ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) insanlı Ay görevini gerçekleştirme hedefi, yeniden belirsizlikle karşı karşıya. NASA’nın Artemis III programının temel taşı olan Space Launch System (SLS) roketi, Donald Trump yönetimi tarafından iptal edilebileceği yönündeki spekülasyonlarla gündemde.
Artemis III: Ay’a dönüşün anahtarı
NASA, 1972’den bu yana ilk kez insanları Ay’a indirmek için Artemis III görevi kapsamında çalışmalarını sürdürüyor. Görev planına göre, SLS roketi dört astronotu taşıyan Orion mürettebat kapsülünü Ay’a fırlatacak. Orion, Ay yörüngesine ulaştıktan sonra SpaceX’in Starship aracıyla kenetlenecek. İki astronot Ay yüzeyine inerek bilimsel çalışmalar yürütecek ve ardından Ay yörüngesine dönerek Orion ile Dünya’ya geri dönecek.
Ancak ABD’li uzay gazetecisi Eric Berger, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin bu kritik projeyi iptal etme ihtimalinin yüzde 50 olduğunu öne sürdü.
SLS’nin iptali ne anlama gelir?
NASA’nın Artemis programı için SLS roketi kilit bir rol oynuyor. Eğer proje iptal edilirse:
- NASA, insanlı Ay görevi için gerekli birincil fırlatma aracını kaybedebilir.
- Program, özel şirketlere bağımlı hale gelebilir. Özellikle SpaceX’in Starship sistemi öne çıkabilir.
- ABD’nin Ay’a dönüş planları ciddi şekilde sekteye uğrayabilir ve Çin gibi rakip ülkelerin Ay hedeflerinde ABD geride kalabilir.
Resmi açıklama yok
Henüz NASA veya Donald Trump yönetimi tarafından iddialara yönelik resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak Trump’ın önceki dönemde NASA’yı küçültme ve özel sektöre ihale etme konusundaki eğilimleri göz önüne alındığında, böyle bir kararın ihtimal dışı olmadığı değerlendiriliyor.
Çin’in Ay hedefi
ABD’nin aksine, Çin Ay’a iniş planlarını hızla sürdürüyor. Çin, 2030 yılına kadar astronotlarını Ay yüzeyine indirme hedefinde kararlı olduğunu açıklamıştı. Çin’in uzay programında zamanlama konusunda genellikle daha tutarlı olduğu biliniyor, bu nedenle ABD’nin Ay yarışındaki liderliği kaybetme riski bulunuyor.
Artemis programı ve gelecek
Artemis III görevi, NASA’nın 1972’den bu yana insanları Ay’a götürme hedefinin yeniden canlanmasını temsil ediyor. Ancak bu tür iptaller veya bütçe kesintileri, NASA’nın uzun vadeli uzay keşif programlarını zayıflatabilir ve ABD’nin uzay yarışındaki rekabetçiliğini riske atabilir.




