İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, kooperatif soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu cezaevinden yazılarını paylaşmayı sürdürüyor. Soyer, “Konut Kooperatifçiliği” başlıklı dizisinin üçüncü bölümünde TOKİ’yi eleştirerek, kurumun sosyal konut politikasından uzaklaşıp büyük sermayeye kaynak aktaran bir yapıya dönüştüğünü öne sürdü.
Tunç Soyer’den üçüncü bölüm yazısı
4 Temmuz’dan bu yana tutuklu bulunan Soyer, cezaevinden kaleme aldığı yazı dizisinin üçüncü bölümünde 1950-2002 dönemindeki konut kooperatifçiliğini ele aldı. Avrupa’daki örneklerden Türkiye’nin konut politikalarına uzanan değerlendirmesinde, 1984’te kurulan TOKİ’nin zamanla amacından saptığını iddia etti.
"TOKİ kamu kaynağını rant aracına dönüştürdü"
Soyer, TOKİ’nin kuruluşunda sosyal konut üretimi hedeflendiğini ancak süreç içinde büyük müteahhitlik firmaları ve finans sektörü için bir sermaye aktarım mekanizmasına dönüştüğünü savundu.
“TOKİ, sosyal devlet misyonu üstlenmiş görünse de yıllar içinde kamu kaynaklarını müteahhitler ve arsa spekülatörleri için rant aracına çevirdi. Hazine arazileri özel projelere açıldı, ‘hasılat paylaşım modeli’ ile yüksek kârlar sağlandı” ifadelerini kullandı.
2002 sonrası ayrı bölüme bırakıldı
Soyer, yazısının yarın yayımlanacak dördüncü bölümünde 2002 sonrasındaki konut politikalarını ve kooperatifçiliğin geldiği noktayı değerlendireceğini duyurdu.
İşte İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer'in yaptığı paylaşım:
BÖLÜM 3 – KONUT KOOPERATİFÇİLİĞİNİN YÜKSELİŞİ: 1950 – 2002
— Tunç Soyer (@tuncsoyer) September 2, 2025
Üretim biçimlerinde çeşitlenme, buna bağlı sosyo-ekonomik değişiklikler, kooperatifçilik konularını da çeşitlendirmeye başlamıştır.
1948’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 25. maddesi… pic.twitter.com/mJKStiGU4y



