Osmanağaoğlu’ndan çerçeve kanun değerlendirmesi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu, basın toplantısında yaptığı açıklamada, TBMM Genel Kurulu’nda 468 milletvekilinin kabul oyuyla yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin hayırlı olmasını diledi.
Osmanağaoğlu, Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından milletvekillerine gönderilen ve kanun teklifinin Sevr Antlaşması’na benzetildiği mesajı da eleştirdi.
Türk Ocakları yöneticilerini eleştiren Osmanağaoğlu, kurumun geçmişi ile bugünkü yönetimi arasında fark bulunduğunu savundu.
“Türk Ocakları’nın mevcut yapısı mirasyedi bir evlada benziyor”
Türk Ocakları’nın tarihsel geçmişine değinen Osmanağaoğlu, kurumun Türk milliyetçiliğinin fikri temelinin oluşmasında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.
Osmanağaoğlu, geçmişteki Türk Ocakları’na ilişkin Devlet Bahçeli’nin sözlerini de hatırlatarak, “Türk Ocakları göz nurumuzdu, bir nevi mektebimiz, mefkûremizdi” ifadelerini aktardı.
Mevcut yönetimi ise sert sözlerle eleştiren Osmanağaoğlu, Türk Ocakları’nın geçmişten gelen kurumsal değerini zaman içinde kaybettiğini öne sürdü.
“Figüranlık merakı yeni değil”
Osmanağaoğlu, Türk Ocakları’nın bazı dönemlerde siyasi operasyonların içerisinde yer aldığını iddia ederek, kurumun geçmişinin siyasi amaçlarla kullanıldığını savundu.
1980 sonrası dönemde “Türkeş’siz Türk milliyetçiliği” olarak nitelendirdiği projelerden söz eden Osmanağaoğlu, daha sonraki süreçlerde de benzer girişimlerin Devlet Bahçeli’ye karşı yürütüldüğünü öne sürdü.
Osmanağaoğlu, bu süreçlerde Türk Ocakları’nın geçmişinin istismar edildiğini savunarak, kurum yöneticilerine yönelik eleştirilerini sürdürdü.
“Çerçeve kanun devletimizin kudretinin sonucudur”
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanun teklifinin Sevr Antlaşması ile karşılaştırılmasına da tepki gösteren Osmanağaoğlu, Sevr’in Türk milletinin iradesini yok sayan emperyalist devletlerin Türkiye’yi parçalama girişimi olduğunu söyledi.
Osmanağaoğlu, bugün Meclis tarafından terörün tasfiye edilmesi ve milli birliğin güçlendirilmesi amacıyla ortaya konulan iradenin Sevr ile karşılaştırılmasını “ağır bir tarihî yanılgı” olarak nitelendirdi.
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmesinde Osmanağaoğlu, terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesinin Türkiye’nin teslimiyeti anlamına gelmediğini savundu.
Osmanağaoğlu, “Terörsüz Türkiye, Türk milletinin teslimiyeti değil; terörün teslim alınmasıdır” dedi.
“Sevr’i yırtıp atan irade de bizimdir”
Terör örgütünün silah bırakmasının ve Türkiye Cumhuriyeti karşısında terör yoluyla sonuç alınamayacağının tescil edilmesinin devletin gücünün göstergesi olduğunu belirten Osmanağaoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sevr’i yırtıp atan irade de bizimdir; terörü tarihe gömecek irade de bizimdir.”