Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda 2026-2027 eğitim öğretim yılı ve eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tekin, sınıfta cep telefonu kullanımını abartan bazı öğretmenlerin bulunduğunu belirterek, öğretmenlerin ders sırasında cep telefonu kullanmaması konusunda uyarıldığını söyledi.
Bakan Tekin, “Sınıfta cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmenlerimiz vardı. Öğretmen arkadaşlarımıza derste cep telefonu kullanmama konusunda uyarıda bulunduk” ifadelerini kullandı.
Beyaz önlük uygulamasına ilişkin açıklama
Tekin, öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin soruya da yanıt verdi. Öğretmenlerin Devlet Memurları Kanunu'na tabi olduğunu belirten Tekin, Kılık Kıyafet Yönetmeliği'nde öğretmenlerin nasıl giyineceğinin tanımlandığını söyledi.
PISA başarısında hangi adımlar etkili oldu?
Tekin, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, sınavların uygulanması sırasında gerekli tedbirlerin alındığını belirtti.
Bakan Tekin, eğitimdeki gelişmenin yalnızca son 1-2 yılda atılan adımlarla açıklanamayacağını, 2001'den itibaren gerçekleştirilen çalışmaların etkili olduğunu ifade etti.
Tekin, eğitim bütçesinden Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrılan payın arttığını ve AK Parti iktidarları döneminde genel bütçeden en yüksek payın Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrıldığını söyledi.
Derslik sayısının 760 bine yaklaştığını söyledi
Türkiye'deki derslik sayısına ilişkin rakamlar paylaşan Tekin, 2002 yılında yaklaşık 357 bin derslik bulunduğunu, bugün ise derslik sayısının 760 bine yaklaştığını belirtti.
Tekin, deprem ve diğer doğal afetlerde yıkılan, ekonomik ömrünü tamamladığı için yenilenen dersliklerin bulunduğunu belirterek, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi amacıyla derslik sayısının artırıldığını söyledi.
Eğitim erişimindeki artışa dikkat çekti
Tekin, eğitimde erişim konusunda da geçmiş yıllara göre önemli değişiklikler yaşandığını ifade etti.
2002 yılında ortaöğretime devam oranının yaklaşık yüzde 50 olduğunu belirten Tekin, bu oranın bugün yüzde 90'ın üzerine çıktığını söyledi.
Bakan Tekin, okul öncesi eğitime erişimin ise 2002 yılında yüzde 11 seviyesinde olduğunu, bugün yüzde 80'in üzerine çıktığını ifade etti.
Eğitime erişim sorunlarının aşılması için taşımalı eğitim sisteminin getirildiğini ve okulların pansiyon kapasitelerinin artırıldığını belirtti.
Öğretmen sayısındaki artışı PISA sonuçlarıyla ilişkilendirdi
Tekin, eğitimde niteliğin artırılması açısından öğretmen sayısının da önemli olduğunu söyledi.
2002 yılında yaklaşık 540 bin öğretmen bulunduğunu belirten Tekin, bugün özel okullardaki öğretmenlerle birlikte bu sayının 1 milyon 260 bine ulaştığını ifade etti.
Bakan Tekin, mevcut öğretmenlerin yaklaşık yüzde 80'inin AK Parti iktidarları döneminde atandığını söyledi.
Öğretmen sayısındaki artış ve eğitim altyapısındaki gelişmelerin PISA sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Tekin, bunun yanı sıra öğretmen yeterlilikleri ve müfredat çalışmalarının da etkili olduğunu ifade etti.
Müfredatın bilgi odaklı yapıdan uzaklaştırıldığını söyledi
Tekin, 2014-2015 yıllarında öğretmen yeterlilikleri konusunda uluslararası göstergelerle uyumlu kapsamlı bir çalışma yapıldığını belirtti.
Eğitim sisteminin geçmişte bilgi odaklı olduğunu ifade eden Tekin, internet ve diğer bilgi kaynaklarının yaygınlaşmasıyla birlikte eğitimin amacının yalnızca bilgi aktarmak olmaması gerektiğini söyledi.
Tekin, geçmiş yıllarda farklı toplumsal ihtiyaçların müfredata eklenmesiyle ders içeriklerinin genişlediğini, bunun da öğretmenlerin müfredatı yetiştirmek için daha hızlı ilerlemesine neden olduğunu belirtti.
Bu nedenle müfredatın kademeli olarak seyreltilmeye başlandığını ifade eden Tekin, öğrencilerin edindikleri bilgileri günlük yaşamda ve toplumsal hayatta kullanabilecekleri becerilere dönüştürmesinin hedeflendiğini söyledi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni anlattı
Tekin, 2024 yılında hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bu yaklaşım açısından önemli olduğunu belirtti.
Modelle öğrencilerin yalnızca bilgi ezberleyen bireyler olmaması, edindikleri bilgileri analitik biçimde değerlendirebilmesi ve günlük yaşam becerilerine dönüştürebilmesinin hedeflendiğini ifade eden Tekin, müfredattaki bilgi yükünün azaltılmasının öğretmen ve eğitim sistemi açısından da önemli olduğunu söyledi.





