YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, danışmanlarının, sağdıçlarının, şoförlerinin, arkadaşlarının sadece kendisine yakın olduğu için cezaevine atıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Yiğitlik midir sana yapılmayanı bana yapmak? Yiğitlik midir yenemediğin rakibini hapse atmak? Yiğitlik midir yenemediğin lideri butlanlamak? Yiğitlik midir kadınla, eşle, çocukla, anayla, babayla uğraşmak? Yiğitlik midir suçsuzlara iftira atmak? Yiğitlik değilse bunlar, yiğitsen çık karşıma. Hesaplaşalım sandıkta” sözleriyle seslendi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:

“İşte bu kadar çamura batan, bataklığa saplanan AK Parti iktidarı, elindeki çamuru, kiri, pisi etrafındakilere sürmeye, etrafını kirletmeye, etrafına iftira atmaya devam ediyor. Tabii başta masada yakın oturan, her işin içinde olan o masadaki yakın, meseleyi kendine gelmesin diye ya da ‘Bunu konuşanları bir şekilde susturayım’ diye sıkıntısından, kompleksinden yapmadığı kötülük kalmadı. Şimdi Sayın Erdoğan ile eğri oturup doğru konuşma vakti. Ayaktayım ama eğri oturup doğru konuşma vakti. Biz AK Parti’ye karşı tarihte ilk kez seçim kazanan kadrolarız. Ne zaman seçimleri kazandık, darbelerinizin hedefi biz olduk. Ne zaman anketlerde öne geçtik, hedef gösterdiniz, acımadan saldırttınız, acımadan saldırdılar. Oysa millet bize belediyeleri verdiğinde biz, ‘Bu seçimin kaybedeni yok. Kimse oy verdiğine pişman olmayacak, oy vermeyenler pişman olacak. Bundan sonra kavganın değil, hizmetin içindeyiz’ demiştik. Bunu sindiremediniz. 19 Mart darbesi yapıldı. Seçilmiş başkanlarımız, cumhurbaşkanı adayımız, kadrolarımız hapse atıldı.

“ERDOĞAN İLE EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞACAĞIZ”

Yetmedi, 100 yıllık partinin kurumsal kimliğine saldırıldı. 21 Mayıs darbesiyle partimize kayyım atandı. Yürüyüşümüzü durdurmayı başaramadıkça hala saldırıyorlar. Muhalefeti sessizleştirmek için televizyonlar kapatılıyor, gazetelerler karartılıyor, erişime engel geliyor. Muhalefeti adaysızlaştırmak için başta Ekrem İmamoğlu’na saldırdılar, adaylığa adı geçen herkesi tehdit ediyorlar, saldırıyorlar, sindirmeye çalışıyorlar. Partimiz kurumsuzlaştırılmaya çalışıldı, kayyım atandı. Nihayet şimdi sıra geldi, bir süredir zaten hiç bitmedi, partinin genel başkanının, liderinin itibarına saldırarak, olmayacak karalar çalarak tartışmalar yaratmak ve Türkiye muhalefetini seçeneksiz bırakmak, bütün hedefleri, bütün gayretleri. Teslim olmadık, elbette olmayacağız ama şimdi birazcık eğri oturup doğru konuşacağız.

“FON KRİZİNDEKİ BİR İFADENİN BİR VİRGÜLÜ SIZIYOR MU”

Dikkat edin, tutukladıkları kim varsa ilk iş, bütün soruşturmalar gizli. Vicdan sahibi bütün AK Partililere ve MHP’lilere sesleniyorum: Muhalefet bunu görüyor, duyuyor da fon meselesinde gizlilik kararı var. Bir ifadesi, bir ifadenin bir virgülü sızıyor mu? Neden? AK Parti’ye dokunuyor. Bizim geçirdiğimiz belediye soruşturmalarında olsun, başka soruşturmalarda olsun aynı gizlilik kararı var. Ama muhalefeti yıpratacak ifade kısımları özel özel seçilip, bazen de hiç verilmeyen ifadeler verilmiş gibi yapılıp, dağıtılıp bütün gün televizyonda konuşuluyor. Bu yargı bağımsızsa, bu yargı eşitse, bir yasak varsa ya her yere yasak ya hiçbir yere değil. Ya fon soruşturmasının ifadelerini de salın dolaşsın ya bu itibar suikastinden artık birazcık bu işi yapanlar utansın.

“KİMİ TUTARLARSA ‘ÖZGÜR ÖZEL’E İFTİRA AT’ DİYORLAR”

Şimdi kimi tutarlarsa ‘Özgür Özel’e iftira at.’ Gidiyorum, belediye başkanını ziyarete, ‘Başkanım benden seni istedile.’ ‘Nasıl’ diyorum. ‘Özgür Özel ile ilgili bir şey de. Kayda geçir, çek git buradan. Emniyetten salacağız. Savcılıktan salacağız.’ Ya da tutuklanana çağırıp avukatsız görüşmede, ‘İitirazla bırakacağız. Tek başına gel, sohbete gel.’ Neler neler yaptılar. Biri tutuklandı, ilk ifadesini aldılar, ‘Özgür Özel’in bahçesine para attım.’ Bizim bahçe sanıyorlar ki müstakil. Manisalı bir gazeteci, ‘Bu para bu bahçenin neresinde’ deyince, ‘Yok atmamıştım da Denizli’ye varmıştım. Demirkan’a ulaştırmıştım.’ Manisa’dan bildiği tek ismi söyleyerek. Onu da yanlış söyleyerek. Ama onun üstünden günlerce bizimle uğraştılar. Muhittin Böcek’i hapiste tuttular, illa da illa ‘De ki Özgür Özel’e para verdim.’ Biz Adalet Bakanı’nın tapularını bütün numaralarıyla koyduk. O kişi, o günlerde, ‘Birazdan göreceksiniz, daha vakti var’ diyor. Sen İstanbul’dasın, adam Antalya’da. Bakan olmuşsun; ‘Vakti var, Muhittin Bey itirafta bulunacak.’ Muhittin Bey el yazısı yazdı: ‘1 kuruş para verdiysem şerefsizim. Yanlış bilgi verenler ispatlamazsa alçaktır, şerefsizdir, namussuzdur’ diye el yazısıyla kendi yazdı. Evladını aldılar, gelinini aldılar, müstehcen görüntüler yayınladılar; adam utana sıkıla, ‘Özgür Bey demedi de konuşmasından çıkardım da oğlan bilmem ne yaptı...’ Bir çıktı dedikleri gün, Gürlek’in tarih verdiği günde, yerde o benzinlikte tek başına Muhittin Böcek. Özgür Özel Ankara’da, İçişleri Bakanlığı kayıtlarıyla. Utanmadılar, sıkılmadılar. Kesin kazanılacak Adana’da, Mersin’de, Muğla’da, İzmir’de, Aydın’da para istememiş kimse. İstediysek işte Aydın Belediyesi elinde, Afyon elinde, İzmir sana geldi. Diyor ki ‘Antalya Belediyesi, aday…’ Tarihinde üst üste iki kez hiç seçilmemiş. En zor kazanılacak büyükşehir. Beş anketle karar vermişiz.

DEMİRHAN GÖZAÇAN VE İLKSEN ÖZALPER’İN TUTUKLULUĞU

Şimdi başka bir soruşturmada tutuklanan Emir Sarıgül ifade veriyor. İlk gün partimizin ilişkisini kesmişiz olayla. İfade veriyor adam, ilk ifadede: ‘Duyduğuma göre, babam Özgür Özel’e para verdi. Ağustos ayında atkı verdi, atkıyla para verdi, YENİ Parti’ye destek verdi.’ Ağustos ayında Vakko’da atkı. Satılıyor mu Ağustos’ta Vakko’da atkı, gidip bir sorsunlar bakalım. Ama ifadeyi alıyorlar, bu ifadeyi yayıyorlar, bunun üstünden fon konuşulmasın; Sarıgül, Sarıgül, Sarıgül... Manisa’da yol arkadaşım, sağdıcım Demirhan. Bir lafla ‘Demirkan’ dedi diye aylarca zulüm gördü, şimdi Gaziantep’e sürüldü. Tek suçu benim çocukluk arkadaşım olmak. Sorun savcıya, Demirhan’a diyor ki ‘Sen Özgür Özel‘in nasıl sağ kolusun? Çatıda oturursun, dandik bir araban var, hiç paran yok. Sen nasıl Özgür Özel’in sağ kolusun?’ Demirhan diyor ki ‘Özgür Bey öyle bir adam, Özgür Bey’in onunla bununla işi olmaz. Ben arkadaşıyım, öyle bildiğin gibi siyasetçi sağ kolu, sol kolu değilim.’ Dinlemiyor. Kadın İl Başkanımız İlksen Özalper. Sırf Manisa İl Başkanı diye abuk sabuk sorularla MHP döneminin bilmem nesini sorarak aldılar, koydular Sincan Cezaevine. Zulmediyorlar, iki buçuk saat tek başına bir köşede ‘Avukatın gelecek’ diye bekletmişler. Sinir krizi geçirmiş, panik atak geçirmiş. Butonlara basmış, gelmişler. Gelen küstahın bir tanesi diyor ki ‘Madem panik atağın vardı, bunu suç işlerken düşünecektin.’ Yerde sırt üstü yatıp sinir krizi geçiren kadına bunu söylüyor. Şimdi bu meselede hem şikayetçi oluyoruz, suç duyurusunda bulunuyoruz. Kimmiş bunlar, ne yapmış? İlksen’in ne suçu varmış Özgür Özel’e yoldaş olmak dışında, bunların hepsini göreceğiz.

Gidiyorum Eşme’ye, Eşme Belediye Başkanı diyor ki ‘Benden seni istediler.’ Gidiyorum Silivri’ye, hepsi aynısını diyor. İzmir’de operasyon yapıyor, Seferihisar’da, ‘Özgür Özel ile ilgili bir şey yok mu?’ Bu sıralarda oturmuş bir milletvekilinin, geçen dönem milletvekili. Kurultayda karşımızda yer almış, kapı gibi. Kendi ilinde belediye başkanı olmak istemiş, yapmamışız, iyice mesafelenmiş. Butlan kararı çıkmış, YENİ Parti’ye gelmemiş, CHP’de kalmış, butlanı savunmuş bir milletvekili. Bu milletvekilini geçmişe bakıp alıyorlar, sorguluyorlar ve 10 soru soruyorlar, sekizi Özgür Özel. 10 yıl öncesine soru soruyorlar.”

SERKAN TOPAL’IN SÖZLERİNİ KÜRSÜDEN OKUDU

Milletvekilinin el yazısıyla yazılan metni kürsüden gösteren Özel, Sincan 2 Nolu Cezaevi’nden yazılan ve 27’nci Dönem Hatay Milletvekili Serkan Topal’a ait şu ifadeleri okudu:

“‘Tarihe not düşmek için tüm halkımızın bilmesini isterim ki tutuklu olmanın tek bir sebebi var, o da Sayın Özgür Özel ile aynı partide olmam. Şöyle ki birileri senaryo yazdı. Bizi de figüran sandılar. Çünkü bizi tanımıyorlar. Tüm halkımız şunu çok iyi bilsin: 100 soruşturma geçirsem de yüzyıl hapis yatsam da tarihe CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmuş Sayın Özgür Özel’e iftira atan bir kişi olarak geçmeyeceğim. Tarihe, yol arkadaşına iftira atan, onu satan birisi olarak geçmektense ölmeyi tercih ediyorum. Çünkü biz tarihin mavi gözlü dev olarak andığı, ‘Ya istiklal ya ölüm’ diyen Mustafa Kemal’in devrimci ruhunu, ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye’ diye haykıran Deniz’lerin çelik iradesini… Ne iftiracılara ne de kumpasçılara asla boyun eğmeyeceğim. Bundan sonra hakkımda hangi senaryo yazılırsa yazılsın, hangi iftira atılırsa atılsın, hangi kumpas kurulursa kurulsun asla kimseye iftira atmayacağım. Bu senaryodaki içeriklerin tamamı yalandır, iftiradır. Hedef, Sayın Özgür Özel’dir. Hedef, 10 sorudan sekizinin konusu da olmayan Sayın Özgür Özel’dir. Takdir, yüce Türk milletinindir.’

Buyurun. Hesap ki ‘Bunlar kavgalı. Özgür Özel’i kurultayda desteklemedi. Aday oldu, desteklemedi. Butlan tarafta yer aldı.’ Almışlar, diyor ki ‘Özgür Özel’e şu iftiraları at.’ Bir yerde gri pasaport alacakmış biri, benim yanıma getirmiş. Ben telefon açıp gri pasaport almışım. Allah’tan korkmaz, Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nden mehter takımını gri pasaportla götürdünüz, mehteran başı dahil 28 kişi yurt dışına kaçtı. Utanmaz adamlar.

Ege Üniversitesi yurdunda düşen Ezgi Çetin hayatını kaybetti
Ege Üniversitesi yurdunda düşen Ezgi Çetin hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle
“BÜTÜN AK PARTİLİLERE SORUN, BİR TANE LAF DUYARSINIZ: ‘ÖZGÜR ÖZEL’İN PARAYLA İŞİ OLMAZ’”

Şimdi bu ülkenin şerefli yargı mensuplarına sesleniyorum: Türk yargısını lekeleyen, insanlara zulmeden ve sizleri de sürgüne göndermekle tehdit ederek hedefe koyan, iradenizi çarpıtmaya zorlayanları görün. Görüyorsunuz, tanıyın. Tanıyorsunuz, unutmayın. Geçmişte yargı üzerinde karanlık kumpaslar kuranların ülkeye ne bedeller ödettiklerini, kendilerinin de en sonunda nasıl ceza çektiklerini unutmayın. Buradan AK Parti’nin kara düzenine sesleniyorum, bu düzeni kuranlara sesleniyorum, bu kurallara uyanlara sesleniyorum: Gidin, en iyi bildiğiniz AK Partilileri bulun. Hatta çok gerilere gidin. Bornova Anadolu Lisesi’ne gidin. Ortaokulda ve lisede bizi okutanlara, aynı yatakhanelerde yatanlara. Üniversiteye gidin, askerlik yaptığımız yere gidin. Manisa’da herhangi bir Manisalıya ticaretimizi, siyasetimizi sorun. Manisa’daki AK Parti geçmiş il başkanlarına, geçmiş milletvekillerine, il genel meclisi üyelerine ve MHP’lilere sorun. Gidin, Manisa’da görev yapmış bütün kaymakamlara, bütün valilere, bütün emniyet müdürlerine sorun. Gidin, sorun; ‘Özgür Özel ne yapar, ne yapmaz’ diye. Çok şey söylerler Özgür Özel ile ilgili. Ama bugün o köşeyi yazana diyorum ya demiş ki ‘Özgür Özel parayla siyaseti seviyor.’ Ona ömrüm boyunca hakkımı helal etmeyeceğim de bu kadar AK Partili, MHP’li hemşerime, benimle yolu bir yerde kesişmiş bir kişiye, burada birlikte milletvekilliği yaptığım, şimdi siyasetin dışında-içinde olana sorun. Bir tane laf duyarsınız: ‘Özgür Özel’in parayla işi olmaz.’ Bunun dışında bir laf duymazsınız.

“YİĞİTSEN ÇIK KARŞIMA, SANDIKTA HESAPLAŞALIM”

Eğer birazcık namus ve şeref varsa, hakkımda ne biliyorlarsa açıklasınlar. Elde hangi belge varsa getirsinler. Ama arkadaşlarımız üzerinden, sağdıçlarımız, şoförlerimiz, danışmanlarımız üzerinden artık ellerini çeksinler. ‘Eğri oturup doğru konuşalım’ dedim ya. Erdoğan’a sesleniyorum: Sayın Erdoğan, yiğitlik midir sana yapılmayanı bana yapmak? Yiğitlik midir yenemediğin rakibini hapse atmak? Yiğitlik midir geçemediğin partiyi kayyımlamak? Yiğitlik midir yenemediğin lideri butlanlamak? Yiğitlik midir kadınla, eşle, çocukla, anayla, babayla uğraşmak? Yiğitlik midir suçsuzlara iftira atmak? Yiğitlik değilse bunlar, yiğitsen çık karşıma. Hesaplaşalım sandıkta.”