendi.

Bilmeden domuz eti yedim, ne yapmalıyım?

İslam dini, insan sağlığını ve ruhunu koruma amacıyla bazı yiyecekleri yasaklamıştır. Domuz eti, Kur'an-ı Kerim'de açıkça haram olarak bildirilmiştir. Ancak, birçok insan bilmeden domuz eti yediklerinde ne yapmaları gerektiğini merak ediyor. Peki, bilmeden domuz eti yemek haram mıdır ve bu durumda ne yapmalısınız?

Domuz eti yemek günah mı?

İslam’da haram olan bir yiyeceği bilerek tüketmek, büyük bir günah olarak kabul edilir. Ancak bilmeden domuz eti yemek, kasıtlı bir günah olarak sayılmaz. İslam âlimlerine göre, bir kişi bilmeden haram bir yiyecek tükettiğinde doğrudan günah işlemiş sayılmaz. Ancak, kişi bunu fark ettiğinde durumu derhal düzeltmeli ve Allah'tan af dilemelidir. Bu tür bir durumda yapılması gereken en önemli şey, tövbe etmek ve bir daha aynı duruma düşmemek için dikkatli olmaktır.

Fenerbahçe Futbol AŞ’de 7 yönetici istifa etti
Fenerbahçe Futbol AŞ’de 7 yönetici istifa etti
İçeriği Görüntüle

Bilmeden domuz eti yedikten sonra yapılacaklar

  1. Tövbe Etmek: Bilmeden yapılan bu hata için içtenlikle tövbe etmek, Allah'tan af dilemek önemlidir.
  2. Dikkatli Olmak: Bu duruma bir daha düşmemek için yiyeceklerin içeriğini dikkatlice kontrol etmek gerekir.
  3. Haramı Terk Etmek: Farkına vardığınız anda, o yiyeceği tüketmeyi bırakmak gerekir.

İslam’da niyet çok önemli bir unsurdur. Bilmeden yapılan hatalar, samimi tövbe ve pişmanlıkla Allah katında affedilebilir.

Diyanetin domuz eti ve haram yiyecekler hakkındaki açıklaması ise şu şekilde:

"Etlerinin yenmesinin helâl olduğu hususunda görüş birliği bulunan hayvanlar şunlardır:
a) Sığır, manda, koyun, keçi, deve, tavşan, tavuk, kaz, ördek, hindi türünden evcil hayvanlar,
b) Geyik, ceylan, dağ keçisi, yabanî sığır ve zebra gibi yabani hayvanlar,
c) Güvercin, serçe, bıldırcın, sığırcık, balıkçıl gibi kuşlar. Bu hayvanların etlerinin helâl olduğunda fakihler görüş birliğindedir. Bu sayılanların bir kısmının helâlliği Kur'ân’da tasrih edilmiş, diğerleri de Kur'ân’ın “yiyiniz” dediği iyi ve temiz şeyler (el-Mâide, 5/1; el-Hac, 22/28, 30) (mübah) kapsamında görülmüştür.
Etlerinin yenmesinin haram olduğunda görüş birliği bulunan hayvanlar ise şunlardır:
a) Domuzun haram olduğu, Kur'ân’ın açık hükmüyle sabittir (el-Mâide, 5/3). Kur'ân’da ismi anılarak yasaklanan tek hayvan domuzdur. Kur'ân’da sadece domuzun etinin haramlığından söz edilse de İslâm âlimleri, En‘âm sûresinin 145. âyetinde geçen “rics” ifadesi ile A‘râf sûresi 157. âyetindeki “... onlara pis ve murdar olan şeyleri haram kılar.” ifadelerini birlikte değerlendirmişler ve domuzun her şeyinin haram olduğunu belirtmişlerdir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 6/133).
b) Allah’tan başkası adına kesilen hayvanların etlerinin haram olduğu da yine Kur'ân’ın hükmüne dayanır: “(Kesim sırasında) üzerine Allah’ın adı anılmayan hayvanların etlerini yemeyin.” (el-En'âm, 6/121). Bu ilke, İslâm’ın tevhid akidesine verdiği önemin ve şirke karşı aldığı kesin tavrın bir göstergesidir.
c) Dinî usullere uygun olarak kesilmemiş veya kendiliğinden ölmüş olan hayvanın etinin haram olduğu da yine Kur'ân’ın açık hükmüne dayanır: “Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı.” (el-Bakara, 2/173); “Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan; (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç olmak üzere boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile (tazim amacı ile) dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar size haram kılındı.” (el-Mâide, 5/3).
Yukarıda zikri geçenler dışında kurt, aslan, kaplan gibi köpek dişleriyle; doğan, şahin, kartal gibi pençesiyle avlanan hayvanlar ile sinek, örümcek, akrep gibi haşeratın yenilmesi İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre caiz görülmemiştir."

Kaynak: HABER MERKEZİ