İstanbul'da Kağıthane Gültepe Mahallesi'nde yaşayan Ece Gürel, 2 Mart Pazar günü gezmek amacıyla Belgrad Ormanı'na gideceğini belirterek evinden ayrılmıştı. Kendisinden haber alamayan yakınları, durumu polise bildirerek kayıp ihbarında bulundu.
Çalışmaların 2. gününde ekiplerin kızılötesi drone ile arama çalışmalarını sürdürdüğü sırada ormanın iç kısımlarında bazı eşyalar tespit edilmiş, bölgeye sevk edilen ekiplerin çalışmaları Ece Gürel için sıklaştırılmıştı.

Yoğun bir katılımla gerçekleştirilen arama kurtarma çalışmalarının 4. gününde sevinçli haber geldi. Ormanlık alanda arama faaliyetleri yürüten 4 kişilik çevik kuvvet ve 12 kişilik sivil toplum kuruluşu ekipleri, Gürel'i uyur halde buldu. Bir süre sonra uyandırılan Gürel'in bilincinin açık olduğu öğrenildi. Eşi Sezer Gürel'le telefonda görüştürülen kadın, daha sonra ambulansa alındı. Hafif yaralı olduğu tespit edilen Gürel'e, sağlık ekiplerince tedbir amaçlı müdahale edildi. Ancak içleri rahatlatan haberin sevinci uzun sürmedi.
Uzun süre soğukta kaldığı için hipotermi geçirdiği belirlenen Gürel'in, tedavisi sırasında bir süre kalbi durdu. Doktorların müdahalesinin ardından yeniden hayata döndürülen Gürel, entübe edilerek yoğun bakım servisine alındı. Bugün, Gürel'in yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi. Yoğun bakım servisi önünde bekleyen aileye acı haberin verilmesinin ardından hastane önünde hareketlilik yaşandı.
Ece Gürel'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Ritüel yapmak mı istemişti?
Yaşanan trajik olay ve öğrenilen bilgilerle ortaya birçok teori atılmaya başlandı. Peki, genç mimar gerçekten de bir ritüel uğruna mı hayatını kaybetti?
Ece Gürel’in astroloji ve fal gibi spiritüel inançlarla ilgilendiği biliniyor. Gürel, son zamanlarda yaşadığı iş hayatındaki zorluklar nedeniyle hayatını yeniden inşa etmek inancı ile dua amacına yönelmiş olabileceği konuşuluyor.
Özellikle, yeni ayın 2. gününe denk gelen tarihlerde dışarı çıkan Gürel'in, yeni başlangıçları simgeleyen bir ritüel yapmak üzere Belgrad Ormanı’na gitmiş olabileceği konuşuluyor. Yeni ayın, kişilerin hayata dair dilekler ve başlangıçlar için en uygun zaman olduğuna inanılıyor.
Yeni ayda yapılan ve 2 hafta kadar sürerek dolunay zamanına ulaşan ritüellerde, geleceğe dair dilekler yazılır, doğal taşlar temizlenir ve ay ışığı değmiş su ile yıkanarak enerjiler yenilenir. Geleceğe ya da umutlara tohum atılır. Yeniden planlama, yeniden doğum, sıfırdan başlama ve başlangıç enerjisinin açığa çıkması ile dilekler “olmuş” gibi kağıtlara yazılır.
Belgrad Ormanı'nın doğası, Ece Gürel’in böyle bir ritüel için seçmiş olabileceği bir yer olarak değerlendiriliyor.
Gürel’in bulunduğu yerin, su kaynağı kenarındaki bir alan olması ve paçalarını kıvırmış şekilde bulunması, çantasında ise bulunan spiretüel kağıtlar, doğa ile bütünleşme amacı güdelerek yapılan pratiğin bir parçası olabileceğini düşündürüyor. Ayrıca çanta ve montundan ayrı olmasının ise ritüel dansı ile bir bağlantısı olduğunu düşünen sosyal medya kullanıcıları da mevcut.
Ece Gürel’in eşi Sezer Gürel'in sosyal medya paylaşımları da dikkat çekti. Gürel, eşi bulunduktan sonra yaptığı paylaşımında "Yeni hayatının ilk günü kutlu olsun. İyi ki doğdun sevgilim" yazması akıllardaki ritüel işaretlerini destekledi.
Sezer Gürel’in sosyal medya hesabında dikkat çeken bir diğer unsur ise, profilinde yer alan sayılar: 91688, 419 818719 914481
Bu sayılar, spiritüel anlamda önemli bir yere sahip. 91688: engellerin kaldırılması ve blokajların aşılmasıyla ilişkilendirilirken, diğer sayılar ise, saygı duyulan bir kişi olma temasına işaret ediyor. Bu sayıların, bir anlamda evrenle kurulan frekans bağlantılarını temsil ettiği biliniyor.
Ece Gürel’in ailesi ve kamuoyu, genç mimarın ölümüyle ilgili çok sayıda soruya yanıt arıyor. Olayın arkasındaki sis bulutunun, eşinin vereceği bilgiler ve Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor sayesinde dağılması bekleniyor.


