Canım Kadın,

Hiç gitmen gereken bir yerde kaldığın, denemek istediğin bir şeyi ertelediğin ya da sana iyi gelmeyen bir insandan vazgeçemediğin oldu mu? Belki de içinden defalarca “Artık değişmeliyim.” dedin ama bir türlü harekete geçemedin.

Peki, hiç düşündün mü? Seni durduran şey gerçekten koşullar mı, yoksa zihninin seni korumak için ürettiği korkular mı?

Değişimden, başarısızlıktan, yalnız kalmaktan, reddedilmekten ya da yanlış anlaşılmaktan korkabiliriz. Zihnimiz, belirsizliği bazen tehlike gibi algılar ve bizi bildiğimiz yerde tutmaya çalışır. Çünkü bildiğimiz acı bile bazen bilmediğimiz bir ihtimalden daha güvenli görünür.

İşte bu yüzden korku her zaman “Dur!” demez. Bazen “Biraz daha bekle.”, “Şimdi sırası değil.” ya da “Ya başaramazsan?” der. Biz de kendimizi koruduğumuzu sanırken farkında olmadan hayatımızı küçültmeye başlarız.

Oysa cesaret, korkunun tamamen geçmesini beklemek değildir. Korku varken de kendi değerlerimiz doğrultusunda küçük bir adım atabilmektir. Kabul ve Kararlılık Terapisi yaklaşımında da amaç, zor duyguları bütünüyle ortadan kaldırmak değil; bu duygulara rağmen bizim için anlamlı olan yönde hareket edebilmektir.

Canım Kadın, her şeyi bugün değiştirmek zorunda değilsin. Ama korkularının senin yerine bütün kararları vermesine de izin vermek zorunda değilsin. Bazen bir sınır koymak, bazen bir başvuru yapmak, bazen de uzun zamandır ertelediğin bir konuşmayı başlatmak, kendine doğru attığın ilk adımdır.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: KORKUNUN ÖTESİNDEKİ ADIM

Bugün hayatında ertelediğin bir konuyu düşün ve kendine şu üç soruyu sor:

- Neden bekliyorum? Gerçekten zamana mı ihtiyacım var, yoksa başarısızlık, reddedilme ya da belirsizlik korkusu mu beni durduruyor?
- Bu korku olmasaydı neyi seçerdim? Nasıl bir hayat, nasıl bir ilişki ya da nasıl bir benlik istiyorum?
- Bugün atabileceğim en küçük adım ne? Bir mesaj göndermek, bir sınır koymak, araştırma yapmak ya da yalnızca ilk adımı planlamak…

Şimdi derin bir nefes al ve kendine şunu söyle: “Korkmam, yapamayacağım anlamına gelmez. Kendimi hazır hissetmeyi beklemeden de küçük bir adım atabilirim.”

KENDİNE DOĞRU BİR ADIM

Canım Kadın, bazen seni geride tutan şey yetersizliğin değil, kendini korumak için yıllardır kullandığın yöntemlerdir. Bir zamanlar seni koruyan korkular, bugün büyümene engel olabilir. Onları suçlamak yerine tanımayı, onlarla savaşmak yerine varlıklarını kabul ederek yönünü seçmeyi öğrenebilirsin.

Unutma, hayatının değişmesi için önce bütün korkularını yenmen gerekmiyor. Bazen yalnızca korkunun sesini duyup yine de kendi sesini seçmen yeterli.

Bugün kendin için küçük de olsa bir adım at. Çünkü cesaret, korkusuz olmak değil; korkuya rağmen kendinden yana olabilmektir.

Bugün bu yazıyı, ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de onun kendine doğru atacağı ilk adım, bu satırlarla başlayacak.